Bazı mottoları her yerde sık sık görmeye başladıkça klasikleştiler ve biz de artık bunları görmekten bir miktar sıkıldık gibi… Mesela: “Hayat enerjini yüksek tut! Her zaman pozitif ol! Hayata pozitif bak! ...” gibi sözler artık bize pozitif olma duygusu değil de, usanma duygusu veriyor gibi. Hatta birçok seferinde de içimizden “Hayata pozitif bakmak bu kadar kolay mı, onca yaşadığımdan sonra bir söze bakarak mı pozitif olacağım?” diyoruz ve bir iç çekiyoruz.

Fakat sözlerin etkisinin kimin söylediğine bağlı olarak değişebilme şansı vardır. Yani bir söz, o sözü duyduğunuz kişiye bağlı olarak tesirini belirler. Bu da demek oluyor ki, etrafımızdaki insanların pozitiflik seviyesi de bizim pozitifliğimizi büyük ölçüde etkiler. Bakın etkileyebilir demiyorum, etkiler diyorum!

Belki pozitifizdir, belki de istiyoruzdur ama olamıyoruzdur veya belki de pozitif olduğumuzu zannediyoruzdur? Bu yazımda sizleri hayat enerjinizi yükseltmek adına bir yolculuğuna çıkarmayı hedefliyor ve hayat enerjinizi ölçebilmenizi sağlayacak ufak bir de test yapmayı planlıyorum. Umarım okurken keyif alırsınız!

Etrafımızdaki İnsanlardan Ne Kadar Etkileniyoruz?

Hakan Mengüç’ün bir kitabında bir söz okumuştum: “Sen, aslında sana söylenenlersin…”. Ne kadar doğru bir söz! Çünkü gün içerisinde birçok insanla muhatap oluyoruz ve hepsinden az çok bir şeyler duyuyoruz. Aynı zamanda bir formül belirlemiş Hakan Mengüç: Sana söylenenler + senin kendin için söylediklerin = şimdiki sen”.

Etrafımızdan duyduğumuz sözler parça parça birleşiyor ve karakterimizi şekillendirmemizde bize yardımcı oluyor. Bu bazen iyi, bazen de kötü şekilde olabiliyor. Veya etrafımızdaki kötümser veya iyimser düşüncelerden farkında olmasak da oldukça etkileniyoruz. Mesela çok güldüğünüz bir günde illaki birisi çıkıp “Bugün de ne güldük ama gece kesin çok ağlayacağız.” der ve genellikle o geceler çok ağlamaklı geçer. Bunun hep büyük bir tesadüf olduğunu düşünürüz ve bu sözün gerçekten doğru olduğuna inandırır bizi. Ama acaba biz kendimizi duyduğumuz sözlerin etkisiyle bu duruma hazırlıyor olabilir miyiz?

Hadi Test Edelim!

Bu yazıyı Hakan Mengüç’ün kitabından esinlenerek yazdığımı belirtmiştim, kitapta bir de ufak bir test gördüm ve sonuçları hesaplayınca oldukça şaşırdım. Bakalım sizler de şaşıracak mısınız!

Sıklıkla görüştüğünüz 6 kişinin isimlerini bir kağıda alt alta sıralıyoruz ve isimlerin yanına hayat enerjisi notlarını (1-10) veriyoruz. 10 puan mükemmel bir enerjisini temsil ediyorken, 1 oldukça karamsar bir hayat enerjisini temsil edecek. Puanlamaları yaptıktan sonra sayıları toplayıp 6’ya bölüyoruz ve kendi hayat enerjimizin değerini belirliyoruz!

Eminim siz de sonuçları görünce çok şaşıracaksınız, çünkü hiçbirimiz etrafımızdaki insanların hayat enerjimize ne kadar etki ettiğinin farkında değiliz aslında.

Ufak Bir Hikaye

Son olarak yine kitaptan ufak bir hikaye ile yazımı bitirmek istiyorum:

Her yıl düzenlenen En İyi Buğday Yarışması’nı yine yıllardır olduğu gibi aynı çiftçinin kazanması üzerine, köylüler artık işin sırrını iyice merak eder olmuş. Bu alıştıkları bir durum olsa da, bu sırrı sormadan edememişler. Çiftçi sırrının “buğdayların tohumlarını komşularıyla paylaşmasında” olduğunu söylemiş. Köylüler şaşkınlıkla çiftçinin neden o değerli tohumlarını komşularıyla paylaştığını sormuşlar. Çiftçi ise “esen rüzgarın olgunlaşmakta olan buğday polenini alıp, tarladan tarlaya taşıdığını ve böylelikle kendi buğdaylarının da iyi kaldığını” söylemiş. Yani komşularının ürünlerinin kötü olması, onun da ürününün kalitesini düşürebileceğinden, onların da iyi ürün yetiştirmesine yardımcı oluyormuş.

Peki ne yapacağız, sırf pozitif olabilmek için etrafımızdaki insanları mı terk edeceğiz? Tabii ki hayır, bu karşılıklı olacak bir iş. Siz karşınıza ne kadar pozitiflik yüklerseniz, onlardan da size o kadar dönüş gelir. Bir nevi alışveriş gibi düşünün :)

Umarım yazımın sizlere faydası dokunmuştur. Okuduğunuz için teşekkür ederim!

Kaynak: Hakan Mengüç: Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter, 2019.