Çevremizde bazı insanların olaylarla, güçlüklerle ve problemlerle daha kolay başa çıktıklarını gözlemlemişizdir. Peki onların bu süper gücü nereden geliyor? Onlardan neler öğrenebiliriz?

Hayatta başarının anahtarı dayanıklı olma yeteneği diyebilir miyiz? Aslında başarıyı getiren birçok özellik ve yetenek vardır ancak dayanıklılık hepsinin üstüne çıkabilecek bir yetenektir. Hayat bizi çok farklı şeylerle karşılaştırır ve dayanıklı kişiler karşılaştıkları şeylerden kaçmaz, onların altında ezilmez ve ileriye gidebilir.

Gelin dayanıklı insanların sahip oldukları özelliklere ve onlardan neler öğrenebileceğimize bakalım:

Gerçek Dayanıklılık Nedir?

Geleceğimize umutlarla bakarız çoğu zaman. Her şeyin harika olacağını, başarabileceğimizi düşünür, umutla sarılırız yaptığımız işe. Hayaller kurarız. Bunu yapmanın bir zararı yoktur ancak sorun şu ki tüm fikirlerimiz meyve vermeyebilir. Mükemmel bir dünyada, her zaman her şey yolunda gider. Ama hepimiz durumun böyle olmadığını biliyoruz. Çok sayıda iyilik, güzellik ve belki servet umuyor ve hayal ediyoruz ancak olumsuzlukları hiç aklımıza getirmiyoruz.

Hayatın zorluklarıyla karşılaştığımızda, bazılarımız bunlarla başa çıkmak için diğerlerine göre daha donanımlıdır. Dayanıklı insanlar batmak yerine yüzebilir, kırılmak yerine eğilebilir ve parçalanmak yerine direnebilirler. Gerçek dayanıklılığın ne olduğuna bakmanın en iyi yolu, onu içsel güç olarak kabul etmektir. Gerçek dayanıklılık, hayatın kaçınılmaz hayal kırıklıklarından, başarısızlıklarından ve acılarından sıyrılma yeteneğidir.

Arabadaki amortisörleri düşünün. Amortisörsüz bir arabaya binecek olsak, sürüş sırasındaki tüm çarpma, kasis ve delikleri hissederdik. Her yolculuk berbat bir deneyim olurdu. Dayanıklılık, daha konforlu bir sürüş için bir arabaya amortisör takmak gibidir.

Bu içsel güç, diğer beceriler gibi öğrenilebilir. Biraz pratik gerektirir ancak başarılabilir. Dayanıklı insanların özelliklerine bakmak gerekir. Bu şekilde, kendi içsel gücümüzü yaratabiliriz.

1. Dayanıklı insanlar bir şeyleri değiştiremeyeceklerini kabul ederler.

Tamamen bizim kontrolümüzde olan şeylerin sayısı çok az. Sevdiğiniz şeyleri yapabilir, kiminle zaman geçireceğinizi seçebilir veya hobilerinizin peşinden gidebilirsiniz. Bunlar hayatınıza muazzam katkılarda bulunabilir, peki ya kontrolünüz dışında olan büyük şeyler?

Dayanıklı insanların en büyük özelliklerinden biri budur. Hayatlarında olan şeylerin büyük çoğunluğunun üzerinde hiçbir kontrollerinin olmadığını anlarlar. Zorlukları ve aksaklıkları görmezden gelmezler, ancak kendi kontrolleri dışında olduklarını kabul ederler.

Bu içsel huzur, onlarla daha kolay başa çıkma yeteneği sağlar. Durumu suçlayan ve onu kontrol etmeye çalışan kişi sadece hayal kırıklığı, kaygı ve umutsuzluk içindedir. Kontrolleri dışındaki şeyleri değiştirebileceklerini düşünerek ne kadar uzun süre vakit geçirirlerse, sonunda onu aşmak o kadar uzun sürer.

Dirençli kişi, ellerinde olmayanları tanıyabilir, üzerinde uzun süre durmaz ve onu yenmesine izin vermez. Her şeyi kontrol edemeyeceğinizi kabul etmek, aslında hayatınızın kontrolünü ele geçirmenin bir yoludur.

2. Dayanıklı insanlar kırılgan değildir.

Kırılganlık, dayanıklılığın tam tersi olabilir. Kırılganlık, her şeyin sizi üzmesi anlamına gelir. Büyük olaylardan küçük önemsiz meselelere kadar her şey sizi üzebilir ve raydan çıkarabilir. Sizi üzen pek çok şey varken, zamanınızın çoğunu kızgın, incinmiş ve karamsar hissederek geçirirsiniz.

