Başlık epey iddialı öyle değil mi? Kesinlikle iddialı ama asla abartı değil. Çünkü aşağıda bahsettiğim kadınlar, başarılarıyla, çalışmalarıyla, özverileriyle ve zekalarıyla bilim dünyasına ışık olmuş kadınlar. Özellikle hala ''bilim'' denildiğinde akla erkeklerin geldiği dönemlerde bir kadın olarak büyük başarılara imza atmayı başarabilmişler. Aşağıdaki kadınlar, kendini bilime adamış ve harikalar yaratmış kadınların yüzlercesinden sadece birkaçı. Onları tanırsak, bilirsek daha nice başarmayı bekleyen geleceğin bilim kadınlarının önünü açmış oluruz. Bu yazı bilime inanan, başarıları destekleyen ve teşvik eden herkese armağan olsun.

1) Asuman Baytop    

                              

Asuman Baytop, botanik denilince akla ilk gelen isimlerden. Hayatını bitkilere ve botanik çalışmalarına ayırmış desek yalan söylemiş olmayız. Öyle ki Türk florasına yaptığı katkılardan ötürü 9 bitki türüne adı verilmiş. Türkiye'deki bitkilerin keşfinde ve bilinirliğinde çok önemli bir isim. Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Herbaryumunun kurucusudur.

*Herbaryum: Kurutulmuş bitki örneklerini belli bir sistemle düzenlenerek saklandığı yer. (Vikipedi)

2) Betül Gözel Ulusal

Yüz nakli, bilim dünyasına yepyeni bir boyut kazandıran bir gelişme olarak karşımıza çıkmıştı. Bir zamanlar bizler için ütopik görünen yüz nakli şimdilerde başarıyla gerçekleştiriliyor. Evet, konumuz yüz nakli. Betül Gözel Ulusal, Dokuz Eylül Tıp Fakültesini bitirdikten bir süre sonra ABD'deki Cleveland Clinic Foundation Plastik Cerrahi bölümüne gitti ve araştırmalar yaptı. Araştırmaları ve çalışmaları sonucunda Dr Betül Gözel Ulusal, dünyada  fareden fareye ilk yüz naklini gerçekleştirdi ve dünya tıp literatürüne geçti. Yaptığı bu çalışmayla insandan insana yüz naklinin de önünü açtı. Tabii bu başarısı sayısız ödül aldı.

3) Çiğdem Kağıtçıbaşı

Sosyal psikolojinin kurucularından sayılan Çiğdem Kağıtçıbaşı, aynı zamanda uluslararası çapta tanınmış psikoloji bölümünün önemli isimlerinden biri. Yaptığı çalışmalara 1200'ün üzerinde atıf yapılmış ve bu sayı ile en çok atıf yapılan psikologlardan biri. Türkiye'de ilk kez çocuğun aile içindeki değerini araştıran Kağıtçıbaşı, ''kültürlerarası benlik ve aile modeli'' ile psikoloji dünyasına yeni bir soluk getirdi. AÇEV'in kuruluşuna öncülük etti ve TEGV'e büyük katkılar yaptı. Yakın zamanda kaybettiğimiz bu değerli bilim insanı, 200'e yakın makale ve 28 kitap yazmış. Tüm bu çalışmalarıyla da birçok ödüle layık görüldü. Çalışmaları sadece Türkiye'de değil, dünyada da ses getirdi. Ayrıca ODTÜ, Boğaziçi, Berkeley, Harvard ve Colombia Üniversitelerinde ders vermiştir.

4) Hatice Nüzhet Gökdoğan

Kendisi Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk bilim kadınlarındandır. Türkiye'nin ilk kadın gökbilimcisi Hatice Nüzhet Gökdoğan, Fransa'da matematik lisansını tamamladıktan ve Paris Üniversitesinde fizik eğitimi aldı ve Türkiye'ye döndü. İstanbul Üniversitesindeki Astronomi Kürsüsü'ne atanan ilk Türk Doçent oldu. Türk Matematik Derneği ve Türk Kadınlar Derneği'nin kurucularından olan Gökdoğan, aynı zamanda birkaç astronom ile kurdukları Türk Astronomi Derneği'nin 20 yıl boyunca başkanlığını yapmıştır.

5) Sabiha Rıfat Gürayman

Kendisi Türkiye'nin ilk kadın inşaat mühendisi! Sabiha Rıfat Gürayman liseyi bitirdikten sonra, Mustafa Kemal Atatürk'ün, kızları Yüksek Mühendis Mektebine teşvik etmesiyle mühendis olma yolunda ilk adımları atmıştır. Üniversiteye başladığında bir mühendis mektebinde kız olduğundan ötürü yadırganmış. Fakat o yılmamış, mühendis mektebinde öğrenciyken bir de voleybol oynamaya başlamış. Hatta voleybol sevgisi ile beraber başarısı da artmış ve Fenerbahçe Voleybol Takımına katılmış. Sonra ne mi olmuş dersiniz? Türkiye'nin ilk kadın inşaat mühendisi olduğu yetmezmiş gibi bir de İlk kadın voleybolcumuz da olmuş. Artık mühendis olan Sabiha, meslek hayatında da önyargılara rağmen başarıyla yürümüş ve birçok projede yer almış Ama bir proje var ki, aralarında en özeli. Sabiha onu mühendis olmaya teşvik eden Mustafa Kemal Atatürk'ü hiç unutmamış ve teşekkürünü iletmenin en güzel yolunu bulmuş. Anıtkabir inşaatının başmühendisi olmuş ve orada görev yapmış uzunca bir süre. Anıtkabir'in inşaatının başında bir kadın mühendisin olması ise dünyada büyük ilgi görmüş. Sabiha mühendis, bu başarısı ile birçok kadının önünü açtı ve onları yüreklendirdi.

Kadınların çalışma hayatının her kolunda başarılarını gösterdiği, mesleklerde cinsiyet ayrımının yapılmadığı, her iki cinsin de eşit şartlarda olduğu, kalıpların olmadığı sadece görevlerin olduğu önyargısız bir dünya dileğiyle. Tüm önyargılara ve engellere rağmen başarmak için canla başla çalışan, örnek olan kadınlara ve teşvik eden, yargılamayan, ayrım yapmayan eşitlikçi erkeklere kocaman bir teşekkür.