Şu an burada okuyacağınız cümleler aslında sizin için ''Da Vinci kimdir?'' sorusuna cevap vermeyecek. Çünkü bu sorunun cevabı bana kalırsa büyük bir sır. Tam ismiyle Leonardo di ser Piero da Vinci  bir matematikçi mi, mühendis mi, ressam mı yoksa mucit mi? Bugün burada okuyacağınız bu cümleler sizlere ilham ve ışık olabilmesi için yazılmış olacak. Çünkü onu idol olarak almak için birçok sebep var. Gelin bu sebepleri inceleyelim. 

 

1) Yasak Meyve ''Da Vinci''

   Soylu bir erkek ve çiftçi bir kadından evlilik dışı dünyaya gelen Da Vinci' nin en büyük sorunu dönemin şartlarından dolayı evlilik dışı olan çocukların okula kabul edilmeyişiydi. Hâl böyle olunca Da Vinci'de içindeki ressamlık sanatını çok iyi bir şekilde kullanarak, dönemin ünlü ressamlarından biri olan Andrea del Verrocchio'nun yanında çırak olma şansını yakalamıştı. Burada çizim yeteneğini geliştirmenin yanı sıra başta müzik ve mimari eğitim olmak üzere birçok alanda kendini geliştirme şansı buldu. Bir süre Verrocchio'nun yanında çırak olarak çalıştıktan sonra içindeki merak ve girişimci ruha boyun eğerek oradan ayrıldı. Üstelik oradan ayrıldığında artık birçok alanda kendini keşfetmiş ve yeteneklerinin farkına varmıştı. Bu durum genç Da Vinci'nin anatomi alanına yönelmesine de sebep olmuştu. 

 

2) Tam Olarak Nesin Sen? 

   Şu bir gerçek ki Da Vinci çağın çok çok ilerisinde bir mucitti. Fakat onu sadece bu kalıba sokmanın doğru olmadığını düşünüyorum. En büyük yeteneğinin bir şeyleri çizebilmesi olması onu büyük bir dahi yaptı. Bu şekilde çok harika tasvirler yapabildi. Önceleri bunu sadece hobi olarak kullanıyordu daha sonra ise yeni şeyler icat etmek için kullandı. Köprüler, savaş zırhları, toplar ve dahi bir şehri kuşatacak mekanizmalar. Tüm bu çizimlerin onu askeri danışman yaptığını söylemekte fayda var. Bizler onu her ne kadar ''Mona Lisa'' tablosundan tanısak da o aslında birçok bilime meraklı olan bir bilim insanıydı. Çizimleri tıpta, astronomide, botanik de ilham oldu ve bilimsel gelişmelere katkı sunan büyük bir insan oldu. 

 

3) Zamandan Şikayetçi Olmak 

   Sürekli olarak işleri için yeterli zamanı bulamayan Da Vinci bunun çözümünü uyku düzenini değiştirerek buldu. Bu düzen sayesinde sadece 2,5-3 saatlik bir uyku bütün bir gününü verimli geçirmesini sağladı. Gün içinde uykusunu 25 dakikalık parçalar halinde 8-10 seans yapan Da Vinci, artık işlerine daha fazla zaman ayırabiliyor ve araştırmalarını yapabiliyordu. Bu onun sorunlar karşısında da analitik düşündüğünün kanıtıdır.   

 

4) Her İki Elini Birden Kullanabilmek 

   Aslında buna ambidextrous deniliyor. Dünyada birçok kişide olan bir durum olduğunu belirtmekte fayda var. Da Vinci'nin zamandan çok şikayetçi olduğunu söylemiştik. Bunu değiştirmek için uyku düzenini değiştirmekle kalmadı. Aynı zamanda her iki elini de çok iyi bir şekilde kullanmayı öğrendi. Da Vinci böylelikle aynı anda hem yazı yazabiliyordu hem de çizim yapabiliyordu. Hatta öyle ki yazılarını bizler gibi soldan değil sağdan ve ters yazardı. Böylelikle çalışmaları dönemin teokratik düzen anlayışından dahi korunacak bir şekilde şifrelenmiş oldu.

 

5) Büyük Sorun Büyük Merak 

   Da Vinci bir şeyleri çizme alanında kendini o kadar güzel eğitmişti ki sadece  zihninde canlandırarak bunları kağıda kolayca dökebiliyordu. İnsan vücudunun gizemlerine karşı büyük bir hassasiyeti olan Da Vinci bu yeteneğini anatomi alanında da kullanmaya başladı. Fakat bu durum başını fazlasıyla belaya soktu. Bu çizimleri yapabilmesi için insan kadavralarını parçalamaya başlayan Da Vinci, Papa tarafından çok kez uyarıldı. Teokratik düzene karşı gelerek bu çalışmalarını gece geç saatlerde yapmaya devam etti. Zamanının çok ötesinde olan bu meraklı çocuk, plasenta içerisinde olan bir bebeği en ince ayrıntısına kadar dikkatlice çizdiğini görüyoruz. Özellikle bu alanda bildiğimiz Vitruvius Adamı altın orana sahip bir başyapıt olabilir. Sadece anatomi değil, suyun ve gökyüzünün derinliklerine olan merakı onu bu alanlarda da gelişmesine neden olmuştur. Suyun derinlikleri için bir dalgıç kıyafeti tasarladığını ve gökyüzünde uçabilmek için bir Ornithopter tasarladığını günümüze kadar ulaşan çizimlerinden biliyoruz. Da Vinci'nin bunları gerçekleştirebilecek kadar bir ömrü olmadı ve 2 Mayıs 1519'da vefat etti. 

   Okuduğunuz gibi Da Vinci çok yönlü bir bilim insanıydı. Onu eşsiz kılan ise birçok yeteneği var. Bu kimilerine göre sanatta olan ustalığı olabilir. Kimilerine göre merakı olabilir. Kimilerine göre ise doğuştan bir dahi olduğu söylenebilir. Şunu söylemekte fayda var ki Da Vinci de bizler gibi doğduğunda hayata dair hiçbir şey bilmiyordu. En baştan emek vererek bu kadar bilgi birikimine sahip oldu. Belki evlilik dışı bir çocuk olduğu için pes etmiş olsaydı şu an onun ismini dahi bilmiyor olacaktık. Uzun lafın kısası pes etmeyin, çabalayın, öğrenmek için tüm fırsatlarını kollayın. Ve unutmayın merak içinizde ki en büyük ilham kaynağı.