Bazen kendimizi bu dünyanın, kocaman evrenin hiçbir yerine ait hissetmeyiz. Eğer bu yazıyı okumaya başladıysanız muhtemelen siz de bu hisleri yaşamışsınızdır. Aidiyet duygusu, yaşamadığımızda bizim için acı verici olabilir. Bunca zamandır bastırdığınız, görmezden geldiğiniz duyguları ve problemleri ortaya çıkarabilir. Hayatınızın bir anlamı olmadığını düşünebilirsiniz.

Aidiyet duygusu hissetmemek aslında toplumla ve değerleriyle bağdaşmadığınızı düşündüğünüzde olur. Buraya, bu dünyaya ve topluma ait olmadığınızı düşünüyorsanız gelin ne yapmamız gerektiğine ışık tutalım:

1. Dünyada var olan tüm nezaket ve güzelliği kendinize hatırlatın.

Toplumda ve dünyada olup bitenler sizi hayal kırıklığına uğratıyorsa, bunun bir parçası olmak istememeniz çok normaldir. Hatta bunun bir adı da var. Dünyada yaşanan tüm acılar yüzünden derinden öfke duyuyorsanız ancak bu konuda bir şey yapamayacağınızın da farkındaysanız “Weltschmerz” adı verilen bir durum yaşıyorsunuz.

Ne yazık ki dünyayı kendi başımıza değiştiremeyiz ancak bu duygusal durumla başa çıkabiliriz. Tek gereken parlak tarafa başımızı döndürmek. Evet her gün korkunç, berbat, çirkin olaylar yaşanıyor ancak bunlarla birlikte bilgelik, nezaket ve iyilik gösteren insanların da birçok örneği var. Hiçbir yere ait hissetmediğinizde o insanların varlığıyla kendinizi rahatlatabilir veya o insanlardan biri olmak için çabalayabilirsiniz.

2. Kabilenizi bulun.

Hiçbir yere ait olmadığınızı düşünüyorsanız kabilenizi henüz bulamamış olabilirsiniz. Ve evet, buna ulaşmak en zor şeylerden biri olabilir. Ayrıca kimseye ihtiyacınız olmadığını ve tek başınıza iyi olduğunuzu da düşünebilirsiniz.

Bununla birlikte, sizinle benzer düşünen insanlarla zaman geçirmek, onlarla duygusal bağ ve iletişim kurmak başınıza gelebilecek en hoş şeylerden biridir.

Peki kabilenizi nasıl bulacaksınız? Cevap basit: Tutkunuzu takip edin.

Örneğin, bir hayvan aşığıysanız, bir hayvan barınağı için gönüllü olun. Sanat hayranıysanız, bir resim dersine kaydolun veya sergilere katılın. Bunlar dost bulacağınız anlamına gelmez. Ancak, size benzer ilgi ve idealleri olan insanlarla tanışmak için harika birer fırsattır.

3. Çevrenizdekilerle yeniden bağ kurun.

Bazen aidiyet duygusu, çevremizdeki insanlara yabancılık hissettiğimizde azalır. Ailenize ait olmadığınızı düşünüyorsanız onlarla yeniden bağ kurmanın yollarını bulmalısınız. Söylemesi yapmasından kolay, biliyorum ancak tek yapmanız gereken odağınızı doğru yöne kaydırmaktır. Yukarıda bahsettiğimiz, dünyadaki nezaketi hatırlayın. Benzer şekilde, etrafınızdakilerin olumlu, güçlü ve güzel özelliklerine odaklanın.

Ardından sizi aileniz veya arkadaşlarınızla ortak paydada buluşturan her şeyi düşünün. İnanın bana, tamamen farklı olduğunuzu düşündüğünüz insanlarla ortak bir şey bulabilirsiniz. Şu anda kendinizi ailenizin yanında uzaylı gibi hissediyor olabilirsiniz. Ama size bugün olduğunuz kişiyi inşa etmenize yardım eden birçok iyi şeyi onlar verdiler. Bunu unutmayın.

4. Doğaya yaklaşın.

Bugünün toplumunun yüzeyselliği yüzünden kendinizi hiçbir yere ait hissetmeyebilirsiniz. Ancak gezegenimizin burada bir suçu yok. Doğaya yaklaşmak, ayrışma ile savaşmanın ve gerçekliğe yeniden bağlanmanın harika bir yoludur. Bazen dünyadan dışlanmış hissederiz çünkü gerçeklikle olan bağımızı kaybederiz.

Doğayla tekrar bağ kurmanın yolları basittir. En kolayı ise ayağınızın altındaki zeminin fiziksel hissini yaşamak için yalınayak yürümek. Bunu yapacak imkanınız yoksa dışarıda yürüyüşe çıkabilir ve anı yaşayabilirsiniz. Görebileceğiniz, koklayabileceğiniz ve duyabileceğiniz ağaçlar, çiçekler ve bitkiler hakkındaki her ayrıntıya dikkat edin. Sessiz bir yere oturun veya ayakta durun. Hislerinizi gözden geçirin. Belki topluma ait hissetmediğiniz zamanlar olacaktır ama her zaman bu gezegene ait olduğunuzu fark edeceksiniz.

5. Bir amaç bulun.

Bazen hiçbir yere ait olmadığınızı hissedersiniz çünkü hayatınız anlamsızdır. Bu nedenle amacınızı keşfetmek, hayattaki yerinizi bulmanın ve bir uzaylı ya da uyumsuz gibi hissetmeyi bırakmanın temel yollarından biridir.

Büyük amaçlarla başlamak zorunda değilsiniz, tek yapmanız gereken sizi hayatta hissettirecek şeyler bulmak. Herhangi bir şey olabilir, boş zamanınızı geçirmek için basit bir hobi bile. Ya da hayatınıza heyecan ve tatmin getirecek yeni bir hedef olabilir. Tutkulu olduğunuz şeyler önemsiz görünüyorsa veya popüler değilse endişelenmeyin. Önemli olan sizi mutlu etmeleridir.

Yaşamak için bir amacınız olduğunda bu histen kurtulursunuz. Sizi heyecanlandıran şeyler yaptığınızda aidiyet duygusu artmaya başlar.

Kendimi Hiçbir Yere Ait Hissetmiyorum Ama Bu Kötü Bir Şey Değil.

Unutmamanız gereken bir şey var: Aidiyet duygusu ile mücadeleniz nedeniyle asla kendiniz hakkında kötü hissetmeyin. Bu yanlış bir şey değil. Bir dahaki sefere bu şekilde hissettiğinizde bunları hatırlayın. Belki de daha derin değerlere ve farkındalığa sahip farklı bir insansınızdır ve o yüzden bu hissi yaşıyorsunuzdur. İşte bu kesinlikle iyi bir şey!