Kendimizi iyi hissetmek için, motive olabilmek için sürekli yollar arıyoruz. Motivasyon blogları okuyoruz, hareketli şarkılar dinliyoruz veya arkadaşlarımızla görüşüyoruz… İyi hissetmenin yollarını hep dışarıda arıyoruz. Peki gerçekten iyi hissedebilmek için buna ihtiyacımız var mı? Neden kendi içimizde mutlu olabileceğimizi ve bunun için hiç kimseye ya da hiçbir şeye ihtiyacımız olmadığını anlayamıyoruz?

 Ben de hep motivasyonu dışarda ararım. Kendimi motive edebildiğim zamanlar olsa da çok nadir ve kısa süreli olur. Aslında bu yazıyı hem sizin için hem kendim için yazıyorum. İyi hissedip mutlu olabilmek için, hevesimi hiçbir zaman kaybetmemek için hiçbir dış etkene ihtiyacım olmadığını biliyorum. Evet, bazen insan ufacık tavsiyeler duymak istiyor, bu çok normal. Ama bu zamanların dışında bırakacağımız bazı davranışlar sayesinde iyi hissedebileceğimizi düşünüyorum.

1. “Evet” demekten korkmayın.

 Yeni deneyimler yaşamak beni her zaman korkutmuştur. Ancak konfor alanımızdan çıkarak, risk alarak bir şeyler öğrenip çok şey başarabileceğimizi de biliyorum. Hayatımız rutine dönüşmeye başladığında dışarıdaki dünyayı unuturuz, hayat sadece derslerden ibaretmiş gibi gelebilir ancak bunun böyle olmadığını biliyoruz.

 Rahatımızı bozduğumuzda gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarabiliriz. Yeni heyecanlar yaşamak bizi zinde tutar. Başlamaktan korkmayın, karşınıza çıkan fırsatları geri çevirmeyin. Yaşadığınız olumlu gelişmeyi gördüğünüzde şaşıracaksınız!

2. Eleştirici olmayın.

 İnsanları ilk izleniminize göre yargılamayın. Kabul etmesek de birçoğumuz bunu yapıyoruz maalesef. Karşımızdaki insanın giydiği ayakkabıyı, saçının rengini, hatta taktığı küpeyi bile eleştiriyoruz içimizden. İnsanların dış görünüşünden daha fazlası olduğunu hepimiz biliyoruz. Önyargılarımıza kaç kere yenik düştük, sayamadık belki de. Düşüncelerimiz ve eleştirilerimiz bizi biz yapan şeylerdir. Gözümüzle görebildiklerimizle yaşayıp kalbimizle insanların kalbini göremediğimiz bireyler olmayalım.

3. Hayallerinizi gerçekleştirmekten korkmayın.

 Bir filmde rol almak, devlet başkanı olmak, tüm dünyayı dolaşmak veya holding sahibi olmak… Hepimizin farklı ve belki de çılgın olarak nitelendirebileceği hayalleri var ve “çılgın” hayallerimizi gerçekleştiremeyeceğimiz algısı da var. İyi de neden gerçekleştiremeyelim ki?

 Oyuncular, devlet başkanları, gezginler, patronlar hepsi bizim gibi insan. Tek farkları daha cesur olmaları. Kendilerine inanmışlar ve adım atmışlar. Biz neden başaramayalım?

4. Tecrübe biriktirin.

 Hep daha fazla para kazanma hayali kuruyoruz. Her şeyin daha iyisini alabilmek için, hatta her şeyi alabilmek için. Ancak bizim için en iyi yatırım para değil, hayatımızın geri kalanında gülümseyerek hatırlayabileceğimiz anılardır. Önceliklerimizi değiştirme zamanımız gelmiştir belki, ne dersin?

5. Zamanınızı sahte insanlarla harcamayın.

 Bizi olumsuz etkileyen, negatif enerji veren insanlar vardır mutlaka çevremizde. Sürekli bir şeylerin yanlış olduğunu söyleyen, sizi yargılayan, hayatınız hakkında kararlar veren… Böyle insanlarla arkadaşlık kurarak zamanınızı boşa harcamayın. Geri getiremeyeceğimiz zamanları ve sahip olduğumuz enerjiyi sağlıklı arkadaşlıklar için kullanabiliriz. Her iki tarafın da birbirini desteklediği, iyi hissettirdiği ve iyi yönlendirdiği arkadaşlıkların hayatımızı nasıl olumlu etkileyeceğine inanamazsınız!

6. Başkalarının ne düşündüğünü umursamayın.

 Sanırım bu yapmamız gereken en zor şey. Benim için de böyle. Sürekli davranışlarımın nasıl yorumlanacağını düşünür, kendimi sınırlandırırım. Aslında düşünmemiz gereken tek şey var: “Yapacağım şeylerden kime ne?”

 Bu hayat bizim. Başkalarından onay bekleyerek yaşarsak, yaşadığımız hayat bizim olmaktan çıkar. Kendinizi sürekli sorgulamayın, sadece inanın. Başkaları sizi eleştirse bile inançlarınızdan, fikirlerinizden vazgeçmeyin. Onların sahibi sizsiniz. Düşündüğünüz şeyler için kimsenin sizi yargılamaya hakkı yoktur.

7. Zamanınızın olmadığından şikayet etmeyin.

 Gerçekten istersek hayattan her koşulda zevk alabiliriz. En yoğun anlarımızda da en boş kaldığımız anlarda da… Zamanımız olmadığı için işlerimizin yetişmediğinden şikayet etmek yeteri kadar fedakarlık yapmadığımızı gösterir. 1 saat az uyuyarak, Instagram’da 1 saat az vakit geçirerek kendimize vakit yaratabiliriz.

   Kendi iyiliğimiz ve iç huzurumuz için bize zarar veren davranışlarımızı bırakmalıyız. Eğer hayatınız değişmeye başlarsa bunu bilmek isterim. Yorumlarda buluşalım!