Sonuçlar açıklandı… Yıllardır mimarlık isteyeni de, ya şu mimarlık fakültesi nedir diyeni de bu yazımıza davet ediyoruz. Bölümü istediğin halde istemediğin bir sıralaman varsa, seni seneye tekrar burada görmekten mutluluk duyarız. Sen ise bu bölümlere puanım tutuyor diyorsan, tüm incelikleriyle senin için de açıkladık. Bugün tercih etmek için, yarınsa mücadele etmek için. Mimarlık fakültesine hoş geldiniz.

 

   Hakkında çok konuşulur bu bölümün; ama biz size sadece mimarlıktan bahsetmeyeceğiz. Önce şunu soracaksın sen de. Kim bu Mimarlık Fakültesi? Üniversitelerce değişmek üzere mimarlık, iç mimarlık, şehir bölge planlama, peyzaj mimarlığı ve endüstriyel ürünler tasarım bölümlerini kapsayan fakülteye diyoruz. Siz hangisi için bu yazımızı okuyorsunuz bilmiyoruz ama size bölümlerden değil içeride olanlardan bahsedeceğiz. Evet, farklı bir dünyası var tüm bu bölümlerin; ama aynı trenin vagonları gibi düşünebiliriz. Temelde çok farklı fakat birbirinden bağımsız işler yapamayan disiplinler. Ama tüm öğrencilerin derdi aynı…

 

En büyük rivayettir uykusuzluk, size efsaneyse bize gerçek!

   Olayı şöyle açıklayalım size, bazen sınıfta en fazla uyuyanın iki saati o haftanın rekoru olacak. Şimdi çıkacak diyecekler ki ''Ee, vize döneminde biz de öyleyiz.'', ''Düzenli çalışsalar uyurlar.''. Biz de açıklamamızı şöyle yapalım, diyelim ki günde üç farklı dersin var. O gün derslere girdin, tüm gün çizim yaptın. Yarın da iki dersin var ve hepsinden teslim yapman isteniyor. Uyku? Ortalamaya vurursak günlük 2-3 saatini ayırabilirsin. Şimdi gözün korktu ve vazgeçtiysen eğer ekleyelim, belki aşağılarda senlik bir şeyler vardır.
 

 

Ders çalışırken müzik dinlemek, film izlemek mi? Burada o da hayal değil!

   Aylardır beklettiğin dizilerin sezonlarını bir gecede bitireceksin ya da takıp kulaklığını tüm gün müzik dinleyeceksin. Çalma listense The Beatles ile başlayıp gün sonunda Müslüm Gürses’le sonlanacak; ama sen yine de çok dertlenme, halledersin.

 

 

Damar yoluyla kahve alabiliyor muyuz? Daha çabuk etki ediyor da.

   Elimizde kahveyle sosyal medyaya koyduğumuz her fotoğrafın altında hüzünlü bir proje yatıyor aslında. Hatta şöyle bir iddiamız da var, en iyi barista en az uyuyandır. Her türlü kahveyi denedikten sonra kendi yolunu çizeceksin zaten. Yarım kupa suya dört paket kahve ya da enerji içeceği-kahve… Bir de hep filmlerde ki şu sahne var. Kız projesine kahve döker ve proje mahvolur, ardından oğlan tüm gece çizim yapar ve projeyi yetiştirir. Hatırladınız mı? Biz de hatırladık. Tabi, virgüle kadar olan kısmını. Siz ne kadar dikkat ederseniz edin hayatınızda en az bir kere bunu yaşayacaksınız. Bunu yaşamazsanız bile üzerinde uyuduğunuz ödeve imza olarak salyalarınızı bırakacaksınız, açıklama yapmaya çalışırken de kolay gele!

 

 

Şimdi sizin aklınızda iki soru var: Jüri nedir? Nasıl yapılır?

   Fazla heyecanlı, korkulu, biraz da tatlı. Tüm dönem hazırlandığınız projeyi sunma vakti. Sana göre bitmediyse korkma! Hiçbir zaman hazır hissetmeyeceksin. Ama yine de çaktırma, dünyanın en mükemmeliymişçesine sunmaya çalış. Ee, anlattın bir güzel sonra? Sana öyle sorular soracaklar ki, şöyle bir projeye bakıp ''Orada öyle bir şey mi varmış?'' diyeceksin. Feleğin şaşacak, kalacaksın öyle. Ama böyle öğreneceksin işini satmayı. Amaçları sana emeğini anlatmayı ve savunmayı öğretmek. Kendini ifade etmeyi, zorluklarla başa çıkmayı okurken öğreneceksin bu mesleklerde. 

