Birçoğumuz 24 saatin bize yetmediğinden yakınırız. İşlerimizi yetiştirememekten, yeterince çalışamamaktan veya yapmak isteyip de yapamadığımız şeyler yüzünden bazen bunalmış ve tükenmiş hissederiz. Ya da yapacaklarımız için yeterince enerjimiz olmadığını fark ederiz. Bazen “Keşke günler 36 saat olsa!” diye düşündüğümüz zamanlar bile olmuştur.

Ne yazık ki 24 saati 36 saate çıkaramıyoruz, 25’e bile çıkaramıyoruz! Dolayısıyla kendimize başka bir çözüm yolu aramalıyız: Enerjimizi tanıyıp onu doğru yönetmek. Şimdi bir düşünelim. Saat 14.30’da çalışmaya başladığınızı hayal edin. Ne kadar zor, değil mi? Bir kere öğleden sonra olmuş, öğle yemeği yenmiş, enerji düştükçe düşmüş. Bir de saat 9’da kahvaltınızı etmiş, uykunuzu güzelce almış bir şekilde masaya oturduğunuzu hayal edin. Sizin de çalışasınız geldi, değil mi? Zihninizin ne kadar açık olduğunun, verimliliğinizin en üst seviyelerde olduğunun farkındasınız.

Gün boyunca enerji seviyelerimiz değişir. Yapılan bir çalışmada, araştırmaya katılan kişilerin yüksek çoğunluğu sabah 8’de enerji seviyelerinin en üst düzeyde olduğunu bildirdi. Enerji seviyeleri öğleden sonraya doğru ise yavaşça aşağılara düştü. Bununla birlikte, aynı çalışma, beş dakikalık merdiven çıkma seansının bir saatten fazla bir süre boyunca enerji seviyesini yükseltebileceğini keşfetti. Daha fazla enerji, daha verimli bir işe dönüşür.

Buradan anlayacağımız sabah saatlerinde verimimiz ciddi anlamda yüksek olur, gün içerisinde enerjimizi kısa molalarla desteklemeliyiz. Tabii bu molalar için sosyal medyada zaman geçirmek veya oturup dinlenmek gibi planlar yerine enerjimizi yükseltecek minik aktiviteler planlamalıyız.

Mola planlarımız enerji seviyelerimizi arttırdığı kanıtlanmış veya ruh halimizi iyileştirme olasılığı yüksek olan bir dizi aktiviteden oluşmalıdır. Yapılan başka bir araştırma, yemek yeme, sosyal ilişkiler kurma, egzersiz yapma ve manevi faaliyetlerle meşgul olma gibi aktivitelerin insanların gün boyunca en mutlu hissettikleri zamanlar olduğunu ortaya koydu.

Gün içerisinde kendimize 3 mola koyabiliriz, biri sabah kısa bir mola, biri daha uzun bir öğle yemeği molası, sonuncusu da sabahki gibi kısa bir mola. Bu molaları fiziksel, sosyal ve manevi olarak sınıflandırabiliriz.

1. Mola: Fiziksel

Kısa bir yürüyüş, evcil hayvanınızı gezdirme, kısa bir koşu, kısa bir egzersiz videosu yapma, ip atlama, mutfağa gidip kendinize ara öğün hazırlama veya merdivenlerden inip çıkmayı içerebilir.

2. Mola: Sosyal

Öğle yemeğini ailenizle veya arkadaşlarınızla yeme, uzun zamandır görmediğiniz bir arkadaşınızla kahve molası (eğer dışarı çıkma imkanınız yoksa görüntülü görüşme ile olabilir), uzun zamandır konuşmadığınız bir aile üyesini veya arkadaşınızı aramak gibi planlar yapabilirsiniz.

3. Mola: Manevi

Ruhunuza iyi gelen şeyi kendiniz bulmalısınız: dua etmek, meditasyon yapmak, bir hikaye okumak, canlandırıcı müzik dinlemek, güzel bir şeyi izlemek veya gönüllülük içeren bir topluluğa aitseniz onun için kısa bir şey yapmak.

Her kategoriden size hitap eden molaları seçip günlük programınızın içerisine bunları serpiştirebilirsiniz.

Molalarımızı nasıl planlayabiliriz?

Örnek bir plan oluşturdum:

10.30: Arkadaşınıza günaydın demek ve gününün iyi geçmesi için iyi dileklerde bulunma amacıyla onu aramak

13.00: Evde bulunan aile bireyleriyle öğle yemeği yiyip güzel bir Türk kahvesi içmek / Zoom'dan bir arkadaşla birlikte karşılıklı kahve içmek (Pandemi şartlarına ithafen)

15.30: Zihninizi rahatlatmak için öğleden sonra kısa bir yürüyüş. Belki markete gitmek bile olabilir.

Molalar kısa olabilir. 1,5 veya 10 dakika hiç fark etmez. Her koşulda daha iyi hissedeceğinize eminim. Bir dakikalık ara bile gözle görülür bir değişim sağlayacaktır. İyi çalışmalar!