İnsanın en büyük yaşam kaynağı hiç şüphesiz bilgi. Yaşamsal temel ihtiyaçlarımızı karşılarken dahi öğrendiklerimizi kullanıyoruz. En basit eylem gibi görünen su içmek bile bir bilgi/deneyim dahilinde. Suyun rengini bilmek ve farklı bir renk gördüğünde içmemek bile bir bilgi. Ama bunların dışında bizi hem fiziksel hem ruhsal olarak ayakta tutan bilgi var bir de. Örneğin bir konuyu merak edip araştırmaya yönelmek.

 Eğer sen sendeki merakı ateşleyen gücü bulursan bilginin peşinde koşmaya başlarsın. Bir konu hakkında fikir beyan edebilen, mantıklı çözümler getirebilen ya da bir fikre karşı çıkarken güçlü argümanlar sunabilen biri olursun. Şimdi kendine dön ve sor: Bendeki merakı ateşleyen ne?

 İhtiyaç mı? Akla ilk gelen cevaplardan biri ihtiyaç. Elbette olabilir. Eğer ihtiyaç olduğunda bir şeyler araştırmaya yönelen biriysen, birçok şey hakkında bilgi sahibi olmaya bir adım daha yaklaştın demektir. Çünkü sendeki merakı ateşleyeni buldun. Sıradaki adım kendine ihtiyaç yaratmak. En basitinden seçmeli dersin seçimi sana bırakıldıysa daha az bilgi sahibi olduğun dersi seç. Daha sonra ihtiyacının peşinden git.

 Yoksa saygın bir insan olma gayesi mi? Bir ortamda bir konu konuşulurken fikrini söylemekten keyif alan biri olabilirsin. Ama biliyorsun ki bir konu hakkında fikrini söylemek için gerekli olan iki şey var: bilgi ve yorum. O konunun genel hatlarıyla ilgili bir bilgin mutlaka olmalı. Bir de bu bilgiye özgünlük katmak için kişisel yorumun olmalı. Çünkü internetten alıp ezberlenen bilgiler ya insanları sıkıyor ya da diğerleri tarafından biliniyor oluyor. Ama kendi yorumun demek kendi tecrübelerini ve bakış açını sunmak demektir. Bu da bilgiyi zenginleştiren bir şeydir.

 Her şey tamam da bu konuya nasıl geldik dersen sana bu yazının çıkış hikayesini anlatıp seninle birkaç bilgi paylaşayım;

 Bir süre önce tatil için gittiğim bir yerde caretta caretta kaplumbağalarının bulunduğu bir sahil ile karşılaştım ve daha sonra onlarla ilgili bilgi edinme serüvenim başladı. O sahile gidene kadar sadece neslinin tükenmek üzere olduğunu bildiğim caretta carettalarla ilgili çok şaşırtıcı bilgiler edindim daha sonrasında. Sonra öğrendiğim bilgileri yakınlarımla paylaştım. Onların da çok ilgisini çekti ve onlar da bu vesileyle bilgi sahibi oldukları konular arasına bir yenisini eklemiş oldular. Sonra düşündüm, ya merak etmeyip caretta carettalar ile ilgili yazıları okumasaydım? Evet hayatımı değiştirecek bilgiler değil fakat ne olursa olsun bana bir değer katacak bilgiler. Bir ortamda konusu açıldığında hevesle bildiklerimi diğer insanlara anlatabileceğim bir konu. Yeterince meraklandırdıysam şimdi gelelim caretta carettalar ile ilgili ilginç bilgilerimize:

 Caretta'ların yumurtadan çıktıktan sonra sahilden denize ulaşmaları gerekiyor. Bu konudaki tek kılavuzları ise ay ışığı. Yani minik carettalar ay ışığına doğru ilerleyerek deniz ile buluşuyor ve onlar için yaşam başlıyor. Fakat eğer yumurtadan çıktıklarında sahilde başka bir ışık kaynağı varsa şaşırıp ona doğru yönelebiliyorlar ve bunun sonu genellikle yaşamın sonu oluyor. Bu yüzden caretta carettaların yumurta bıraktığı en ünlü sahil olan iztuzu plajı akşam 8'den sabah 8'e kadar kapalıymış.

 Bu kaplumbağalar ile ilgili bir ilginç bilgi ise cinsiyetleri! Çünkü cinsiyetlerini sıcaklık belirliyor. Bulundukları yerdeki kuluçka dönemindeki sıcaklık 32 derece civarında ise kaplumbağalar dişi, 26 derece civarında ise erkek oluyorlarmış.

 Bir de kaplumbağaların kabuklarının tek özelliğinin onu darbelerden korumak olduğunu sanırdım. Ama gittiğim Deniz Kaplumbağaları Araştırma Merkezi'nde kabuğuna bir pervane çarpması sonucu yaralanan büyük bir caretta caretta ile karşılaştım. O pervane kabuğuna çarptığı için artık düzgün bir şekilde yüzme yetisini kaybetmiş maalesef. Hep eğik bir şekilde ve dengesini sağlayamadan yüzüyor.

 Son olarak insanlar olarak canlılara ne kadar verdiğimizi hatırladım bir kez daha. Pervaneden, misinadan,çapadan ya da bizzat bir insan müdahalesi ile ölen ya da yaralanan çok fazla kaplumbağa var. Dünya hepimizin, denizler sezonluk olarak gittiğimiz bir yerden çok daha fazlası. Denizler, binlerce yaşamın evi.

 Bilginin izini takip etmen dileğiyle.