Merhaba arkadaşlar! Bu aralar tek gündemimiz virüs olmuşken biraz kafamızı dağıtmaya ve gündelik yaşantımıza dönmeye ihtiyacımız var sanırım. Sürekli virüsü düşünüyoruz çünkü belirsizlikler içerisindeyiz. Sağlık kaygısı bir yana geleceğimiz ne olacak, karantina ne zaman bitecek, okulumuza geri dönebilecek miyiz, peki ya uzaktan eğitim faydalı olacak mı, e sınavlar nasıl gerçekleşecek şimdi? Kafamızda onlarca soru dolaşıyor ve bunlar sadece gündemimizle alakalı olanlar. Sizce bu kadar fazla düşünmek ruh sağlığımızı nasıl etkiliyor?

 Eminim çok fazla düşünmenin (bir diğer deyişle overthinking) sizi olumsuz etkilediğini fark etmişsinizdir. Çünkü beni gerçekten kötü etkiliyor, buradan biliyorum! Beni strese sokuyor, bilinmezliklere sürüklüyor ve zihnimin içinde kayboluyorum. Peki ya sonuç? Sonuçsuz. Hiçbir yere varamıyorum. Size de tanıdık geldi mi bu hisler?

 Beynimizin içinden kurtulmak için kafamızı dağıtacak aktiviteler bulmaya çalışırız. Mesela film, dizi izleriz veya müzik dinleriz. Ama bir süre sonra fark ederiz ki düşünceler tekrar beynimize hücum etmeye başlamışlar. İzlediğimizi, dinlediğimizi anlamadan düşüncelerimize odaklanırız tekrardan. Ah lanet olası düşünceler! Bizi bir türlü rahat bırakmazlar. Peki ne yapacağız?

 Pragmatizm felsefesini tanımlayan William James, düşünceler, endişe ve stres hakkında şöyle diyor:

“Strese karşı en büyük silah, bir düşünceyi diğerine tercih etme yeteneğimizdir.”

 Pragmatizme göre, zihnimiz bir araçtır. Bizim için çalışmalıdır, bize karşı değil. Ancak zihninde ustalaşmamış insanlar, bunun mümkün olduğuna pek inanmazlar. Bilmemiz gereken bir şey var: Yeterince pratik yaparsak bu yeteneği kazanabiliriz!

 Yani başka bir deyişle ne düşündüğümüze karar verme yeteneğine sahibiz ya da düşünmemeyi seçebiliriz!

 Bence bu hayatta öğrenmemiz gereken en önemli ve en pratik şeylerden biri ne düşüneceğimize karar vermektir. Böylece düşüncelerimizin arasında kaybolarak geçirdiğimiz zamanı geri kazanabiliriz. Ne kadar düşündüğünüzü düşünün:

“İstediğim bölümü kazanabilecek miyim?”

“Mezun olduğumda iş bulabilecek miyim?”

“Staj ayarlayamazsam ne yaparım? Ya stajda başarısız olursam?”

“Neden bana böyle davrandı?”

 Bu liste uzayıp gidiyor. Peki bu düşüncelerin bize neler yaptığını biliyor muyuz? Suçluluk hissi, öfke, acı… Bu düşüncelerin bize bir yararı var mı? Hayır!

 Zararlı ve faydasız düşüncelerimizi faydalı düşüncelere çevirmek bizim elimizde. Mesela sorunlarımızı nasıl çözebileceğimizi veya öğrendiğimiz bilgileri kendimizi geliştirmek için nasıl kullanabileceğimizi düşünmek. Böylece diğer düşüncelerimizi görmezden gelebiliriz.

 Aslında çok düşünmenin bize verdiği en büyük kayıplarından biri de hayatımızı kaçırıyor olmamız. En son ne zaman uyandığımızda güneş ışınlarını fark ettik? En son ne zaman yağmur damlalarının sesini dinledik? Ne zaman kahvenin kokusunu içine çekerek şükrettik? Düşünmeyi bırakıp hissetmeye başlamanın zamanı geldi sanırım.

 Farkındalık, bizi faydasız düşüncelerimizden uzaklaştırmaya yardımcı olur. Denemeye var mısınız?

“Fikrini değiştirebilirsen, hayatını değiştirebilirsin.” -William James

 Bu yazıyı hem sizler hem de kendim için yazdım aslında. Benim de bu pratiğe ihtiyacım var. Gerçeğe döndük mü? Ekrandaki harfleri okuduğunuzu hissediyor musunuz? Şimdi sıra bu bilgiyi hayatımıza nasıl uygulayacağımızı düşünmekte. Unutmayın, zihnimiz dünyadaki en güçlü araçtır!