Merhaba sevgili HÜHB okurları! Bugün internette dolaşırken rastladığım bir videoda dinlediğim hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hikaye, beynimizin sürekli küçük şeylere takılıp asıl olaydan uzaklaşmamızdan bahsediyor.

 Günün birinde bir profesör, sınıfa girdiğinde öğrencilerine sürpriz bir sınav yapacağını söylüyor. Kağıtları sorular görünmeyecek biçimde dağıtıyor ve öğrencilerden soruları yanıtlamasını istiyor. Kağıtları çevirdiklerinde ise hiçbir soru olmadığını görüyor öğrenciler! Kağıdın ortasında sadece bir tane siyah nokta var ve profesör öğrencilerden kağıtta ne görüyorlarsa onu yazmalarını istiyor.

 Profesör kağıtları topladığında herkesin istisnasız siyah noktanın pozisyonunu tanımladığını görüyor ve sınıfa da tüm kağıtları okuyor. Kağıtlar bittikten sonra açıklama yapıyor: “Bu sınavı notlandırmayacağım, sadece sizi düşündürecek bir şeyler yapmak istedim. İçinizden hiç kimse kağıdın beyaz kalan kısmı ile ilgili bir şey yazmamış, herkes siyah noktaya odaklanmış. Hayatımızda da aynı şekilde bunu yaparız. Çevremizdeki güzellikleri görmeyip yaşadığımız ufacık bir soruna odaklanırız. Küçücük olayları büyütüp hayatımızı kendimize dar ederiz.”

 Bu hikaye beni çok düşündürdü. Gerçekten de hayatımızda mutlu olmamıza yetecek şükretmemiz gereken birçok şey var ve bunların farkında değiliz, kıymetini bilmiyoruz. Dikkatimizi ve enerjimizi küçücük hatalara ve sorunlara veriyoruz. İhtiyacımız olan para, sahip olamadığımız kıyafetler, çok istediğimiz kulaklık, arkadaşlarla yaşanan sorunlar ve daha pek çoğu. Çünkü beynimiz negatif düşüncelere daha çok eğilimli. Bu yüzden zihin sağlığımızı olumsuz etkileyen toksik düşüncelerden uzak durmak çok zor. Tabii bunu değiştirmek de bizim elimizde. Peki bunu nasıl yapacağız?

  • Hayatımızı diğer insanlarınki ile karşılaştırmamalıyız. Çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Kıyaslamayı bırakıp hayatımızdaki güzelliklere odaklanalım.
  • Bir şeyleri elde edene kadar mutlu olamayacağımızı düşünmek bizi zehirliyor. Mutluluğa sınırları çizmek bizi kısıtlıyor. Aslında mutlu olmak için böyle bir hedefe ihtiyacımız yok.
  • Sürekli kendimizi suçlamak yaptığımız ya da ürettiğimiz şeyleri bozabilir. Tabii ki hatalı olacağımız konular olacak ancak suçlamak bunun çözümü değil.
  • Her yeni güne yeni umutlarla başlamak hayat kalitemizi arttırabilir.

  

 Hayat bize verilmiş bir hediye, onu kutlamamız için bir sürü nedenimiz var. Siyah noktalar çok küçük ve çok az aslında. Gözlerimizi siyah noktalardan uzaklaştırıp bize lütfedilen her şeyin, yaşadığımız her anın tadını çıkaralım.