Pazartesi gününü hepimiz sevimsiz buluruz. Çünkü dinlenme zamanı bitmiş ve sorumluluklarımız tekrardan başlamıştır. Okul ya da iş için sabahları sıcacık yatağımızdan çıkıp hazırlanmak zor gelir. Alarmı erteler, erteledikçe de mutsuz hissederiz. İşte bunun bir adı var: pazartesi sendromu!

Peki böyle bir şey gerçekten var mı?

 Yapılan araştırmalarla enteresan sonuçlar elde edilmiş. Örneğin; pazartesi günleri kalp krizi, felç ya da ani ölüm vakaları daha yüksek oranlarla gerçekleşmekte. Aynı araştırma, tatil ilan edilen pazartesi günleri bu oranın düştüğünü gösteriyor. Çok ilginç, değil mi?

 Amerika’da yapılan bir araştırmada ise intihar teşebbüslerinin en çok pazartesi günleri yapıldığı ortaya çıkmış.

Pazartesi Sendromuyla Nasıl Baş Edilir?

Pazartesinin gelişi yeni bir haftanın başlangıcı!

Uykuya dikkat!

 Hafta sonumuzu biraz çılgın geçirmiş olsak da Pazar gecesi güzel bir uyku çekmeye özen gösterelim. Haftaya yorgun başlamak motivasyonumuzu düşürebilir.

İyi hissetmemizi sağlayacak ufak dokunuşlar

 Sevdiğimiz bir takıyı takmak, iyi hissettiren bir kıyafet giymek, sevdiğimiz bir tatlıyı yemek pazartesinin keyifsizliğini azaltabilir.

Meditasyonun gücü!

 Haftaya meditasyon yaparak başlamak pozitif duyguların ortaya çıkmasını sağlar. Zaten ihtiyacımız olan da bu değil mi?

Plan, plan, plan!

 Madem yapacağımız işler var, madem bunlar bizi strese sokuyor, o zaman onları bir planlayalım. Öncelik sırasına koyup güzelce bir program hazırladığımız zaman göreceğiz ki her şey yoluna girecek.

Kendimize özel zaman

 Pazar gününde en azından 2 saatimizi kendimize ayırırsak, zihnimiz dinlenecektir. Sakince kitap okumak, uzun zamandır izlemek isteyip fırsat bulamadığımız bir filmi izlemek, tek başımıza yürüyüşe çıkmak gibi önemsiz görünen ama aslında ihtiyacımız olan şeyleri yapmak pazartesiye daha olumlu başlamamıza yardımcı olabilir.

 Pazartesi kabusumuz olmasın, aksine iple çektiğimiz bir gün olsun. Hedefleri gerçekleştirmemize bir adım daha yaklaştığımız bir gün!