Nick yüzmeyi, golf oynamayı ve dünyayı gezmeyi seviyor. Hemen hemen hepimizin yapmaktan hoşlandığı hobileri vardır tıpkı Nick gibi. Ama Nick'i farklı kılan bir şey var, bir hastalık; tetra-amelia. Bu hastalık, onun dünyaya kolları ve bacakları olmadan gelmesine sebep oldu.

 Nick, Avustralya'da dünyaya kol ve bacak uzuvları olmadan geldi. Küçükken arkadaşları onunla bu yüzden alay ediyorlardı. Bu yüzden intihar etmeyi denedi. Sürekli sorup durdu: "Neden bir kolum bile yok?". O, uzuvları olmadan nasıl yaşayabileceğini bilmiyordu. Sanki tüm bunlar Nick yaşamasın diyeydi. Bir gün annesinin okuduğu bir makale sayesinde hayata bakışı değişti. İnsanların daha zor şeylerle karşılaşabileceğini anladı ve hayatı sevmeye başladı. Bir kolu bile olmasa da olurdu. Bir bacağının yerinde sadece iki parmak vardı ve onlarla yazı yazmayı öğrendi.
 Yazı yazmayı, saçını taramayı, yüzmeyi, golf oynamayı, yemek yemeyi ve çoğumuzun günlük hayatta zorlanmadan yaptığı şeyleri Nick uzun bir süre sonra yapmayı öğrendi. Bazı şeyleri yapmak için kola veya bacağa ihtiyacı yoktu. Bunu daha iyi kavradığında başka insanlara da umut verebileceğini fark etti.

 Üniversiten mezun olunca hepimizin pes edebileceği durumlarda açıp dinleyebileceğimiz bir sürü konuşma sahibi biri oldu. Dünyayı gezerken konferans verdi ve vermeye de devam ediyor. Kendi hayatını anlatıp insanlara bazı zorluklardan bahsediyor. Daha kötüleri olabileceğini, daha iyilerine sahip olduğumuzu fark ettiriyor. Bir derneği de var: Uzuvsuz Hayat Derneği.


"Kaç kere denediğiniz değil, nasıl bitireceğiniz önemlidir. Sınırları olmayan bir yaşam için ne kola ihtiyacınız var ne de bacağa. İhtiyacınız olan tek şey, sınırları olmayan bir akıl."


 Bu sözü, en dibi görmüş birinin hayat tecrübesi olarak bir kez daha okursak daha anlamlı oluyor. Nick'in buna benzer sözlerinin yer aldığı birçok kitabı var. "Kendine hak ettigin değeri vermelisin." derken o kadar haklı ki aslında... Ne hayattan, ne evlenmekten ne de baba olmaktan vazgeçen ve bence muhteşem ilham kaynağı olan biri.
 Nick, küçükken üniversiteye gidebilmeyi hayal dahi edemezken şimdi konferans vermeye, golf oynamaya, yüzmeye devam ediyor. Peki sen sorunları çözemediğin için vazgeçecek misin? Bir kez daha denemek için neyi bekliyorsun?