Hepimizin hayalleri, hedefleri var. Kimimiz hayallerini gerçekleştirmek için bir adım atar. Kimimiz bu adımı devam ettirir. Kimimiz de başkalarının lafına bakarak kendine inanmayıp zorluklardan korkarak ne adım atar, ne de attığı o küçük ama etkili adımı devam ettirir. Korkularımız, yargılarımız, başkalarının düşünceleri çoğu zaman kendimizden hatta hayallerimizden daha değerli oluyor ve bu durum özgüvenimizi sarsarak içimizdeki ateşi söndürüyor.  Peki bunları karşımıza alsak, kendimize inansak, korkularımızla yüzleşip pes etmesek inandığımız, istediğimiz durumu gerçekleştirmek pek de zor olmaz. İşte size kendine inanıp pes etmeyenlerin yaptığı 6 TED Konuşması!

 

1) Engelleri Avantaja Çevirin: Betul MARDİN

   Betul M., Mardin Ailesi'nin ikinci kız evladı olarak İstanbul'da doğmuş. Beş yaşına kadar konuşamamış, on üç yaşına kadar da kekeleyip konuşarak hayatına devam etmiş biri. Bir gün kendine inanıp insanların ona karşı olan dalgalarından bıkmış ve hayatını değiştiren o yemini etmiş. Ağzına aldığı taş ile normal konuşmaya çalışarak ilk hedeflerine olan o adımı atmış. Şimdi ise kendisi Türk Halkla İlişkiler Uzmanı hatta Halkla İlişkilerin Türkiye'deki kurucularından biri. "Mesleğini nasıl Türkiye'ye kadar getirmiş, peki bunların hepsini nasıl başardı?" gibi sorularınız varsa konuşmanın tamamını bir de onun ağzından dinleyebilirsiniz.

2) Çocukluğun Hapishanesidir Yetişkinlik: Ayşe Şule BİLGİÇ

   Pepee'yi hiç izlediniz mi ya da hiç duydunuz mu? Peki Pepee'nin "İlk Türk Yapımı Çizgi Film" olduğunu biliyor muydunuz? Ayşe Şule'nin kendisine "Ben ne için varım, amacım ne?" sorusu üzerine ortaya çıkmış bir girişim aslında Pepee. Aynı zamanda Ayşe Şule lisede sayısal okuyup iletişim seçen biri. Çocukluğundan beri o süregelen "yapamazsın, olmaz, ne gerek var" sözlerine inanmayıp istediği bölümü okuyan, ilk Türk yapımı çizgi filmi yapan biri. Kendisi bu durumu şöyle özetliyor: "Dünya ezberleri bozduğunuz da daha güzel bir yer, sizin için de başkaları için de."

3) Ve Bir Gün Bir Kadın F-16 Uçurmak İsterse: Berna Şen ŞENOL 

   Berna Şen Ş. Hava Harp Okuluna ilk katıldığı yıllarda okuluna yaklaşık iki yüz öğrenci alınmıştı ve bu öğrencilerin sadece onikisi kadındı. Maalesef toplumda tercihlerimizden, cinsiyetimizden, fikirlerimizden ve hatta ırkımızdan dolayı bile yargılanabiliyoruz. Berna Şen Ş.'de bu durumu yaşayanlardan biri. Bazı öğretmenleri onun başarısını görüp bildikleri halde onu sırf kadın olduğu için küçümseyerek vazgeçirmeye çalışmışlar. Hem de neredeyse her konuda onu başka kısımlara yönlendirmeye, motivasyonunu azaltmak için var güçleriyle uğraşarak. Şu anda ise  Berna Şen Şenol gelecekteki pilot adaylarına dersler veriyor ve kendisi "İlk Türk Kadın F-16'ı Pilotu."

4) Olmaz'ları Birleştirmek: Mehmet AKSEL 

   Hayallerimiz, amaçlarımız var. Onları gerçekleştirmek istiyoruz ama diğer taraftan da insanlar sürekli "olmaz, ne gerek var, yapamazsın, zor iş, imkansız..." diyerek motivasyonumuzu, kendimize olan inancımızı azaltmaya çalışıyor. Bilerek ya da bilmeyerek. Mehmet A. da 'olmaz'lara inanmayıp olmazları birleştirerek "olur" diyen bir girişimci.  Mehmet A. lise ve üniversiteyi büyük bir isteksizlikle bitirdi. Bir sürü yerde çalıştı, deneyimler edindi. En sonunda bir amaç, bir plan belirledi. Planında ise "dünyanın en iyi aşçılık okulunu kurmak" vardı. 2004 yılında Mutfak Sanatları Akademisi (MSA)'ni kurdu ve 2011 yılında "Dünya'nın En İyi Aşçılık Okulu" ödülünü kazandı. Ben şahsen konuşmayı dinlerken çok keyif aldım. Kendisi tecrübelerini esprili bir anlatımla seyircilere sunuyor. 

5) Engelleri Kaldırmak: Duygu KAYAMAN

   Duygu K. hayata bir engelle başlamış ve bu engelle de devam ediyor ya da biz öyle sanıyoruz. İstersek engelleri aşarız, kendimiz engel de oluşturabiliriz tek çözüm emek verip pes etmemek. Bu konunun en güzel temsilcilerinden biri de Duygu Kayaman. Kendisi özel okullarda okumuş, kitapları hissettmiş, hatta sıradan okullarda da sözel, sayısal dersler görmüş. Arkadaşları, ailesi ve öğretmenlerinin desteğiyle de çoğu konularda hiç de zorlanmamış ve kendi çabasıyla üniversite kazanmış biri. O yapılamazlara, engellere inat amaçlarına ulaştı ve ulaşmaya da devam ediyor.

6) Köyden New York'a: Ümmiye KOÇAK

   Adana'da on kardeşten altıncısı olarak dünyaya gelmiş, okula gitmeyi çok isteyen ama o yıllarda ki adet sebebi ile okula gidemeyen kız çocuklarından biri idi. Gençlik yıllarında gelin gittiği köyde yetenek ve amaçlarını fark ederek köydeki sorunlardan başlayarak yavaş yavaş tiyatroya atıldı Ümmiye Koçak. Yazdığı eserler o kadar ses getirdi ki şuan da 500'den fazla tiyatro oyunu canlandırdı. Ümmiye Teyze'nin adı köyden New York'a kadar duyuldu ve o adını duyurmaya, yaş gibi bir kavramı pek de önemsemeden hayallerini gerçekleştirmeye devam ediyor.

   İyi seyirler! Her daim kendinizden ve başkalarından güç aldığınız zamanlarınız olması dileğiyle...