Hepimiz silahlı adamların iz üstünde olduğu filmler izlemişizdir. Takip ettikleri kişilerin evlerine girerler ve çekmeceleri karıştırırlar. Biz ise onların yerine kendimizi koyarız, peki siz takip eden misiniz yoksa takip edilen mi? Düşlerinizi bilmem ama yaşadığınız sürece takip ediliyorsunuz. Bizim de çekmecemizi karıştıranlar var ve biz o çekmeceye hakkımızdaki her bilgiyi koyuyoruz. Kimden mi bahsediyorum? Sosyal medya ve çerezler!

Hayatımızı kolaylaştırıyor!

 Sosyal medyalarda kullanılan algoritma sizin için hayatı kolaylaştırmak üzerine kurulu. Daha fazla vakit geçirdiğiniz içerikleri önünüze sunarak yapıyor bunu. Muhtemelen bunu en kolay Pinterest uygulamasında anlayabilirsiniz. Farklı mesleklere ve ilgi alanlarına sahip iki insanın Pinterest akışı o kadar farklı oluyor ki. Çünkü siz bir uygulamayı kullanmaya başladığınız anda izlenmeye de başlıyorsunuz. Sistem sizin kullanım alışkanlıklarınıza göre size bir akış oluşturmakla sorumlu. Hangi tür içeriklerde ne kadar vakit geçiriyorsunuz? Videolara mı yoksa fotoğraflara mı daha fazla vakit ayırıyorsunuz?

Kendimizi oluşturuyoruz!

 Sizin ilgi alanlarınıza göre yapılan filtrelemelerle ‘’siz’’ kendi kendinizi oluşturuyorsunuz ve onlar da sizin isteklerinizi size sunuyor. Hatta bir uygulamada baktığınız ürünleri başka bir uygulama reklamlarında gösterebiliyor. Ve bu durumu fark ettiğinizde durum biraz ürkütücü bir hal almaya başlıyor. Çünkü bizi bizden daha iyi tanımaya başlıyorlar ve son zamanlarda olan olaylarla birlikte sosyal medyaya olan güvenimizi de kaybetmeye başladık.

Vazgeçmiyoruz, hatta izin veriyoruz!

 Fakat yine de sosyal medya hayatımızın merkezinde. Bilgi almak için bir siteyi ziyaret ettiğimizde bile karşımıza geçmişimiz çıkıyor. Ve çoğu zaman izin istiyorlar, farkında olmadan veriyoruz. Çerezler de her zaman karşımıza çıkıyor. Bizden izin istiyor ya da haber veriyor ve biz ona onay veriyoruz. Çünkü kendini bize çerezler adı altında tanıtarak aslında içeriği hakkında bilgi vermiyor. Çerezler, internet siteleri üzerinden bilgisayarımıza bırakılan tanımlama dosyalarının ismi. Oturum bilgilerimizi saklayan ve sosyal ağa parolamızı unutturmayanlar da onlar.

 Yapacakları şeyleri fark ettirmeden yapıyorlar. Evet bu bizim sosyal medyayı daha rahat kullanmamız için oluşturulmuş bir sistem. Fakat bu sistem üzerinden bize ürün sattırılabiliyor, bilgilerimiz sızdırılabiliyor ve belli konularda propaganda bile yapılabiliyor. Tabii ki bu durumun çözümü bilgisayarımızı ya da telefonumuzu çöpe atmak değil. Hatta bu durum çözülmeli mi o konu da tartışmaya açık. Fakat yine de farkında olmalıyız ve haklı olarak onlara güvenmek istiyoruz. Ya da Mark Zuckerberg'ün de dediği gibi bizi hak ediyorlar mı merak ediyoruz!

Verilerinizi koruma sorumluluğumuz var, eğer bunu yapamıyorsak sizi de hak etmiyoruz demektir