TED konuşmaları günümüzde sahip olduğu popülerliğini kısa sayılabilecek bir sürede verimli içerikler paylaşıyor olmasına borçlu. Her gün farklı alanlara dair pek çok videonun eklendiği bu platformdan size dil konusunda yardımcı olabilecek, farkındalık kazanmanıza yardımcı olacak birkaç video seçtim. Ortalama 20 dakikanızı ayırarak izleyebileceğiniz bu videolarda, diller ve yapıları, kullanımları gibi pek çok sorunuza cevap bulabilir; eğer şanslıysanız cevaplanmayı bekleyen daha fazla soruyla da karşılaşabilirsiniz. Videoların tümünün Türkçe de dahil olmak üzere pek çok altyazı seçeneği mevcut, altyazıyı değil de metnin tamamını okumayı tercih ederseniz de ‘transcript’ kısmından tüm metne erişebilirsiniz.

 

1) Dil düşünme Şeklimizi Nasıl Etkiliyor?

   Lera Boroditsky, iki milyondan fazla izlenen bu konuşmasında, kullandığımız dilin gerçekten de düşünme şeklimize yön verip vermediğini inceleyerek, dinleyicilere dünyanın farklı köşelerinden örnekler sunuyor. Dilin gerçekliğimizi kurmada en önemli etkenlerden biri olduğunu özellikle vurguladıktan sonra, değişik dil/kültürlerdeki zaman ve mekân kavramlarının kullanımını karşılaştırıyor. Bazı dillerde karşımıza çıkan ‘grammatical gender’ yani ‘dilbilimsel cinsiyet’ faktörünün, ele aldığı örneklerde algımızı nasıl da değiştirebildiğine dikkat çekiyor. Boroditsky’nin konuşmasını buradan dinleyebilirsiniz.

 

2) Belirsiz Duyguları Tanımlamak İçin Yeni Güzel Kelimeler 

   John Koenig, 2017’de yaptığı bu konuşmasında öncelikli olarak kelimeleri ve anlamlarını inceliyor. Kelimeleri nasıl tanımladığımızı, ya da onların mı bizi tanımladıkları konusunda görüşlerini belirttikten sonra, hala adlandırılmamış düşünceler/hislere sahip olduğumuzu iddia ediyor. Bir sözcüğün ‘gerçek’ sayılabilmesi için neler gerektiğini sorguladıktan sonra, kelimelere asıl anlamlarını yükleyen bizlerin kelime oluşum sürecindeki rolümüzü vurguluyor. Koenig’in konuşmasını buradan dinleyebilirsiniz.

 

3) Haydi Yeni Kelimeler Türetin!

   Erin McKean, 2014 yılında gerçekleştirdiği bu konuşmasında, sözcük bilimci kimliğini öne çıkararak, tüm dinleyicileri şu an harekete geçmeleri için cesaretlendiriyor. Sözcük bilimi ve dil bilgisi yapıları hakkında kısa ama bilgilendirici bir giriş yapan sözlük yazarı, salondaki her dinleyicinin konuşmayı dinledikleri anda bile yeni kelimeler oluşturabileceğini vurguluyor. Bireylerin içinde bulundukları durumları ve kendilerini daha rahat ifade edebilmeleri için basmakalıp sözlerden sıyrılıp, kendi üretimleri olan kelimeleri kullanmaları gerektiğini anlatarak, bizlere birkaç maddelik öneriler listesi sunuyor. McKean’in konuşmasını buradan dinleyebilirsiniz.

 

4) Yeni Bir Dil Öğrenmek İçin Dört Neden

   John McWhorter, iki milyondan fazla izlenen bu konuşmasında aynı dili konuşan insanların gerçekten de aynı dünya görüşünü paylaşıp paylaşmadıklarını sorguluyor. Kullandığımız ya da öğrendiğimiz dillerle doğru orantılı olarak hayatımızda meydana gelen değişimleri ve bu deneyimlerin bizleri nasıl geliştirdiğini vurgulayan McWhorter, yeni bir dil öğrenme sürecimizin bireysel olarak bize kazandıracağı faydaları birkaç maddede sıralıyor. McWhorter’ın konuşmasını buradan dinleyebilirsiniz.