‘Olmadı işte, yapamadım! İş işten de geçti hem, daha yapsam da bir faydası olmaz. Geç kaldım, çok geç kaldım hayata… Zamana bırakmamı söylüyor zaten herkes. Evet, bunu yapacağım, zamana bırakacağım. Bakalım neler olacak. Çünkü ben artık çabalamayacağım! Çabaladım olmadı, bakalım çabalamayınca ne olacak?’

 Cevabı ben vereyim: Hiçbir şey olmayacak! Evet, zamana bırakınca sadece “pişman” olacaksın. Olmadı, yapamadın ve ilk işin pes etmek oldu öyle mi? Pes ederek kim neyi başarabilmiş, söyleyebilecek misin bana? Peki sen, kendin buna inanıyor musun gerçekten? Geçecek mi zamanla? Yoksa olduğu yerde mi sayacak her şey? Belki daha da geriye gidecek ve yok olacak hayallerinle birlikte...

Düşünelim biraz…

 Evet çok ani bir giriş yaptığımı biliyorum. Ama bu sözleri kendimize hep söylemiyor muyuz? ‘Yapamam, olmaz, geçti artık, bu saatten sonra asla olmaz' ve daha nice, olumsuzluğuyla hayatımızı karartan cümleler… Peki size bir soru soracağım: Bir şeyi artık yapamayacağınızı düşünüp zamana bıraktığınızda, 5 yıl sonrasına baktığınızda ne görüyorsunuz? Gözlerinizi kapatıp biraz düşünün sadece; bir şeyler değişmiş mi? Yoksa hayatınızdaki o boşluğa bir 5 yıl daha mı eklemişsiniz? Evet ya çok değil, alt tarafı bir 5 yıl daha çabalamadan, bir şeyleri ümit ederek, boş boş bekleyerek geçmiş. Peki şimdi bir kez daha düşünün, neler yapabilirdiniz ve neleri değiştirebilirdiniz? Oturup bir anda her şeyin olağanüstü bir şekilde değişeceğini beklemek yerine, zamanınızı ne yönde harcayabilirdiniz?

‘Ama ben denedim ki kaç kere, hiçbirinde olmadı. Daha ne yapayım?’

 Ne yap biliyor musun; yeniden dene, yeniden düş ve yeniden kalk… Evet yap bunu. Defalarca kez yap. Zamanla göreceksin, düşmek artık canını acıtmayacak. Engeller, gözüne engel olarak gözükmeyecek. Zaman; dakikalar, saatler, aylar, yıllar gözünde büyümeyecek. Kendini, kendi gücünü, sınırlarını ve neler yapabileceğini keşfedeceksin. Evet bu yolculuğun en önemli tarafı, kendini tanıyacaksın.

‘Olmuyorsa zorlamak mı gerekiyor yani?’

 Bu sorunun net bir cevabı yoktur bana göre. Öncelikle neyi istediğinize ve bunun hayatınızdaki önemine bağlı. Diyelim ki, hayaliniz çok iyi bir üniversitede tıp bölümü okumak. Şimdi buradaki amaç, öncelikle üniversite okumak, araç ise okunacak bölümün tıp olması. Üniversitenin çok iyi bir üniversite olmasını ise neden istediğinizi sormalısınız kendinize; bunu gerçekten iyi bir eğitim almak için mi istiyorsunuz, yoksa arkadaşlarınıza hava atmak için mi, yoksa o üniversite evinize yakın olduğu için mi…

- Yani eğer bu düşündüğünüz unsurun olmama ihtimalini düşünürsek, amacınıza ve aracınıza bir zarar gelmiyorsa zorlanmasa da olur.

- Peki tıp kazanmayı ne için istiyorsunuz? Tıp olmazsa olabilecek başka bir seçenek var mı? Kazanırsanız ne olur, kazanmazsanız ne olur? – Bunu zorlayıp zorlamamak sadece sizin hedeflerinizin istikrarlı olmasına bağlı.

- Üniversite okumanın ise asıl amaç olduğunu söylemiştik. Asıl amaç ve hedefler her zaman zorlamaya değer. Bunlar zorlanacak! :)

 Evet, etkili bir ilaçtır zaman. Ama boş oturulup bütün görev zamana bırakıldığında değil. Zaman her şeyi tek başına halledemez, bunlar ancak sizin özveri ve çabalarınızla olur. Zamanı yalnız bırakmayın ve ona yardımcı olun. İşin işten geçmesi diye bir şey yok, bazen gecikebilir o işler, bazen ise sizin istediğiniz şekilde değil de, başka bir şekilde gerçekleşir. Ama unutmayın ki, bu hayatta çaba gösterdiğiniz her şeyin karşılığını mutlaka alırsınız. Göreyim sizi! :)