Bu sıralar insanların kendilerini çok sık eleştirdiğini, düştüğünde kalkmak yerine minder serip oturduğunu gördüm. Demek istediğim birkaç şey var size.

 Yaşamımızı hızlı veya normalinden daha yavaş yaşamaya çalışmak bizi öyle hapsetmiş ki içine. Ne üzüldüklerimize tamam diyip kenara atabilir olmuşuz ne de elde etmek istediğimize gayret zamanı ekleyebilir… Oysa yaşamımızın bir döngüsü olduğunu hatırlatabilsek kendimize.

 -Bir ağacın sonbahar gelmeden yazın ortasında yaprağını dökmeye çalıştığını veya güneşin akşamdan doğduğunu gördünüz mü siz?

 -Sürekli duraksamadan çalması gürültüden başka bir şey devretmez sana. O halde hayatında ki duraksamalar seni rahatsız etmesin.

İhtiyacın Olan Güç Zamanda Saklı

 Az önce size bir ağacın veya güneşin döngüsünden bahsettim. İnsan haricindeki varlıklar döngüsünü beklerken, nedir insanı bu denli hızlandıran? İnsan haricindeki hiçbir canlı öleceği düşüncesine odaklanarak yaşamıyor. Bu düşünceye odaklanmak, hayatın içerisine daha çok an kaydetmek, daha çok, daha çok…

 Ulaşman gerekene gayret yerine, modu ileri sar yapsak veya üzüldüğünde modu yavaşlat yapsak? Hızlı, yavaş, dur, çalış.

  Daha çok şey yaşamak için hızlı yaşarsak yaşamdaki tüm renkleri kaybederiz.

Hız Bizi Kaygılandırıyor

  Günümüz çağının birçok adı var: internet çağı, atom çağı, şu çağı, bu çağı, çağ, çağ, çağ… Bunca çağın arası biraz cereyan da yapıyor, üşütüyoruz. Benden söylemesi. Şu an oturup muhabbet eden bir insanın bir yandan da aklında şu sorular geçiyor: En son fotoğrafıma kaç beğeni geldi ki? Şu mağazada indirim olmuş mudur?

 Hızlı yaşamak isteyen insan, fark ettiyseniz aslında hiçbir şeye yetişemiyor. Muhabbetteyken hop başka yöne döndü bile. Hızlı yaşamak isteyen insan, düşündükçe kaygı batağına batıp duracaktır.

Yaşamında Sadelikten Yana Ol, Seç!

  Seçmeyi, seçim yapmayı bileceksin. Bir sinema filmine gitmek istediğinde, konuştuğunda; ne yapman gerektiğini, neyi istediğini seçmeyi bilmen gerek. Dolaylı yoldan söylediğim şey aslında “amaç belirle"den geçiyor.

 Seçmeyi öğrenmek için de kültür lazım. Ağzından ses çıkarmak için kültür gerekmez ama konuşmak için kültür gerekir. Para harcamak kültür gerektirmez ama nereye harcayacağın kültür gerektirir. Bu yazıyı yazarken bile belki kaç yüz tane kitap çıkmış durumdayken, okuduğun kitap dışındakiler için kaygılanmak yerine ihtiyacını duyduğun bilgiyi seçmen kültürdendir.

Seç, Düşün, Yap

 Bizim bu hayatta neye ihtiyacımız olduğu vücudumuz veya daha soyut düşünürsek ruhumuz tarafından er ya da geç tespit edilip, yerine getiriliyor. Ama bazı durumlarda bu tespitler zorlaşır. Peki neden? Çünkü arkadaşlar, sorumluluklar derken çok fazla dış etken var. Bu etkenler bastırıyor ve baskılıyor. Reklamlar, “elalem” ne derler, aman şunu da harika yapayım mükemmeliyetçiliği…

“İçinden geleni yapamıyorsan, içinden gelmeyeni yapma!”