Dayanıklı insanlar bu kırılganlıkla mücadele edebilir. Bu, hassas olmadıkları veya olumsuz duygular yaşamadıkları anlamına gelmez, sadece onlarla savaşabilecekleri anlamına gelir. Kendilerini üzebilecek şeyleri bilirler, ancak onları alt etmelerine izin vermezler.

3. İyi bir bakış açısına sahiptirler.

Dayanıklı insanlar bir adım geri gidebilir ve durumlarını olabildiğince objektif bir şekilde değerlendirebilirler. Durumu araştırabilir ve aşağıdaki gibi sorular sorabilirler:

"Bu sorun ne kadar kötü?"

"Abartmış mıyım?"

"Bu duruma biraz fazla mı zaman ayırıyorum?"

Dayanıklı insanlar kendi hayatlarını başkalarının bakış açısından görebilirler. Çoğu zaman, o kadar kendimize kapılırız ki, durumları gerçekte olduğu gibi göremeyiz. En küçük şey dünyanın sonu gibi hissettirdiğinde, bir adım geri atıp ona dışarıdan bakmaya çalışmak önemlidir. Başka bir kişiyi analiz ederken bunu yapmak kolaydır ancak dayanıklılık oluşturmak için bunu kendinizle yapmanız gerekir.

4. Dayanıklı bir kişi büyük bir soru sorar: Daha kötü ne olabilir?

Bu basit bir yaklaşım, ancak kendinize "Daha kötü ne olabilir?" diye sormanız çok güçlü bir şey. Çoğu durumda olabilecek en kötü şey o kadar da kötü değildir. Çoğu zaman, olması o kadar da muhtemel değildir. Bunu özetlemek için iyi bir alıntı:

"Dün endişelendiğin yarın, bugün."

Beklenti yüzünden işler kötüymüş gibi görünebilir. Gerçek senaryolara ulaşmayı başardığınızda, genellikle zihninizde kurduğunuz kadar kötü sonuçları olmaz.

5. Dayanıklı insanlar iyi arkadaşlıklar kurarlar.

En çok vakit geçirdiğimiz 5 kişinin ortalaması olduğumuzu sık sık duyuyoruz. Dayanıklı insanlar, birlikte vakit geçirdikleri insanların hayatlarına sadece bir şeyler katmalarını sağlar. Negatif ve kötümser insanlarla çevrili iseniz, bu sizi etkileyecektir.

Daha dayanıklı olmak, belirli insanları hayatınızdan çıkarmak veya başkalarıyla daha az zaman geçirmek anlamına gelebilir. Dayanıklılık bulaşıcı olabilir ve bunu benimsemenin en iyi yolu, onu geliştirebileceğiniz başkalarının yanında olmaktır.

6. Kendilerine iyi bakarlar.

Dayanıklı insanlar sınırları olduğunu bilir. Her konuda kendilerinin ileri gitmelerine izin vermezler, ne zaman yeterli olduğunu bilirler ve kişisel bakımlarına da dikkat ederler.

Dayanıklı insanlar en iyiye ulaşmak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar. Bu, egzersiz ve doğru beslenme gibi şeylere bağlı kalmak demektir. Yeterince uyurlar ve mumu her iki ucundan da yakmaya çalışmazlar. Bu şekilde yaşamayı seçmek, sadece tükenmenize neden olur, bu da bizim için çabalamamız gereken tam tersi niyettir.

Yorgunsanız, güçsüzseniz ve düzgün beslenmemişseniz dayanıklı olamazsınız. Öyleyse bunları düzene sokmaya başlayın. Öz bakım, her ikisi de içsel gücü oluşturan disiplin ve özveri gerektirdiği için dayanıklılığın oluşturulmasına yardımcı olur.

Tıpkı antrenman yapmadan maraton koşamayacağımız gibi, bir gecede dayanıklılık oluşturamayız. İlk adım, dayanıklı insanların özelliklerini tanımak ve onları kopyalamaktır. İyi bir bakış açısına sahip olma, doğru soruları sorma ve kırılganlıkla mücadele gibi bazı özelliklerini gözlemleyerek, kendi tarzımızda dayanıklı olabiliriz.

Bu, biraz içsel analiz gerektiren bir beceridir ve bunu başarmak belki biraz mücadele gerektirir. Ancak bu, dirençli insanların kendi içlerinde buldukları yolculuğun bir parçası ve biz de yapabiliriz.