İçe dönüklük (introvert) son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz bir kavram. İçe dönük kişiler; sosyal ilişkiler kurmak yerine yalnız zaman geçirmeyi tercih eden, yalnızken enerjisini yenileyebilen, kalabalık ortamlarda rahatsızlık hisseden kişilerdir diyebiliriz.

Tatil gününüzü arkadaşlarınızla kalabalık bir ortamda mı geçirmeyi tercih edersiniz yoksa yatağınıza gömülüp kitaplara dalarak mı? Ben ikiyi seçiyorum :)

Arkadaş grubuyla bol maceralı bir tatil mi yoksa bir-iki yakın arkadaşla sakin bir tatil mi? Ben yine ikiyi seçtim :)

Sizin cevabınız nedir?

Bakalım içe dönük kişiler nasıl özellikler sergiliyor?

1. Yalnızken pek sıkılmazlar.

İçe dönüklüğün en önemli işaretlerinden biri, kendinizin keyfini çıkarmaktır. Zamanınızı dolduracak bir şeyler bulursunuz ve kendi başınızayken nadiren sıkılırsınız. Böylece, herkes dışarı çıkarken siz evde yalnız kaldığınızda bunu sorun etmezsiniz.

2. Sosyal çevresini küçük ama kaliteli tutarlar.

İçe dönük kişiler, her yerde bağlantıya ihtiyaç duymaz. Sadece birkaç iyi ve sadık arkadaş onlar için yeterlidir. İçe dönüklere göre arkadaş tanımı, gerçek olanı bilen ve aranızda samimi şeyleri paylaşacak güven olan kişidir. İletişim derinliği, içe dönükler için önemlidir. Anlamlı konuları tartışamıyor veya kişisel konularda güvenemiyorlarsa o kişileri arkadaş olarak görmez ve çevrelerinde tutmazlar.

3. Bire bir iletişimi tercih ederler.

İçe dönüklerin diğer insanlarla konuşmayı sevmediği yanılgısı var ne yazık ki. Aslında yalnızca en yakın arkadaşla kahve içmek veya aileyle bir film gecesi gibi daha samimi ortamlarda iletişimi tercih ediyorlar.

Bire bir iletişimden hoşlanıyorsanız karşınızdaki kişiyle gerçek bir bağ kurduğunuzu bildiğiniz içindir!

4. Sosyal etkinliklerden sonra kendilerini şarj etmek için zamana ihtiyaç duyarlar.

Bu da içe dönüklüğün anahtarlarından biridir. Eğer çok fazla sosyal etkileşimde bulunurlarsa duygusal, zihinsel ve hatta fiziksel olarak yorgun hissederler. Sosyal bir etkinlikte eğleniyor olsalar bile, bir süre sonra, yeterince eğlendiğini düşünürler ve kendi kabuğuna çekilme zamanı geldiğine karar verirler. Eve döner, duş alır ve yataklarında dinlenerek kendilerini yenilerler.

5. Küçük konuşmalardan nefret ederler.

Muhtemelen içe dönüklerin yanlış anlaşıldıkları özelliklerinden biridir. Diğer insanlar, içe dönüklerin ilgisiz ve umursamaz olduklarını düşünürler ancak içe dönükler için küçük konuşma yapma zorunluluğundan daha kötü bir şey yoktur. “Nasılsın?” gibi sorular sormaktan veya havanın nasıl olduğuyla ilgili anlamsız konulardan konuşmaktan nefret ederler.

İçe dönükler derin bir iletişime her şeyden daha fazla değer verirler. Bu nedenle anlamsız konuşmaların yorucu olduğunu düşünürler.

6. Karar vermeden veya zor bir konuşma yapmadan önce düşünmek için zamana ihtiyaç duyarlar.

İçe dönük kişiler, hızlı kararlar veremezler. Beyinleri, herhangi bir karar verebilmek için (önemsiz konularda da olsa) bolca zaman ister. Spontane yaşamayı sevmezler ve karşılarına çıkacak her şeye hazırlıklı olmayı tercih ederler. Bu, içe dönük olmanın başka bir işaretidir. Örneğin, birisiyle rahatsız hissedecekleri bir konuşma yapacaklarsa, ona nasıl yaklaşacaklarını ve tam olarak ne söyleyeceklerini önceden düşünürler.

7. Yazılı iletişimde kendilerine daha çok güvenirler.

İçe dönükler, yazarak iletişim kurmada çok daha iyidirler. Çoğu yazar ve şairin içe dönük bir kişiliğe sahip olması tesadüf değildir. Zengin iç dünyaları, tutarlı ve sabırla çalışma yetenekleri, onlara yazılı iletişimde kendilerini doğru bir şekilde ifade etmelerini sağlar. Söyleyecekleri her şeyi dikkatlice düşündüklerinden dolayı yazmak, konuşmanın aksine onlara bu ayrıcalığı verir.

8. Bireysel çalışmalarda daha verimli olurlar.

Ekip çalışması, içe dönüklerin zayıf yönlerinden biridir. Yalnız çalışırken daha verimli olurlar. Sürekli denetim veya başkalarıyla etkileşim, dikkatlerini dağıtır ve verimliliklerine önemli ölçüde zarar verir. İçe dönük ekip arkadaşınızı yalnız bırakın, zihninin tüm ihtişamıyla çalıştığını göreceksiniz.

9. Yeni ortamlara ve insanlara alışmak için zamana ihtiyaç duyarlar.

İçe dönükler, tanıdık ortamları tercih ederler ve önemli değişiklikleri stresli bulurlar. Bu nedenle yeni bir eve taşındıklarında, yeni bir okula başladıklarında ve hatta yeni bir ilişki kurdularsa buna alışmak için biraz zamana ihtiyaç duyarlar. Bu herkes için bir ölçüde doğru olsa da içe dönüklerin diğer kişiliklere göre biraz daha fazla zamana ihtiyacı olabilir.

10. İnsanları tanımada iyilerdir.

İçe dönükler, çevrelerine göre düşüncelerine daha fazla odaklanmış olsalar da sezgileri güçlüdür ve insanların davranışlarındaki nüansları ayırt edebilirler. İnsanları izlemek, içe dönüklerin hobileri arasındadır. Çevrelerindeki insanlarda beden dili ipuçlarını sezgileriyle fark ederler ve biri kendisi gibi davranmadığında bunu hissederler.

Ben tüm bu maddelerde kendimi buldum! Peki ya siz?

İçe dönüklerin özellikleri ve davranışları bazen garip görünebilir ve diğer insanlar tarafından kolayca yanlış anlaşılabilir ancak bu onların kusurlu olduğu anlamına gelmez. Sadece farklıdırlar. Bu kişilik özelliklerinin birçok olumlu niteliği ve gizli gücü vardır. Tek yapmamız gereken bunu kabullenip kendinizi dışa dönük olmaya zorlamamaktır. Olmadığınız biri gibi davranmayı istemezsiniz, öyle değil mi?