Grigory Petrov'un kaleme aldığı ''Beyaz Zambaklar Ülkesinde'' çok değerli bir kitap. Öyle ki, Atatürk bu kitabın okul müfredatına alınmasını istemiştir. Aynı zamanda o dönem Kur'an-ı Kerim'den sonra en çok okunan kitap olma özelliğini taşıyor. Finlandiya şimdilerde dünyanın en iyi eğitim sistemine sahip ülke. Peki, bunu nasıl başardılar? Bizden farklı olarak neler yaptılar? İşte, tüm bunların cevabını öğrenmek istiyorsan okumaya devam et.

 

1) ''Zaman geçtikçe nesiller sürekli değişiyor. Her nesil; kendisiyle birlikte yeni kavramlar, söylemler, yeni ihtiyaçlar ve talepler geliştiriyor. Yani nesillere artık eskimiş, zaman aşımına uğramış yönetim biçimleri ve yasalar zorla uygulanamaz.''

   Finlandiyalılar sürekli değişim içerisindeki bu dünyada kaybolmadan yürüyebilmenin yollarını aramış ve çözümü inovasyonda bulmuş. Eğitim sistemini iyileştirmenin yolu topyekün bir kalkınmadan geçer. Finlandiya da bunu yapmış.

 

2) ''Aydın olmak, modaya uygun kıyafetler giymek veya kolalı yakalık ve modern şapka takmak değildir. Halk size iyi bir ücret almanız ve akşamları sözde okuma salonlarında iskambil ve domino oynamanız için okutup terbiye vermedi. Okumuşların hepsi; ulusal zakayı geliştirmek, ulusal vicdanı uyandırmak, ulusal iradeyi güçlendirmek zorundadır.''

   Kendimizi geliştirmek için çaba gösterdiğimiz kadar, toplumu geliştirmek için de çaba sarf etmeliyiz. Çünkü bildiklerimizi bir kişiye aktarabiliyorsak ancak o zaman gerçek bir bilgiye ulaşmışız demektir. Bildiklerimiz ve yaptıklarımız ile kalkınmayı sağlayacak kişiler bizleriz.

3) ''Ülkede güçlü kamu okulları var, neredeyse hiç özel okul bulunmuyor.''

   Evet yanlış duymadınız! Finlandiya'da neredeyse hiç özel okul bulunmuyor. Sayıca az olan bu özel okullar ise devlet okullarından daha üst düzeyde değil. Fin eğitim sisteminin genel mantığı ekonomik ya da sosyal geçmişi ne olursa olsun herkese eşit ve ücretsiz eğitim vermek. Okulların ücretsiz olması düzensiz, yıkık dökük, küçük okulları canlandırmasın gözünüzde. Çünkü okullarda geniş koridorlar, ferah sınıflar, spor aktiviteleri var. Okullarda çocuklar sadece matematik-fen odağında yetiştirilmiyor; sanat, spor gibi bir çok alanda geliştiriliyor. Tam da hayalimizdeki gibi öyle değil mi?

 

4) ''Finlandiya'da zorunlu okula başlama yaşı yedi. Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor. Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.''

   Finlandiyalılar, çocukların her yerde özgür ve bağımsız olmalarını destekliyor ve onları bu felsefe ile büyütüyorlar. Yani orada koridorlarda ailelerinden ayrılmamak için saatlerce ağlayan çocuklar ya da okulun açılmasının üzerinden iki ay geçmesine rağmen hala çocuklarını bekleyen ebeveynler görmek pek mümkün değil.

5) ''Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar. Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama 4 saat eğitim veriyor. Haftada iki saatiyse mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyorlar.

   Ülkemizde dışarıdan alınan takviyeler haricinde sekiz saat ders veriliyor. Ders sayısının fazlalığına karşılık teneffüs sürelerinin azlığı, sınıftaki öğrenci sayısının fazlalığı verimi düşüren faktörler. Aynı zamanda okul sonrası eve verilen ödevler de kendimize ayıracağımız zamanı bir hayli daraltıyor.

6) '' Finli öğretmenleri bu derece başarılı yapan şey kesinlikle çok akıllı olmaları değil. Çünkü eğitim fakülteleri öğrencilerini zekalarına göre seçmiyor. Bizdekine benzer bir sınav sonucunda yüksek puan alanları okula kabul etmiyor. Öğretmen olacak kişiler birçok aşamadan geçtikten sonra fakülteye kabul ediliyor ki bunların arasında zekadan önce gelen iyi ilişkiler kurabilme, empati yapabilme, çocukların düzeyine inebilme, araştırmacı bir kişiliğe sahip olabilme gibi kriterler daha ön planda.''

   Bir ülkenin kalkınmasında en büyük yardımcılardan biri de genç ve aydın öğretmenlerdir. Atatürk boşuna "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." dememiştir. Ülkenin ileriye atılmasındaki en önemli etken öğretmenler ise en çok dikkat edilmesi, üstünde durulması gerekilen konu öğretmen seçimi ve onlara verilen eğitim değil midir? Öğretmenlik tek bir sınavdan yüksek alarak iş başı yapılabilecek bir meslek değil. İnce elenip sık dokunmalı.

           

7) '' Ebeveynlerse küçük yaştaki çocukların bile kendilerine itaat etmemelerinden, yaramaz ve dik başlı olduklarından şikayet ederler ama çocukların bu hale gelmesinin nedeninin kendileri olduğunun farkında olmazlar.''

   Çocuklar ebeveynlerin her davranışını gözlemliyor ve aynısını taklit ediyor. Çocuklar duyarak değil görerek öğreniyor. Yani bir ebeveyn bir şeyin yanlış olduğunu söyleyip aynı zamanda onu yapıyorsa çocuk gördüğünü uyguluyor.Çocukların sevgisini ve saygısını kazanmanın yolu onlara kızmaktan ya da onları cezalandırmaktan geçmiyor. Onların saygı duyacakları şekilde hareket edildiği takdirde sevgi ve saygı kendiliğinden geliyor.

8) ''Snelman karşılaştığı zeki insanları uyandırır; onların zihinlerini açar ve onlarla mektuplaşırdı. Bu mektuplar daha sonra elden ele dolaşırdı. Snelman yazdığı mektuplarda bazılarını kabahatli bulur, bazılarına öğüt verir ve onlara yeni görevlerini bildirirdi.''    

   Johan Vilhelm Snelman: Finlandiya'yı içinde bulunduğu cehaletten kurtarmak için büyük mücadeleler veren aydınların en başarılı temsilcisi. Snelman'ın Finlandiya için önemi çok büyük. Snelman Finlandiya'nın uyanmasını yeni yetişen gençlere iyi eğitim verme meselesine bağlamıştır. Yani umudu gençlikte aramıştır, tıpkı Atatürk gibi.

   Buradaki birkaç alıntıyla bile Finlandiya eğitim sistemini bir parça anladığınızı düşünüyorum. Finlandiya'nın bu günlere gelmesi hiç de kolay olmamış. Çok büyük emek verilmiş tüm bir halk olarak. Ben kitabın içerisinden kendimce alıntılar seçip size bu yazıyı hazırladım. Tüm bunları ve daha fazlasını merak ediyorsanız kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Kitabı alırken üzerinde ''Eksiksiz/Tam metin'' ibaresinin yer almasına dikkat edin. Kitabı incelemek veya satın almak için buraya tıklayabilirsin.