“Mucize Doktor’’ dizisiyle gündeme gelen ve hemen herkesin merak ettiği "Savant Sendromu"nu beraberce öğrenmeye ne dersin? Dizide otizmli bir doktor var. Evet yanlış duymadınız otizmli bir doktor. ‘’Peki bu nasıl oluyor?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Merak etmekte çok haklısınız. Otizmli bir bireyin doktor olabilmesinin sebebi, o kişide otizme ek olarak bir de savant sendromunun bulunması. İş yeterince ilginç bir hal aldıysa başlayalım anlatmaya.

 Savant sendromunu anlatmadan önce ilk olarak otizm’in ne olduğunu kısaca açıklayayım. Otizm, en yalın haliyle bir gelişimsel geriliktir. İletişim konusunda kendini yeterince ifade edememe, tekrarlayıcı davranışlar ve göz teması kuramama gibi belirgin özellikleri vardır. Yani otizmli bireyler insan ilişkilerinde bazı zorluklar yaşar. Otizme bazı durumlarda savant sendromu da eşlik eder. Gelelim savant sendromuna.

 Savant sendromu, çoğunlukla zihinsel anlamda ciddi gerilikler gösteren bireylerin belirli bir alanda dahi denebilecek kadar üstün yeteneklere sahip olması olarak tanımlanabilir. Sıklıkla otizm ile birlikte görülen bu sendrom, doğuştan olabileceği gibi doğum sırasında ya da sonrasında gelişen komplikasyonlar sırasında da oluşabilir. Yani sağlıklı bir birey iken geçirilen kafa travması sonrasında da oluşabilir. Savant sendromu, sıklıkla otizm'e eşlik eder. Öyle ki her 10 otizmli bireyden birinin savant sendromuna sahip olduğu düşünülüyor.

Savant sendromunu biraz daha açacak olursak, savant sendromlu bireylerin sıklıkla yetenekli olduğu alanlar bulunuyor. İnsanda birçok beceri alanı bulunmasına rağmen savant sendromlu bireylerin geliştiği genel 5 kategori vardır. Bunlar müzik becerisi, sanat becerisi, takvim hesaplama becerisi, matematik becerisi, mekanik ya da mekansal beceri. Savant sendromuna sahip bireyler bu alanların birinde ya da birkaçında aşırı bilgi sahibidirler. Yani savant sendromundaki bireylere buna ek olarak olağanüstü bir bellek eşlik eder. Yazıyı bitirmeden önce sizi savant sendromuna sahip birkaç kişiyle tanıştırmak istiyorum.

1) Alonzo Clemons

 Amerikalı bir heykeltıraş olan Clemons, 45-50 IQ'ya sahip savant sendromlu biri. Zeka düzeyinin epey düşük olmasına karşın sahip olduğu savant sendromu ona eşsiz bir yetenek sunuyor. Clemons, sadece bir kez gördüğü bir hayvanın heykelini en ince ayrıntısına kadar kusursuz bir şekilde yapabiliyor. Hatta sadece iki boyutlu halini gördüğü bir hayvanın 3 boyutlu halini kısa bir süre içinde heykelleştirebiliyor. Bu inanılmaz yeteneğin yanı sıra Clemons hala kendi başına yemek yiyemiyor.

2) Buğra Çankır

 24 yaşındaki otizmli Buğra'nın müzik yeteneği 10 yaşında keşfedildi. Buğra doğada duyduğu sesleri notalara dönüştürebiliyor. Şu an İskenderun Teknik Üniversitesi Konservatuarında piyano eşlik öğretim görevlisi olarak çalışıyor.

 Alonzo ve Buğra gibi dünyada birçok insan yaşıyor. İsimleri duyulmuş ya da duyulmamış. Bazen her şeyin ters gittiğini düşündüğünde hayat karşına inanılmaz fırsatlar çıkarabilir. Alonzo heykel nedir bilmeseydi ya da Buğra'nın eline hiç müzik aleti geçmeseydi savant sendromuna sahip oldukları belki de bilinmeyecekti. Yani demem o ki hayatın bize sunduğu fırsatları görebilmek için biraz merak etmek biraz da denemek gerekiyor. Önünüze çıkan fırsatları ıskalamadığınız bir hayat diliyorum. Mutlu günler!