Anı yaşamak şu sıralar herkesin dilinde. Ben de istedim ki hem şu konuya bir açıklık getirelim hem de anı yaşamakla ilgili zihninize ufak tohumlar ekelim. An'da kalmak çoğu zaman yapmakta epey zorlandığımız bir şey. An'da olduğumuzu düşündüğümüzde bile ya gelecek ile ilgili planlar kuruyoruz ya da geçmiş yaşantılarımız ile ilgili yorumlar yapıyoruz. Bunlardan kurtulmak elbette kolay değil ama bir adım atmaya ne dersin?

1) Teknolojiden uzaklaşın

 Teknolojinin hayatımızı epey kolaylaştırdığı aşikar ama anı yaşamamızı engellediği de bir gerçek. Şimdilerde bir konsere gidildiğinde insanlar konseri izlemekten çok video çekmekle meşgul. Teknolojiyi hayatımızdan soyutlamaktan bahsetmiyorum. Fakat video çektiğinizde o anda olmadığınızı hatırlatmak isterim. Belki de o anı defalarca izlemek istediğiniz için kaydediyorsunuz. Oysa telefondan bir konsere her zaman ulaşabilirsiniz ama o ana asla geri dönemezsiniz. Bu yüzden telefonlar çantaya!

2) Geleceğin şu an olmadığının farkına varın

 Geleceği planlamak elbette çok önemli. Fakat sürekli geleceği düşünüp planlar yaparken şu anı kaybediyoruz. Bir sonraki an için şu anı kaçırıyoruz ve bu yakalanması güç bir kovalamacaya dönüşüyor. İşte tam da bu yüzden kendinize ''Şu an kendim için ne yapabilirim?'' sorusunu sorun. Yoğun hayat temposunda kendimize gerçek anlamda vakit ayıramıyoruz, yabancılaşıyoruz. Ama bizim kendimize dönmeye ihtiyacımız var. Bunun da yolu anı yaşamak. Ne geçmişi ne de geleceği. O an ne istiyorsan öyle olmak. İşte bütün mesele bu.

3) Uyanmak için 40'lı yaşlarınızı beklemeyin

 Hayat tüm monotonluğuyla geçip gidiyor. Günler birbirine benziyor. Fakat biz çoğu zaman bunun farkına varamıyoruz. Bugün sıkıcı bir gündü deyip geçiştiriyoruz. Ben istiyorum ki, hayatı doruklarında yaşayamadığımızı anlamamız 40'lı yaşlarımızı bulmasın. O gün geldiğinde ''Ah be!'' demeyelim. Anı yaşamak sadece o dakikayı yaşamak değil. Aynı zamanda hissettiğin gibi olmayı da kapsar bana kalırsa. Yani anı yaşamak için kasılmaya, yersiz duygulara ve zorlamalara gerek yok. Sadece o anda kendinizi rahat hissedin ve nasıl hissetmek istiyorsanız öyle hissedin. Anı yaşarken her zaman mutlu olmak zorunda olmadığınızın altını çiziyorum. Her an keyfiniz yerinde olmayabilir. Hatta öyle bir an gelir ki kendinizi gerçekten mutsuz hissedersiniz. O anı yaşamaya izin verin. Hatta sizi üzen konuyu geçmiş yaşantılarınıza dayandırmak yerine o an ne hissettiğinize odaklanın.