Neredeyse hepimizin hayatımızın özellikle belirli bölümlerinde daha da benimsediğimiz ve yapmaya ısrarla devam ettiğimiz bir hata var: mükemmeliyetçilik! Mükemmeliyetçilik pek çok farklı şekilde karşımıza çıkabilir: Sonucunun mükemmel olmasını dilediğimiz pek çok işi sürekli erteleyerek onlara hiç başlayamayabiliriz, ya da zaten aslında yaparken başarılı olduğumuz şeylerde kendimizi sürekli en tepedeki o ‘mükemmel’ yer için zorlayarak bugüne dek yaptıklarımızı yok sayabiliriz. Her birimizin hayatındaki yorucu ve oldukça zorlayıcı mükemmellik arayışıyla başa çıkabilmesinin birkaç yolu var, en önemlisi de düşünceleri değiştirmek!

 Aklınızda tutmanız gereken en önemli öğütlerden birisi belki de denemeye başlayacağınız her şeyde mükemmel olmanız gerekmediğini, yani insan olduğunuzu hatırlamanız. Elbette herkes başarılı olmayı diler, fakat bu başarının bir süreç sonucu elde edileceğini de unutmamak gerekir. Eğer kendimizi erteleme döngüsünden kurtaramaz ve başlamak için yeterli enerjiyi toplayamazsak en baştan sahip olduğumuz başarma olasılığını da kaybederiz. Herhangi bir hedef için yola çıktığımızda sonucunun bizim için kesinlikle iyi ya da kötü olup olamayacağını bilemeyiz, bu nedenle kendimizi mükemmeliyetçi bir kalıba sıkıştırıp çabalamak bizleri çok yoracaktır. Zaten planlanan hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı kadar, süreç boyunca edinilen deneyimler de bizi birer birey olarak şekillendirmeye devam eder. Bir süre sonra kendimizi uğruna yola çıktığımız hedefi gözden geçirirken bile bulabiliriz, dolayısıyla kendi kişiliğimize dair farkındalık kazanmak bu bağlamda oldukça önemlidir.

 Mükemmellik arayışının bir başka yüzü de kendimizi ve bugüne dek başardıklarımızı küçümseme şeklinde vücut buluyor. Gerek kişisel gerek sosyal hayatlarımızda hepimizi en çok yoran ve yıpratan düşüncelerden birisi, sürekli kendimizi başkalarıyla kıyaslayarak değerlendirmemiz. Çoğumuz, kişilerin hayatlarının bizim tanık olabildiğimiz kısımlarını, ‘hayatta başarılması gerekenler’ diye düşündüğümüz bir kritere dönüştürdüğünden kendi hayatlarımıza gereken değeri ve özeni vermek zaman zaman zorlaşabiliyor. Şu an bulunduğunuz yerde ve anda yeterli kapasiteye sahip olduğunuza inanın. Sizin için başarı ve mutluluk kriterine dönüşmüş özelliklere dikkatle yaklaşın, bunların ne kadarını gerçekten kendi iradenizle ve kendiniz için istediğinizin farkına varın. Yalnızca kendinizi bir şekilde eksik ya da yetersiz hissetmeniz sonucunda kaçışı bu şekilde aramaya başlayabileceğiniz ihtimalini göz önünde bulundurun. Kendinizi başkalarıyla sonu gelmez bir yarışa sokmak, bir şekilde varlığına inandığınız ve varmak için çabaladığınız ‘mükemmellik’ kavramının hayatınızdaki yerini daha da güçlendirir. Kendinizi tamamen başarmak istediğiniz işlere adamak ve bu süreçte sizin kendi başınıza bir birey olduğunuzu kabullenmeniz mental sağlığınızı güçlendireceği gibi odağınızı hedeflediklerinizin üzerinde toplar.

Umarız bu tavsiyeleri dikkate alarak mükemmel olmanızın gerekmediği inancı ile hedeflediğiniz başarılara ulaşırsınız!