İlk defa Pauline Rose Clance & Suzanne Imes’ın 1978’de yayımladıkları makalede karşımıza çıkan ‘imposter sendromu’ terimi, özellikle günümüzde oldukça popülerlik kazanan ve çoğu bireyin karşılaştığı bir durum olarak adlandırılıyor. Gelin impostor yani ‘sahtekarlık’ sendromuna hep beraber bakalım!

 İmpostor sendromu, genellikle kadınlarda görülen bir durum olmakla birlikte, yaşadığımız dönemde cinsiyet gözetmeksizin karşılaşılan sorunlardan bir tanesi. Bireyin içinde bulunduğu başarılı durumları, akademik ve profesyonel başarılarını aslında kendisinin gerçekleştirdiğine bir türlü inanamaması temeline dayanıyor. Bu düşünce şekline göre, kişi sahip olduğu tüm başarıları şansa ya da herhangi bir dış etmene ve onların katkılarına borçlu. Dolayısıyla kazandığı başarının hiçbir şekilde kendisine ait olmadığını düşünen ve yalnızca dış etkiler sayesinde hedeflerine ulaştığına inanan bu bireyler çevrelerindeki insanları da ‘kandırdıklarını’ ve bir gün ‘foyalarının’ ortaya çıkacağına inanıyorlar.

 Genellikle akademide karşılaşılan bu sendrom, kadınların yaşamlarında karşılaştıkları kaygılarının ve endişelerinin de devasa boyutlarını vurguluyor. Sürekli ‘aslında yetersiz olduğunun’ ortaya çıkacağına inanan kadınlar, profesyonel hayatlarına daha sıkı sarılıp mükemmele ulaşmaya, böylece aslında kendi kurguladıkları geçmişlerini affettirmeye çalışıyorlar. Fakat bu yorucu ve tüketici temponun sonunda kendilerini daha da bitkin hissederek mutsuzlaşıyorlar.

 Gerek okul yaşamlarında gerekse iş hayatlarında özellikle kadınların peşini bırakmayan bu ‘impostor sendromu’na sahip olup olmadığınızı aşağıdaki testi çözerek öğrenebilirsiniz. Teste orijinal dilinden ulaşmak için buraya tıklayın.

 Cevapladığınız her soruya Hiçbir Zaman için 1 puan, Nadiren için 2 puan, Zaman Zaman için 3 puan, Sıklıkla için 4 puan ve Her Zaman için 5 puan olmak üzere not vermeyi unutmayın.

  1. Bir işe başlamadan önce başarısız olacağımı düşündüğüm halde çoğu zaman korktuğum şey gerçekleşmedi, bu işleri başarıyla tamamladım.
  2. Gerçekten öyle olmasam da bir işte oldukça yetenekliymişim gibi görünebilirim.
  3. Değerlendirmelerden mümkün olduğunca kaçınmak isterim, başkalarının beni değerlendirmesi beni tedirgin ediyor.
  4. İnsanlar beni başardığım herhangi bir şey için takdir ettiğinde, gelecekte onların beklentilerini karşılayamayacağımı ve onları hayal kırıklığına uğratacağımı düşünüyorum.
  5. Bazen şu anda olduğum yeri veya sahip olduğum başarıları doğru zamanda doğru yerde olmama ya da doğru kişileri tanımama borçlu olduğumu düşünüyorum.
  6. Benim için önemli olan insanların düşündükleri kadar yeterli veya yetenekli olmadığımı fark edebileceklerinden korkuyorum.
  7. Daha iyisini yapabileceğim durumları, en iyisini yaptığıma inandığım durumlardan çok hatırlıyorum.
  8. Nadiren bir işi gerçekten yapmak istediğim kadar başarılı şekilde yapıyorum.
  9. Bazen işimi ya da hayattaki başarımı bir çeşit hata sonucunda elde ettiğimi hissediyorum.
  10. Zekâm veya başarılarım hakkında aldığım iltifatları veya övgüleri kabul etmek benim için oldukça zor.
  11. Zaman zaman başarılarımı şans sonucunda elde ettiğime inanıyorum.
  12. Bazen şu anda sahip olduğum başarıları yetersiz görüyorum ve daha fazlasını başarmış olmam gerektiğini düşünüyorum.
  13. Bazen diğerlerinin aslında ne kadar bilgisiz veya yeteneksiz olduğumu fark edeceklerinden korkuyorum.
  14. Genellikle başladığım işlerde başarılı olsam da yeni bir şeye başlamadan önce sıklıkla başarısızlığımdan korkuyorum.
  15. Bir şeyi başardığımda ve bu başarıyla tanındığımda, başarılı olma halini tekrar edebileceğimden şüpheleniyorum.
  16. Eğer başarılarım için büyük bir iltifat ya da takdir alırsam, başardığım bu şeyleri önemsizleştirmeye çalışıyorum, kendime o kadar da önemli şeyler olmadığını söylüyorum.
  17. Kendimi ve yeteneklerimi sık sık çevremdekilerle kıyaslıyorum ve benden daha akıllı olabileceklerini düşünüyorum.
  18. Etrafımdakiler her ne kadar benim başaracağıma olan inançlarını dile getirseler de sık sık sınavlarda ya da üzerinde çalıştığım projelerde başarısız olacağıma inanıyorum.
  19. Eğer terfi alacaksam ya da bir şekilde tanınacaksam, bunu kesin bir şekilde olana dek birisiyle paylaşmaya çekinirim.
  20. Başarı içeren durumlarda “en iyisi” ya da “en takdire değer” olan kişi olmazsam kendimi kötü ve hevesim kırılmış hissediyorum.

 Genel skorunuz 40 ve altıysa impostor sendromu özelliklerini taşımıyorsunuz demektir; eğer 41 ve 60 arasındaysa orta düzey , 61 ve 80 arasındaysa yüksek, 80 ve üzeri ise oldukça yüksek derecede imposter sendroma sahip olduğunuz anlamına geliyor. Skorun aşırı yüksek olması dolayısıyla kişinin hayat kalitesini ve mutluluğunu da oldukça olumsuz etkiliyor. Umarız ki, öncelikle akademik hayatta ve iş yaşamında bu sendromdan muzdarip olan kadınlar olmak üzere, herbirimiz kendi başarılarımızdan tat alabilir ve kendimizi takdir edebilir hale gelebiliriz!