İlkokuldan başlayarak sorumlu tutulduğumuz sınavların belki de en önemlisi üniversite sınavı. Hepimiz o zamana kadar hayaller kuruyoruz, kendimize uygun meslekleri araştırıyoruz. Belki zaman içinde fikirlerimizi değiştirebiliyoruz ama hep çabalıyoruz. Bazen pes ediyoruz sonra yeniden ayağa kalkıyoruz ve o gün geldiğinde bugüne kadar ne yaptıysak sayfalara döküp çıkıyoruz. Bu sene de yine aynı süreçlerden geçtik -tıpkı bizden öncekiler gibi- ve bazıları istediği yerleri kazandı. Bazıları gitmekle kalmak arasında sıkışıp duruyor. Bazılarımız ise çoktan kararını verdi bile. Peki, bizi gitmekle kalmak arasında bırakan bir uçurumuş gibi baktığımız mezuna kalmak aslında bu kadar korkutucu bir şey mi? Elbette birçok zorlukla karşılaşabiliyoruz bu süreçte. Çevre baskısı, arkadaşlarımızın hepsinin kazanmış olması, bir yıl kaybedecekmişiz düşüncesi... Bunun gibi bir sürü dert sıralayabiliriz burada ancak bu sefer güzel yanlarından bahsedicez. Çünkü sanılanın aksine hayatımızı bile değiştirebilecek bir çok güzel süreçleri de içinde barındırıyor mezuna kalmak.

Kendinize Vakit Ayırabiliyorsunuz

   Lise döneminde okul sınavlarını ve üniversite sınavını bir arada yürütmek kabul edelim ki çok zorlayıcı oluyor. Ne kendimize ne ailemize ne de arkadaşlarımıza pek vakit ayıramıyoruz. Ancak mezuna kaldığınızda tek bir odak noktanız oluyor ve okula, sınavlara harcadığınız zamanın bir kısmını kendinize ayırabilmeniz gerçekten daha motive olmanızı da sağlıyor. Bu zamanı kendinizi tanıyarak, yeni hobiler edinerek sınava hazırlanırken kaybettiğiniz enerjinizi yenileyebileceğiniz aktivitelerle doldurarak verimi zirvelere çıkarabilirsiniz. 

 

Nurtopu Gibi 365 Gününüz Oluyor

   Belki bazı engellerden dolayı bu sene iyi hazırlanamadınız ya da her şey mükemmeldi ama sınav anındaki o minik heyecan bütün dikkatinizi dağıttı ve her şeyi mahvetti. Evet bunlarla karşılaşmak gerçekten kabullenmesi zor gerçekler ancak bundan sonra önümüze bakmalıyız ve fırsatları görmeliyiz. 365 gün hem eksiklerinizi tamamlayabilmeniz hem de bildiklerinizi pekiştirip sınava kendinizden emin şekilde girmeniz için büyük fırsat kaçırmayın derim.

 

Oturduğunuz Yerden Tecrübe Ediniyorsunuz

   Siz evinizde sakince sınava hazırlanırken üniversiteye giden arkadaşlarınız sürekli yaşadığı zorluklardan üniversite ortamından yaptıkları hatalardan bahsederken daha gitmeden üniversite hayatı hakkında yüzlerce bilgi edinmiş oluyorsunuz ve onların yaptığı hataları yapmadan daha ''cool'' bir başlangıç yapabiliyorsunuz.

    Bütün bunları kendi tecrübelerimden yola çıkarak söylüyorum, emin olun ''İyi ki kalmışım.'' dedirtti bana. Ancak bu süreçte terazinin ayarını iyi tutmalısınız. Tamamen sınava odaklanmak sizi fazlasıyla yıpratacağı gibi ''Nasılsa bir senem var daha.'' deyip gevşerseniz koskoca bir yılı hiç bir şey elde edemeden çöpe atmış olursunuz. Gördünüz mü mezuna kalmak o kadar da korkulacak bir şey değilmiş aslında. Şimdi söz sizde. Dört sene istemediğiniz bir bölümde okuyup sevmediğiniz bir iş yapmak mı yoksa bir senenizi daha feda edip hayalinizi kurduğunuz hayata adım atmak mı?