Mutlu olmanın önündeki engellerden önce dilerseniz gelin "Mutlu olmak nedir?, Mutluluğun tanımı nedir?" biraz bunlara bakalım. Birçoğumuz mutluluğu bir kalıba sokmak istiyoruz. Hatta çoğunluğun mutlu olduğu şeylerle mutlu olmamız gerektiğine inanıyoruz. İlk kural burada devreye giriyor: Mutluluğun bir tanımı yok! Hatta bir ezberi de yok. Sizi 2 yıl önce mutlu eden şey şu an eskisi kadar mutlu etmeyebilir. Bunu her zaman kötü bir durummuş gibi algılamamak gerekiyor. Çünkü sen değişiyorsun; fikirlerin, bilgilerin, bakış açıların değişiyor. Hem de her gün. Değişimin sürekliliğini hiç kaybetmediği bu hayatta sürekli bir şeylerin aynı kalmasını beklemek kulağa pek mantıklı gelmiyor doğrusu.

 Mutluluğun önündeki en büyük engel ise mutluluğu dayandırdığımız dışsal sebepler. Yani mutluluğu hep başka şeylere bağlıyoruz ve o durum gerçekleşmediğinde mutsuz hissediyoruz. ''X olduğunda daha mutlu hissederim.'' diyoruz çoğu kez. İşte tam da bu sebepten mutlu olma ihtimalimizi düşürüyoruz. Üzgünüm ama kolaya kaçtığımızı da söylemem gerekiyor. Kabullenmesi çok kolay değil biliyorum ama gerçek bu. Durumun kafanızda somutlaşması için bir örnek daha vereyim: Dersten düşük bir not aldığımızda ''Hoca zor sordu.'' ya da ''Hoca düşük verdi.'' diyoruz. Yani başarımızı dışsal bir nedene endeksliyoruz. Oysa durum tersine döndüğünde, sınavdan yüksek not aldığımızda ''Yüksek not aldım.'' ya da ''Ben başardım.'' diyoruz. Başarıyı kabul ederken başarısızlığı bu denli dışsal sebeplere bağlarsak mutlu olmak için hep bir başkasını bekleriz. Şayet ortada bir başarısızlık durumu varsa bile sorumluluğu hissedip daha iyisini yapmak için çabalayın. Mutluluk kabul etmekte gizli.

 Mutluluğun sizi bulmasını beklemeyin. Siz bulun mutlu olunacak sebebi. Daha önce de söylediğim gibi mutluluğun bir tanımı veya sınırı yok. Yolda giderken yamulmuş bir kaldırım taşını düzelttiğinizde mutlu olacaksanız, yapın onu. Bir başkasının sizi ''Bununla mutlu mu oluyorsun?'' diyerek yargılamasına izin vermeyin. Kulak asmayın mutluluk sebeplerinize gelen eleştirilere. Herkes aynı şeyden mutlu olsa inanın bana dünya çok sıkıcı bir yer olurdu. O an içinizden nasıl davranmak geçiyorsa, o an kim olmak istiyorsanız o olun ve kimseye mutluluğunuz hakkında hesap vermeyin.