Nezaket nedir? Şefkat nedir? Peki bunlar sadece başkalarına gösterildiğinde mi anlamlarını karşılar? Bir çoğumuz bu cümleyi direkt olarak kurmasa da aşağılarda buna dair bir inancı var. Neden dışarıya karşı gösterdiğimiz özeni, dikkati, sabrı ve nezaketi kendimize göstermeyelim? Belki bazılarınızın zihninden nasıl yapacağını bilmeyişi geçiyor bazılarınızın zihninden de daha önce hiç yapmadım cümlesi geçiyor. Ya da ben kendimi hiç hırpalamam diyenler. Hepinize merhaba!

KENDİNE NAZİK OLMAK NE DEMEK?

 Bu durumu enine boyuna konuşacaksak önce neden bahsettiğimizi bilmemiz gerekir. Elinize mercekleri aldıysanız nezaket olarak adlandırdığım şeye daha yakından bakalım. Kendine karşı sabırlı olmak, kendini olduğu gibi kabul etmek ve kendine saygı duymak bu işin olmazsa olmazı. Ama örneğin biz kendimize karşı sabırlı mıyız nereden bileceğiz? Ya gözden kaçırdığımız şeyler varsa? Kendime karşı toleransım yok ama ne yapacağım? Tamam. Bir şeyler aklımızı kurcaladıysa gelin bu üç maddeyi tek tek konuşalım.

1) Kendine karşı sabırlı ol!

 Her şey bir anda mı olmalı? İlk denemede mükemmeli mi elde etmeliyiz? Ya da mükemmele ulaşmak gibi bir gayemiz olmalı mı? Bence tüm bunların cevabı koca bir HAYIR. Bazen kendimize koyduğumuz kurallar çok katı olabiliyor. Bu da bizim hata yapma şansımızı elimizden alıyor. Örneğin bisiklete binmeyi öğrenmek sabır gerektiren bir iştir. Pedala sen basacaksın, sen düşeceksin. Frene sen basacaksın, sen devrileceksin. Sabır, bunları yapamayışına nezaketle yaklaşmakta. Çünkü bisiklet sürmek eninde sonunda öğrenilir. Önemli olan içinde bulunduğun süreçte kendine karşı sabırlı olup, denemeye izin vermekte. Sabırlı olmazsak ne olurdu? Muhtemelen iç sesimiz hemen ''nasıl yapamazsın!'' derdi ve bu bizde suçluluk ile birlikte üzüntüye yol açardı. Bir süre sonra kendi kendimize oluşturduğumuz baskının içinde ezilir vazgeçerdik. Son olarak iç sesimiz neden ''kendine karşı sabırlı ol'' demek yerine ''nasıl yapamazsın'' der bunu konuşalım. Bu bizim alışkanlıklarımız ile ilgili aslında. Kendine sabırlı davranmadıkça ''nasıl yapamazsın'' kısmı beslenir. Ama sen durumu tersine çevirmeye karar verip önüne çıkan ilk fırsatta kendine zaman tanırsan bu düşünce yavaş yavaş ''kendine karşı sabırlı ol''a evrilir. Bizim istediğimiz tam da bu! Sabırla sev kendini.

2) Kendini olduğun gibi kabul et!

 Dışarıdaki insanların sana çizdiği sınırlardan çıkmaya çalışırken bir de sen sınır koyarsan yükün oldu 2 katı. Neden her davranışın saçma olsun? Sen busun. Yaptıklarınla, söylediklerinle, görüntünle bu sensin. Ama bir şey var. Sen aynı zamanda yapmadıkların, yapamadıklarınsın. Söyleyemediklerin, içine attıkların, vazgeçtiklerinsin. Yaptıklarımızı pekala kabul ederken, iş yapamadıklarımıza geldiğinde onun da bizi biz yapanlardan biri olduğunu unutup yanlış tepkiler verebiliyoruz. Halbuki deneyen sensin, yapan/yapamayan/yapmayan sensin, yaptığını geliştiren de sensin yapıp bırakan da ve en önemlisi yapamadığında kızdığın da sensin. Özetlemek gerekirse, eksik gördüklerinle olan savaşın kendinle olan savaşın demek. Böyle düşününce büyük bir paradoks gibi. Kendinle savaşmak yerine barış ve onları sev. Eğer yapabiliyorsan kendince eksik gördüklerini iyi olması için geliştir, yeniden düzenle. Ama bu mümkün değilse onlar seni sen yapan parçalar, eksilmelerine gerek yok. Mükemmel olmalarına hiç gerek yok.

3) Kendine saygı duy!

 Saygı nasıl günlük hayatımızın olmazsa olmaz bir parçasıysa kendi içinde de olmazsa olmaz bir parça olmalı. Örneğin senin için kapıyı açan, yere düşen kalemini alan ya da sıkıştığında çözüm yolu üreten, fikir sunan yakınlarına teşekkürü ihmal etmiyorsan, bu övgüyü ve memnuniyeti onlara aktarıyorsan aynısını kendine de yapmalısın. Yani aslında senin için yeni bir şey gibi dursa da epey alışık olduğun bir durum. Örneğin bir başarıya ulaştığında bunu küçümsemek, ''bunu herkes yapabilirdi'' demek yerine yaptım, kendimle gurur duyuyorum diyebilmelisin. Hatta bu durumun keyfini sürmek istiyorsan kendini bir kitap, bir bilet ya da uzun süredir ertelediğin bir şeyi alarak ödüllendirebilirsin. Bu tamamen tercih meselesi. Ama içsel olarak kendini takdir etmek önemli. İnsan saygı duymadığını küçümser, ezer. Bunu kendine yapma. Çünkü kendine saygı duyarsan, seni üzen, kıran her türlü şeyden kendini koruyabilirsin. Değerli hissedersin kendini. Ki zaten çok değerlisin bunu kendine itiraf etmenin vakti geldi de geçiyor :)