Bir girişimin ya da bir fikrin başarılı olup olmaması neye bağlıdır sizce?

   Mutlaka birçok etken var  fakat tüm başarılı sonuçların arkasında hiç sekmeyen bir gerçek olduğunu söylesek: Kırılma anında kırılmamak! Aşağıda okuyacağınız satırlarda size 2 büyük girişimden bahsedeceğim ve her ikisinin de ne zorluklardan geçtiğine şahit olacaksınız. Tam artık bu iş bitti derken umut ışıklarının size göz kırptığı bir gününüz olsun. İyi okumalar!

1) KFC

   Uzun zaman farklı işlerde çalışan Albay Harland David Sanders, bu işlerde bir türlü dikiş tutturamamış ve en son kurduğu şirket batmıştır. Bir benzinlikte kızarmış tavuk satmaya başlayan Albay Sanders, bu sefer başarılı olmuştu ve tavukları ona iyi bir gelir kapısı oluşturmuştu. Fakat  1929 yılında Büyük Buhran adı verilen  ve tüm dünyayı etkileyen bir ekonomik kriz yaşandı. Haliyle Albay Sanders'ın da işleri kötüye gitti ve bir girişimi daha iflas ile sonuçlandı.

   Son çare, mucidi olduğu tarifi para karşılığı restoranlara satmak üzere yola koyuldu. İlk girdiği restorandan ret  cevabını alan Sanders, diğer restoranlara da sordu.  Fakat değil 10. restoran 100. restorandan bile olumlu sonuç alamamıştı. Ama vazgeçmedi. Tamı tamına 1008 restorandan geri çevrilen Sanders, hayatını değiştirecek olumlu yanıtı 1009. restoranda buldu. Ve sonra gitgide ünlenen bu tavuklar başka restoranlara da satılmaya başlandı. Sonrası günümüz KFC zinciri. Önemli bir ayrıntı daha söylemeliyim ki, KFC logosundaki o tatlı amca tüm bunları başarırken 63 yaşındaydı. Albay Sanders, bize bu hikayesiyle bir şeylere başlamak için hiçbir zaman geç olmadığını kanıtlıyor.

2) VTG HOLDİNG

   Üç genç girişimci tarafından kurulan maden şirketidir. Peki kim onlar? Nedir hikayeleri? Başarıya nasıl ulaşmışlar? Gelin hep birlikte öğrenelim:

   Vuslat Bayoğlu, Tarık İmre, Gökhan Kantarcıgil. Bu üç arkadaş Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) beraber okuyup mezun olmuşlar. Sonrasında işlerinde çalışmaya başlayan bu üç arkadaş bir gün buluşurlar ve işlerinden memnun olmadıklarından konu açılır. Bu görüşmenin sonucunda Güney Afrika'da kömür ticareti yapmaya karar verirler. Bu üç girişimci varını yoğunu ortaya koyup toplamda 200 bin dolar ile kömür rezervinin bol olduğu Johannesburg'a gitmişler. Gittikleri yerde kazı çalışmalarına başlayabilmeleri için ekskavatör almaları gerekiyordu. Fakat ekskavatör fiyatları çok yüksekti. Yerli halk ile anlaşıp ekskavatör kiralamaya karar verdiler. Bu sayede daha ucuza işlerini hallettiler. Tüm bunlar olurken bulundukları yerin şartları da pek iyi değildi. Johannesburg, suç oranlarının ve ırkçılığın had safhada olduğu bir yerdi. Maden araması yapacakları yer siyahi ağırlıklı olduğu için ve yerel halkı işçi olarak çalıştıracakları için ortamın güvenlikli olduğu söylenemezdi.

   Tüm bu zorluklara rağmen ilk kazılarını yaptılar. Kömür kaliteleri bu işin en önemli kısmıydı ve A-B-C şeklinde ayrılıyordu. (A-iyi, B-orta, C-kötü) Ne yazık ki kömürün kalitesini önceden kestirmek mümkün değildi. Kazıp öğrenebiliyorlardı. Tabii her kazıda paraları azalıyordu. Yaptıkları tüm kazılarda çıkan kömürler hep B ya da C kalite çıkıyordu. B kalite çıkan kömürleri satıp yeni kazılara para hazırlamaya çalışıyorlardı fakat para artık tükenmek üzereydi. Ya ellerinde kalan son parayla son bir kazı daha yapacaklardı  ya da kalan parayı bölüşüp ülkelerine dönecek, orada iş bulmaya çalışacaklardı. Ne mi yaptılar? Son bir umut 11. kazılarını yaptılar. Sonuç A kalite! Son umutları onları şuan bir holding sahibi yaptı. VTG Holding'in güncel cirosu yaklaşık 300 milyon dolar!