Makinelerin, bilgisayarların yapabilecekleri sayesinde gelecek gittikçe daha heyecan verici bir hal almaya başlıyor. Deep Learning de yavaş yavaş çevremizde duymaya başladığımız bir kavram. Peki bir bilgisayara neler öğretebilirsiniz, neler yaptırabilirsiniz? Bunun bir sınırı var mı? Şimdilik sınır yok gibi görünse de henüz korkmaya gerek yok, bilgisayarlar bizi ele geçirecek kadar gelişmediler.

  Peki Deep Learning tam olarak nedir? Türkçesiyle Derin Öğrenme'nin tanımı, bir veya daha fazla gizli katman içeren yapay sinir ağları ve benzeri makine öğrenme algoritmalarını kapsayan çalışma alanıdır. Basitleştirirsek, yapay zekanın gelişmesi ve öğrenmesi için geliştirilen ve geliştirilmekte olan bir makine öğrenmesi türüdür diyebiliriz. Çok detaya girmeden, makine öğrenmesiyle deep learning kavramları karıştırılsalar bile aynı şeyler olmadığını da belirtmiş olalım.

  O zaman "Makine Öğrenmesi tam olarak ne oluyor?" sorusuna da cevap verelim. Makine öğrenimi, bilgisayarların algılayıcı verisi ya da veritabanları gibi veri türlerine dayalı öğrenimini olanaklı kılan algoritmaların tasarım ve geliştirme süreçlerini konu edinen bir bilim dalıdır. Yani yapay zekanın alt dallarından biri olan makine öğrenmesi, modeller sayesinde tahminlerde bulunabilir, sorunları analiz edebilir ve anlamlı çıkarımlarda bulunabilir. Kulağa artık alışmış geliyor olabilir, "Bilgisayar dediğimiz makine dediğimiz zaten bunları yapmak için yok mu?" ancak asıl ilginç kısım buradan sonra başlıyor.

Deep Learning ve Makine Öğrenmesi Nerelerde kullanılabilir?

  Telefonunuzdaki yüz tanıma teknolojisinden tutun da kendi kendine park eden hatta sürücüsüz arabalara kadar bütün uygulamalar, yapay zeka uygulamalarıdır. Yani bu "veri analizi yapan ve tahminde bulunan" o algoritmaların mantığı bu alanlarda da işe yarıyor. Tabii ki şu an tam anlamıyla yapay zeka hiçbir teknolojik cihazda yok. Ancak olmasına az kaldı diyebiliriz. 

  Örneğin telefonunuzu düşünün. Siz şarj harcayan bir uygulama kullanırken arkada çalışan uygulamaları kendi kendine kapatsa ve kendini düşük güç moduna alsa? Ya da uzun süre boyunca şarjda kaldığı zaman (gece telefonu şarjda bıraktığınızı varsayalım) şarj olma hızını kendisi ayarlasa ve prizde boşuna saatlerce %100 şarjla durup elektrik faturasını artırmasa?

  Bunlar yapay zekanın yapabileceği küçük şeyler. Deep learning de bunları gerçekleştirebilmemiz için bize yardımcı olan bir yöntem. 

Peki Deep Learning Hangi Sektörlerde İşimize Yarayabilir?

  Açıkçası her sektörde işe yarayabilir. Hala yapay zekanın elini atmadığı bir sektör kaldıysa bile yakında en küçük sektörlere bile giriş yapacaktır. Sağlık, finans, tarım, lojistik, pazarlama, otomativ teknolojileri ve sayamacağımız bir sürü alanda şimdiden yapay zeka ve deep learning kullanılıyor bile.

  Deep Learning hakkında daha detaylı ve teknik bilgiye ulaşmak isterseniz, internette bir çok kursa ve derse ulaşabilirsiniz. Türkçe kaynak olarak da Medium'daki Deep Learning Türkiye Bloguna göz atabilirsiniz!