Biz gençler, içimizde hayatı güzelleştirme isteği barındırıyoruz. Gittiğimiz yeri canlandırabilme özelliğimiz var ayrıca. Bunu gördüğümüz her yaşlı insan söyler hatta: Ah gençleri gördüğümüz zaman içimiz açılıyor!

   Bazen içimizdeki isteği kaybettiğimizi düşünürüz. Yaşama sevincimizi azaltan bazı olaylar yaşayabiliriz ya da stresli bir hayat içinde ne istediğimizi anlamaya fırsatımız olmaz. Bazen bizi ateşleyecek bir şeylere ihtiyaç duyarız. Bizi motive edecek birine ya da belki bir şarkı sözüne. Ya da okuduğumuz kitabın içindeki bir cümle bile içimizdeki isteğin uyanmasına yardımcı olabilir.

   Ben de bu yazımda beni etkileyen, beni motive eden, hayata farklı yaklaşmamı sağlayan ve ben de bir şeyleri değiştirme isteği uyandıran 3 kitaptan bahsedeceğim:

   1) Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı

   Bu kitabı duymayan kalmamıştır sanırım. Ben bu kitabı ilk aldığımda her zamanki kişisel gelişim kitaplarından biri olduğunu düşünmüştüm, beni bu kadar etkileyeceğini ve içinde böylesine faydalı bilgiler olacağını düşünmemiştim. Ikigai, en basit tanımıyla sabah yataktan kalkmak için bir sebebinin olması demektir. Japonlar, kendilerine yaşamak için bir gaye buluyorlar ve bu gayelerinin doğrultusunda bir hayat sürüyorlar. Zamanla değişebiliyor bu gaye ancak onlar hiç durmadan çalışmaya devam ediyorlar, böylece uzun seneler yaşayabiliyorlar çünkü ne demiş atalarımız: İşleyen demir ışıldar!

   2) Beyaz Zambaklar Ülkesinde - Grigoriy Petrov

   İlk kez Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye çevrilen kitap, Finlandiya’nın esaret halindeki bataklıklar ülkesinden özgür bir beyaz zambaklar ülkesine dönüşünü anlatıyor. Atatürk bu kitabın derhal okul müfredatlarına dahil edilmesini istedi, ona göre bu kitabı Türk öğrenciler ve askerler yaşamı yenilemek için kesinlikle okumalıydılar. Bu kitaptan çıkarabileceğimiz bir sürü ders var aslında. Finlandiya elinde hiçbir kaynağı bulunmayan hatta özgür bile olmayan bir ülke iken şu anda eğitimiyle karşımıza çıkan bir ülkeye dönüştü. Bunun altında sadece ve sadece özveri yatıyor. Ülke olarak gelişmemiz ve ilerlememiz açısından yol gösterici bir kitap olduğuna inanıyorum ama tabi öncelikle kendimizi geliştirmekten başlamalıyız.

Eğer gençliğin ruhunu tarım yapılmayan bir tarla gibi kendi haline bırakırsanız, orada ısırgan otları ve dikenler yetişir. (Sayfa 72)

 

3) Küçük Prens - Antoine de Saint-Exupéry

   Aslında çocuk kitabı olan Küçük Prens, içinde barındırdığı felsefelerle her yaşta okunabilecek bir şaheser. Küçük Prens, içimizdeki çocuğa sesleniyor. Hayal gücümüzü büyüdüğümüzde yitirdiğimizi fark ettiriyor bize. Önem verdiğimiz şeylerin genelde sayılarla ölçülebilir şeylere dönüştüğünü gösteriyor. Benim bu kitaptan aldığım en güzel şey hayal gücümüzün kıymeti. Hayal ettikçe var oluyoruz, hayal ettikçe üretebiliyoruz, hayal ettikçe başarabiliyoruz. Büyüdükçe içimizdeki çocuğu kaybetmeyelim, ona sımsıkı sarılalım.

" Peki insanlar nerede? " dedi küçük prens. " İnsan kendisini çölde çok yalnız hissediyor. " 
" İnsanların içinde de öyle hissedersin. " dedi yılan. " Arada pek fark yoktur. "