Kişiler arası iletişimimizi daha etkili hale getirmek ve hissettiklerimizi ya da yaşadıklarımızı karşımızdakilere daha iyi aktarabilmek için günlük yaşamımızda kullandığımız dile oldukça dikkat etmeliyiz. Kullandığımız dil aynı zamanda içinde yaşadığımız çevreyi de şekillendirdiğinden bu ikisi arasındaki ilişkiyi olabildiğince sağlıklı kurabilmemiz ve bu bağlamda güçlü ilişkiler ağı oluşturabilmemiz çok önemli. Ben Dili ve Sen Dili, dünyayla kurduğumuz iletişimin nasıl ilerleyeceği hakkında bize oldukça yardımcı olacak iki farklı konuşma şekli. Peki Ben Dili ve Sen Dili nedir?

 Hepimizin konuşmalarında sıklıkla kullandığı sen dili, karşımızdaki dinleyiciye sorunun aslında kendisi olduğu mesajını açıkça söylemese bile hissettiren bir konuşma şeklidir. “Sen zaten hep böylesin.”, “Daima böyle davranıyorsun.” şeklinde kurduğumuz her cümle, karşımızdakini suçlamaya ve bizi o davranışı kötülemek yerine davranışı sergileyen kişiyi kötülemeye yöneltir. Karşımızdaki bireyin de savunmaya geçmesi bu dil kullanımının kaçınılmazlarındandır. Dolayısıyla dilin bu şekilde kullanımından doğan gergin atmosfer ilişkilerimizde de bizi hedeflediğimiz sonuçlara ulaşmaktan ve düşüncelerimizi açıkça ifade etmekten uzaklaştırır.

 Oysaki sen dilinin yerine kullanabileceğimiz ben dili, konuşmalarımızda kendimizi odağa almamızı, dolayısıyla durumla ilgili kendi fikirlerimizi ve hissettiklerimizi iletmemizi amaçlar. Yaşananlardan çıkardığımız sonuçları kendi bakış açımızdan anlatmaya çalışmamız, konuşma esnasında başkalarını suçlamamızı engeller. Önceden yargılayarak tamamen cevap vermeye odaklı şekilde dinleyen bir tarafken, “Ben böyle hissediyorum.” ya da “Ben böyle düşünüyorum.” gibi kuracağımız herhangi bir cümle, bizi iletişimin ilerlemesinde etkili bir tavır takınan tarafa dönüştürür.

 Gündelik hayatımızda herhangi bir rolü üstlenirken kullanabileceğimiz bu dil, olumsuz özelliklere değil olumlu taraflara odaklandığı için iki tarafın da daha rahat anlaşmasına sebep olacaktır. Ebeveynler çocuklarıyla bu dili kullanarak iletişim kurduklarında çocuklarını olumsuz yönde eleştirmekten ziyade davranışın yanlışlığına dikkat çekmeyi başaracaklar, böylelikle daha rahat anlaştıklarını göreceklerdir. Ya da öğretmenler öğrencileriyle iki tarafın da aktif dahil olduğu ve düşüncelerini rahatlıkla açıklayabilecekleri bir iletişim ortamı kurmak istiyorlarsa sen dili yerine ben dilini kullanmak için gösterecekleri özel çaba oldukça yardımcı olacaktır. 

 Unutmayın ki iletişimin anahtar noktası, iletileri anlamlandırabilmek ve konuşulan tarafla anlaşabilmektir. Bu süreci her iki taraf için de olabildiğince kolay hale getirmek için diğerlerini suçlayıcı ve kusur bulucu bir dil kullanmaktan vazgeçip gerçek düşüncelerimizi dürüstçe iletebileceğiniz diyaloglar kurmaya çalışalım!