Herkesin kendini en çok sevdiği bir yaşı vardır. Bazıları için 16. yaşı önemli, bazıları 17, çoğunluğunun 18. Ama 20 li yaşlarda olanların bence en sevdiği yaşı 19. Hep 19'da kalmak istediklerini birçok arkadaşımdan duydum. Ben de galiba hep bu istek içerisinde bulunacağım.

 

   Bence 19 yaşın güzelliğinin farkındalığını 19 yaşımdayken hissetmek kendimi şanslı hissettiriyor. Her yaşımızı yaşayarak geçirmeliyiz. Geriye baktığımızda boş uğraşlarla geçen yıllar görmekten ise kendimize birçok şey öğrettiğimiz yıllar görmek bizim elimizde. Fotoğraf albümümüzü açtığımızda her yerden, her mekandan, görmek ve gezmek istediğimiz  birçok yerden biriktirdiğimiz anıları, yüzümüzdeki tatlı gülümsemeyle üçüncü bir kişi olarak görmek ne kadar güzel olur ama değil mi?

 

  Her yaşımızı, her anımızı değerlendirmek için elimize geçen fırsatları iyi kullanmalıyız. Mesela düşünelim; odandasın, arkadaşın arıyor ve senin ne zamandır gitmek istediğin yere gidelim diyor ama sen hiç dışarı çıkasın olmadığı için reddediyorsun. Tabii ki başka zamanda gidebilirsin ama neden o zaman şimdi olmasın ki, özellikle kendini kötü hissettiğin zamanlarda sevdiğin insanlarla dışarı çıkmalısın ki kendini iyi hissedebilesin.

   Bir de bu yaş aralıklarında her şeye daha duyarlı oluyoruz, özellikle aşklı olaylara. Bu konuda aklında bulunmasını söyleyebileceğim tek şey, senden kıymetli hiç kimse yok, o insan senin hayatının sonu değil, onunla birlikte olmazsan ölmezsin. Hayatına devam et. Bu senin hayatın, kimsenin batırmasına izin verme.

 

   19 yaşındayken hayatında birçok yeniliklere yer vermiş oluyor çoğu insan. Yeni bir okul, yeni arkadaşlar, yeni bir şehir, keşfedilecek bir sürü yeni mekan, yeni bir ev. En önemlisi de artık tek başınasın, bazı zorlukların altından ailen olmadan kalkabileceğin yıllara giriş yapıyorsun. Bu çok heyecan verici!

  Çoğu insan en çok da bu yaşlarda kendini geliştirme arzusuyla doluyor bence. Üniversiteye başlamanın getirdiği bir duygu mu yoksa kendini geliştirebilecek ortamı bulduğu için mi böyle bilmiyorum. Bu arzunun hiç sönmemesini diliyorum.

 

   Son olarak ise her insanın hayatı dört dörtlük değil, her şeyin mükemmel olma ihtimali yok. Bunları kabullenerek yaşamalıyız. Herkesin hayatı özeldir. Sanki en kötü hayatı sen yaşıyormuşsun gibi gelebilir sana, eğer gerçekten de öyleyse bu gidişatı değiştirmek senin elinde. Her şeyi değiştirmek senin elinde, senin içinde…