 

Dışarıdakiler çok bilmez, içeridekilerin korkulu rüyasıdır: Temel Sanat Eğitimi

   Temel Eğitim, Mesleki Temel Eğitim ya da farklı bir isimle karşına çıkacak olan dersimiz. O kadar proje malzeme dersi varken neden bundan bahsediyoruz diyorsan seni birinci sınıfa davet ediyoruz. Hocaların sana en önemli dersin olduğunu ve bunu ilerde anlayacağını söyleyecekler. Biz de bekliyoruz o günleri. Sanatla iç içe disiplinler olduğu için senden temel sanat eğitimini öğrenmeni isteyecekler, evet öğretmeyi değil. Aklına gelebilecek her malzemeyle çalışacaksın. Kompozisyon yapmayı, silindir çizmeyi, taramayı, dergilerden kestiğin figürlerle derinlikler yapmayı öğreneceksin. Aslında fazlasıyla eğlenceli bir ders ;fakat size düşünmeyi öğrettikleri ders olduğu için zorlanacaksınız. Sonunda kendinize yalnızca mimarlık fakültesi için bir ders değil, bakış açısı katmış olacaksınız.

 

Sanattan bahsetmişken, ona da bodoslama dalıyoruz!

   Teknik bilginizin yanında tasarım gücün ön plana çıkacak. Bu yönünü beslemek için de görmeye başlayacaksın. Önünden geçtiğin resimlere daha dikkatli bakıp, heykelleri inceleyeceksin. Eline geçen parayla müzeye, sergiye gitmek senin için bir rutin haline gelecek. Başta hocalarının ısrarlarıyla sonrasında sanat günlerini takip ederek hayatına alacaksın. Okuldaki atölyeleri gezerken resim heykel ve birçok disiplinden insanla tanışacaksın. Çok fazla şey öğreneceksin; çünkü öğrenmek zorundasın. Karşına çıkan her fırsatı kovalayıp, birçok şey keşfetmelisin. Mesleğin ne olursa olsun tasarımı kim için yaptığın çok önemli. Karşındaki kişinin çok farklı ilgi alanları olabilir ve senin araştırmaya vaktin olmayacak. Her konuda bilgi sahibi olmak senin mesleğin aslında. Hatta bir hocamız ‘’İç mimar eline aldığı şarabın bağını bilmeli.’’ demişti. Yani keşfetmemiz gereken çok fazla alan var. Sizce dünyanın her dalına dokunmak isteyen bir disiplin sizi üzebilir mi?

 

 

İyi güzel de, ben çöp adamdan ileri gidemiyorum.

   Aklına her mimarlık gelen bir köşeye de şu soruyu sıkıştırmıştır. Her ne kadar ÖSYM bu konuda sizden bir yatkınlık istemese de bu konuda bir şeyler öğrenmek zorundasın. Çünkü derdini çizerek anlatacaksın ve okulda bunun eğitimi verilmese de, hocaların ısrarla senden yetenek sınavıyla girmişsin gibi çizmeni isteyecek. Çok iyi çizenler de olacak, batıranlar da. Ama çizmek yetenek kadar emek işi de. Emek vermeden içindeki ressamı da ortaya çıkaramazsın ayrıca. Sen yine de çok acele etme, önce bölüme gir sonrasını hallederiz.

 

 

Peki bizim derdimiz ne?

   Herkesin dilindedir bölümü bırakmak ama kimse vazgeçemez. Öyledir buralar, çok ağlarız ama en ufak bir sözde deli gibi savunuruz mesleğimizi. İçindeki yaratma dürtüsüne karşı koyamayanların evi bu fakülte. Düşündüklerini uygulayabilen, en ufak bir kelimeden koca ev inşa eden ya da yaşadığı bir sorunu tasarıma dönüştüren öğrencileriz aynı zamanda. Muhtemelen sorduğunuz herkes size uykusuzluktan, jüriden bahsedecek. Siz ona ilk projesini tasarladığı anı sorun ve yavaşça gülümsemesini bekleyin. İşte tam olarak o an, her şeye değer katan an.

 

Bu zorlu süreçte dilimiz döndüğü kadar, öğrenci gözüyle mimarlık fakültelerini anlattık size. Sorularınıza az da olsa cevap bulmanızı umuyoruz. Uutmadan, sizi de bu kervanda görmekten mutluluk duyarız.