“Haftaya kesin başlıyorum.” diyerek geçen haftalar, yerini sınav haftalarına bırakır. Bir sürü plan program yaparken bir bakmışsınız sınav haftası kapınızı çalmış. Etekler tutuşur, notlar uçuşur ve bir hayli stresle boğuşulur! Vizelere hazırlananlar “Finale daha iyi çalışırım ya! 80 alsam, kesin veririm ben bu dersi. Hem önemli olan final.” gibi tesellilere, finallere hazırlananlar “Ya zaten bütünleme var, aynısını soruyorlar, çok can sıkmaya gerek yok.” gibi düşüncelere, bütünleme sınavına hazırlananlarsa “Çok zordu ya, seneye artık, illaki vereceğiz bu dersi.” gibi kabullenişlere dalarlar. Size de bütün bu cümleler çok tanıdık geliyorsa başlayabiliriz! İşte hepimizin çok iyi bildiği sınav haftası karşılaşılan beş durum; 

 

1) Yaygın Bitki Örtüsü: Ders Notu 

   Sınav haftası geldiğinde her yerde not görmeye başlanır. Öyle ki bir süre sonra ağacı, duvarı, otları ders notu olarak görmeye başlarsınız. Her yerde ders notu ararsınız. Az uğranan kıyıda köşede ne kadar fotokopi dükkanı varsa tıklım tıklım olur. Ve bir anda kendinizi o fotokopi kuyruklarının içinde bulursunuz.

 

2) Uyursan Ölürsün 

   Dönem boyunca uyuduğunuz tüm uykular size veda eder ve uykusuzluk kapıyı çalar. Sınav haftası maksimum 3-4 saatlik uykularla bir hafta geçirmek zorunda kalınır. Uyumamak için türlü türlü yöntemler ararsınız. Sonunda ise haftayı kahve eksperi olarak bitirirsiniz.

  

3) Yer Kapma Oyunları 

   Sınav haftası öğrenci sayısı iki katına çıkan kampüsünüzde ders çalışacak yer bulmak epeyce zorlaşır. Kütüphanede yer savaşları başlar! Yoğunluğun azaldığı saatleri belirler kapıda yerinizi kapmak için pusuda beklersiniz.  

 

4) Whatsapp: +99 Mesaj 

   Hiç sesi çıkmayan sınıf gruplarının bir anda sesi çıkmaya başlar. Bildirimler çoğalır, yardımlaşma duygusu artar, gruplar aktifleşir, telefonunuz bayram etmeye başlar!  

 

5) Bir Anda Zirveye Çıkan Arkadaş Sevgisi 

   Önce bir oturulur, düşünülür. Hafızanızı yorar ve sene başından beri derse en çok katılan, düzenli not tutan kim varsa hepsini tespit etmeye çalışırsınız. Bir anda içiniz arkadaşlık sevgisiyle dolar! Sınıf kaynaşır, dostluklar artar. Bir ses duyarsınız: “Kanka naber ya, çok özledim seni!”. Bu sese “İyiyim, sen nasılsın?” diye cevap verir yanınızdaki arkadaşa dönersiniz ve şöyle dersiniz: “Bu kimdi şimdi ya?”.