Hayatımızın her alanında kullandığımız ve vazgeçilmezlerimiz arasında en önemli konuma yerleşmiş olan teknoloji, doğru kullanmadığımızda bizi kendine hapseden bir canavara dönüşüyor. Bu yazımda sizlere teknolojinin tuzağına düşüp bilinmezlikte kaybolmak yerine teknolojiyi nasıl kendi tuzağımıza düşürüp verim elde etmeye başlarız bunlardan bahsedeceğim.

 

1) Saatleri sen belirle!

 

   "Bu sayfa şunu paylaşmış, burada çekiliş yapılmış, o uygulama beni daha popüler yapabilir." diye diye içine gömülüp bir türlü çıkamadığımız telefonları, laptopları ne zaman kullanıp ne zaman bırakacağımızı öğrenmeliyiz.Tabii bu söylediğim o kadar da kolay bir şey değil ancak birkaç püf nokta sanıyorum ki işinize yarayacaktır. İşe kullandığınız uygulamaların size kazandırdıklarını ve kaybettirdiklerini bir kağıda yazarak başlayabilirsiniz. Böylece bu uygulamaya harcadığınız zamana değiyor mu yoksa yerine kazanabileceğiniz daha iyi alışkanlıklara koca bir engel mi görmenizi sağlayacaktır. Bir diğer yol ise telefon kullanım sürenizi bildiren uygulamalar. Bu uygulamalar sizin bağımlılık düzeyinizi belirleyerek normal seviyeye inmenize ve fazladan harcadığınız  zamanınızı geri kazanabilmenize olanak sağlayacaktır.

 

2 )Öğrenme odaklı ol!

 

   Zamanımızı sürekli sosyal medyada mesajlaşarak harcarsak elbette hayatımıza pek bir katkısı olmaz ancak bilim haber kişisel gelişim zeka gelişimi vb. konulardaki uygulamalara sitelere sosyal medya hesaplarına ulaşarak teknolojiyi sadece zaman kaybı olmaktan çıkarıp yürürken otururken otobüste giderken bile öğrenebildiğimiz bir mecraya dönüştürebiliriz. Bu aşamadan sonra öğrenmek istediğiniz alan size kalmış tabi ki :)

 

3) Gerçek hayatının önüne geçmesine izin verme!

 

   Teknoloji insanlarla iletişimi daha kolay hale getirdiğinden bu yana bir emojiyle duygularımızı anlatabilir duruma geldik ancak sosyal medya her ne kadar hayatımızı kolaylaştırsa da bir insana sarılmanın, sıcacık bir gülümsemenin, derinliklerimizden dökülen gözyaşlarının samimiyetini anlatmaya ve hissetmemize hiçbir zaman tam anlamıyla karşılık veremeyecek. Bu yüzden bu cazibeli ama sahte gerçekliğin gerçek hayatımızın önüne geçmesine bizi sınırlandırmasına izin vermemeliyiz.

4) Sağlığına önem ver!

 

   Radyasyonun kansere sebep olan en büyük etkenlerden biri olduğunu hepimiz biliyoruz artık. Peki, bu radyasyonu nereden alıyoruz? Aslına bakarsak hayatımızın her yerinde istemeden de olsa küçüğünden büyüğüne radyasyona maruz kalıyoruz ancak bu hiç engel olamayacağımız anlamına gelmez. Tamamen yok edemesek de azaltmanın yollarını arayabiliriz. Elektrikli aletleri kullanmadığımız zamanlarda kapatmak ya da şarjda tutmamak, bilgisayarlarımızda ekran filtresi kullanmak, hem vücudumuzu hem ruhumuzu dinlendirdiğimiz yatak odalarımızda televizyon laptop gibi cihazların bulunmamasına ve açık olmamasına özen göstermeliyiz. Elbette bunlar radyasyonu tamamen ortadan kaldırmayacak ancak önemli olan bizim sağlığımız ve bu durumda elimizden geleni yapmamız en doğrusu olacaktır.

   Hepimizin kocaman gökyüzünde tutsak gibi yaşadığı, içine hapsolduğu teknolojinin hayatımızı daha fazla elinde tutmasına bizi yönlendirmesine izin vermek yerine artık nasıl kullanmamız gerektiğine karar vermeli bir kere geldiğimiz bu hayatın iplerini kendi elimizde tutmalıyız. Umarım bu yazıdan sonra bizim kullanmamız için hayatımıza giren ancak bizi kullanmaya başlayan teknolojiye bir son verir kendi tuzağımıza düşürebiliriz.