Karantina sonrası yavaş yavaş normalleşme başlamışken ufak rotalar da planlanmaya başlandı. 1-2 gününü Eskişehir'e ayırıp her ayrıntısıyla keşfetmeye hazır mısın? Farklı sitelerden yeme-içme ve gezilecek yerleri saatlerce araştırmana gerek kalmadan her şeyi bulabileceğin bir yazı hazırladım sana. Gezilecek yerler ve yeme-içme için ayrı başlıklar hazırladım, sonuna kadar okumayı unutma! Üstelik bahsettiğim yerlere en eski ve tanınmış dükkanların isimlerini de ekleyeceğim ki en güzelini, en yerelini yerinde yiyebil! Hazırsan Eskişehir turu başlasın!

GEZİLECEK YERLER

1) Balmumu Heykel Müzesi

Turumuzun ilk durağında balmumu müzesi bulunuyor. Müzede siyasi isimlerden televizyon ve sinema dünyasına birçok ünlü isim yer alıyor. İçeriye girdiğinizde sanatçıların ve diğer ünlü isimlerin birebir heykellerini görmek mümkün. 160 heykelin bulunduğu bu geniş müzeye dair şaşırtıcı bir detay ise, heykellerin büyük çoğunluğunu Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz BÜYÜKERŞEN kendi elleriyle yapmış.

2) Odunpazarı Evleri

Balmumu Heykel Müzesinin hemen altına ekledim çünkü Odunpazarı evleri, müzenin hemen yanında yer alıyor. Renkli sıra sıra tarihi evlerin önünde fotoğraflar ayrı güzel çıkıyor benden söylemesi! Sokakta gezinirken denk gelen dükkanlara girip yerel birkaç anı da satın alabilirsiniz.

3) Adalar (Porsuk Çayı)

Venedik'te şehrin içinden geçen gondolları hatırladınız mı? Hah işte burası Türkiye'nin Venedik'i. Şehrin ortasından porsuk çayı geçiyor ve gondollar ile gezintiye çıkabiliyorsunuz. Porsuk çayının geçtiği en bilinen bölge ise adalar. Etraftaki kafelerde çay-kahve içebilir ya da çimenlere oturup ortamın tadını çıkarabilirsin.

4) Sazova Bilim Kültür Sanat Parkı

Burası tam bir cennet. Gezmek için en azından 2 saatinizi ayırmanızı tavsiye ederim. Çünkü içerisinde çok farklı merkezler var. Masal şatosu, korsan gemisi, su altı dünyası (akvaryum), uzay evi, japon bahçesi ve hayvanat bahçesi bulunuyor. Parka giriş ücretsiz. İçerideki bölümleri gezmek ise 3-5-10 TL arasında değişiyor.

5) Odunpazarı Modern Müzesi (OMM)

OMM'de Türkiye'den ve dünyadan çeşitli sanat eserleri sergileniyor. Odunpazarı evlerinin bulunduğu bölgede olması sebebiyle ulaşımı kolay. Odunpazarı evlerine gittiğinizde uğramadan dönmeyin derim! Haftanın belli gün ve saatlerinde rehberli sergi turu oluyor. Eğer rehberli sergi turuna katılmak isterseniz önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

Öneli not: Müzenin her yeri tekerlekli sandalye erişimine açıktır. Gönül rahatlığıyla engelsiz bir şekilde gezebilirsiniz.

YEME-İÇME

1) Çibörek

Eskişehir denilince akla ilk gelen yemek elbette Çibörek. Çiğbörek diyen de var çibörek diyen de hatta şırbörek diyen bile var. İsminde ikilemler olsa da tadı herkesten tam not alıyor. Geleneksel bir tatar yemeği olan çiböreği nerede yiyelim derseniz tavsiyem Papağan Çibörek. Küçük bir dükkan olduğu için tatil günlerinde önünde biraz sıra olabiliyor ama lezzetine diyecek yok. Tatmadan dönmeyin derim!

2) Pino

Eskişehir'in bir diğer efsanesi Pino. Pino aslında bir hamburgerci. Şimdilerde menüsüne pizza da eklemiş durumda. Peki nedir bu hamburgerciyi diğerlerinden farklı kılan? Tabii ki 1978'den beri hizmet vermesi. 1978 yılında açılıp uzun yıllar Eskişehir'in hamburger ihtiyacını karşılamış bu hamburgerci. O yüzden Eskişehirlilerin gönlünde yeri ayrıdır. 

3) Tanınmış Helvacı Sefiller

Eskişehir'in nesi meşhur? Tabii ki met helvası. Yemeden dönmek olmaz değil mi? O zaman yönünüzü Tanınmış Helvacı'ya çevirin. Küçük bir dükkan ve belli saatlerde önünde kuyruklar olabiliyor. Ama denemenizi tavsiye ederim. Met helvası sevmiyorsanız, diğer helva çeşitlerinden alabilirsiniz. Son olarak, helvalarını günlük yapıyorlar. Bu sebeple akşam saatlerinde helva bitebiliyor. O sebeple erken saatlerde gitmekte fayda var.

4) Karakedi Bozacısı

Boza severler burada mı? Yalan yok ben pek aşığı değilim bu sebeple de tatmadım. Ama Eskişehirlilerin en sevdiği boza burada! Normalleşme sonrası ve hatta belki kışa yönelik hazırladığınız rotalara eklemeyi unutmayın, tam boza mevsimi! Sevenler bir bardak kapsın derim!