Herkesin iyi bir konuşmacı olarak nitelendirdiği bir iki insan vardır. Herkesin zihninde canlanan iyi konuşmacının ismi aynı olmasa da bu insanları ''iyi'' yapan bazı özellikler var. Peki bu insanlar neyi ''iyi'' yapıyorlar ve nasıl yapıyorlar da dışarıdaki insanlar tarafından ''iyi konuşmacı'' olarak nitelendiriliyorlar? İşte ben de bugün sizinle bunu paylaşmak istedim. İyi bir konuşmacı olmaya hazır mısın? Bir kek tarifi düşün, ilk olarak malzemeler sayılır ve ardından nasıl yapıldığı anlatılır. Bu yazı da tam bir kek tarifi kıvamında! Burada malzemeler yok ihtiyaçlar var. Önce eksik gördüğün ihtiyaçları daha sonra bunları nasıl elde edebileceğine gel hep birlikte bakalım!

1. İhtiyaç: Kelime Haznesi

 İyi bir konuşmanın temel yapıtaşı elbette sözcükler! Konuşmalarına özendiğimiz birçok insanın kendini öylesine dinletmesinin en büyük sebebi doğru kelimeleri kullanmasıdır. Yakın anlamlı birçok sözcük vardır. Fakat hepsi kullanım yerine göre cümleye farklı anlamlar katabilir. Bu yüzden ''aynı kelimeler işte'' deyip geçmemek gerekir. Kelime haznesini geliştirmek için ilk adım okumak. İyi bir konuşmacı olmanın ardındaki sır aynı zamanda iyi bir dinleyici ve iyi bir okur olmaktır. Okursan; anlamları keşfedersin, kullanım yerlerini görürsün ve en önemlisi de aşina olursun. Yani söylemeye çalıştığım şey ''Yeni bir kelime öğren ve bunu kullanmak için zaman kolla.'' değil. Aksine öğren ve okumaya, dinlemeye devam et. Bu sayede zamanla aşina olacaksın ve kelimeler kendiliğinden cümlelere oturacak.

2. İhtiyaç: Pratik

 Şunu bilmelisin ki iyi bir konuşmacı olarak nitelendirdiğin hiç kimse ilk yaptığı konuşmada harikalar yaratmadı. Konuşmak zamanla oturan, gelişen bir olay. Konuşmaktan kastım elbette ''n'aber, n'apıyorsun''dan çok daha farklı. Şimdi hazırsan sana bu pratiği en etkili nasıl yaparsın bunu adım adım anlatacağım.

 İlk olarak kendine bir konu seç ve onun hakkında bilgi edin. Bu bilgiler çok zor ya da anlaşılması güç, araştırması uzun süren şeyler olması gerekmiyor. Bu noktada bilgi denilen şeyin sadece okuldakiler olmadığını da keşfedeceksin. (Örneğin, plasebo etkisi ya da yengeç sepeti sendromu gibi konulara göz atabilirsin, ilgini çeken başka bir konu varsa oraya koş!)

 Daha sonra seçtiğin konuyu bir öğretmen edasıyla ayna karşısına geç ve anlat. Ama senden istediğim bir konuyu ezberlemen değil. Sadece genel hatlarıyla bilgi sahibi olman. Ayna karşısında olmasının sebebi yüz ifadelerin, el kol hareketlerin hatta duruşun bile konuşmayı konuşma yapan şeyler olması. Ayna karşısında kendini hem görecek hem de duyacaksın. Tıpkı bir seyirci gibi. Takıldığın yerlerde, bulamadığın kelimelerde duraksa ve daha iyi bir cümle çıkar. Hata yapmanın hiçbir önemi yok. Sen ve yansımandan başka kimse yok.

 Son olarak bilgi edindiğin ve artık iyi anlatabildiğin konuya kendi yorumunu kat. Bu da demek oluyor ki bilginin üzerinde düşün, kafa yor. Hatta bunu en iyi yapmanın yolu bilginin günlük hayattaki pratiğini yakalamaktır. Yani bu bilgi günlük hayatta neye benziyor onu bul. Kendince doğruluğunu, yanlışlığını, eksiklerini tart. İşte tüm bunları yaptığında iyi bir konuşmacı sayılırsın!

3.İhtiyaç: Özgüven

 Özgüven'in konuya hakim olmakla doğru orantılı olduğunu söylemeden geçemem. ''Ama ben konuşurken çok heyecanlanıyorum.'' dediğini duyar gibiyim. Çok haklısın. Seninle birlikte birçok kişi aynı problemi yaşıyor. Ama bunun en büyük sebeplerinden biri aklından geçen bu düşünceler: ''Ya yeteri kadar iyi konuşamazsam, ya duraksarsam, ya yanlış bir kelime söylersem?''  Halbuki zaman geçtikçe bunun yersiz bir korku olduğunu, duraksamanın bazen daha iyi bir cümle için ya da seyircilere de düşünme fırsatı vermek için iyi bir araç olabileceğini göreceksin. Çünkü kısa bir duraklama etkili bir konuşma yapanların kullandığı bir yöntemdir. Bu duraksama ile izleyiciler hem ''Acaba ne söyleyecek?'' hissine kapılır yani sana odaklanır hem de daha önceki söylediklerinizi düşünüp özümsemeleri için bir fırsat olur. Ama yine de bunun bazen kaygı verici olacağının farkındayım.Bu yüzden konuşma yapmadan önce ikinci madde olan ''Pratik'' başlığını uygula. Konuya yeterince hakim olmak adına ayna karşısında defalarca tekrar yap. Birkaç kere iyi bir konuşma yaptığında kaygılarının zamanla azaldığını göreceksin.

4. İhtiyaç Analiz Edebilme

 Analiz edebilmek için yapman gereken en önemli şey, dinlemek! İnsanları dinlemelisin. Ama dinlemekten kasıt duymak değil bunu sakın unutma! Anlamak ya da eksiğini fark edebilmekten bahsediyorum.Bir sohbet esnasında bilmediğin bir kelime geçtiğinde bunu fark edebilme, cümleden hangi anlama geldiğini çıkarabilme ve bu kelimeyi başka cümlelerde kullanmak adına belleğe atabilme analiz etmenin önemli iki kolundan biridir. Diğeri ise cümlede yanlış anlamda kullanılan ya da cümlenin tam anlamını karşılamayan bir kelime kullanıldığını fark edebilme. Konuşma anlamında kendini geliştirdiğinde fark edeceksin ki bunu zihninde fark etmeden otomatik olarak yapıyor olacaksın. Bir kelimenin anlamını ve kullanım yerlerini bilirsen, bir başkası yanlış yerde kullandığında kafanda alternatifleri belirmeye başlar. Yani demem o ki yanlış yerde kullanılan bir kelime duyduğunda kafanda alternatifleri beliriyorsa iyi bir yol kat etmişsin demektir.

 Bizim sana ilk olarak önereceğimiz yöntemler bunlar. Dene ve farkı gör, ayna seni bekliyor!