Koskaca bir sınav dönemi noktalandı ve sonuçlar açıklandı. Akıllarda onlarca soru var tabii ki. Mezuna mı kalsam, hangi üniversiteye gitsem, bu sıralamaya nereler gelir, istediğim bölüm tutar mı, gideceğim üniversitenin imkanları nasıl olacak, iyi bir üniversitede daha az istediğim bir bölüm mü, istediğim bölümü herhangi bir üniversitede okumak mı? Gibi daha bir sürü soru sayabilirim. Bütün bunları bilmemin sebebi de aynı aşamalardan dolu dolu benim de geçmiş olmam. Hayatınızda belki de ilk defa kendi adınıza bu kadar önemli bir karar vereceksiniz. Bu kararın hayatınızın geri kalanını önemli oranda etkileyeceği bir gerçek ancak şunu da unutmayın ki hiçbir şey sonsuza kadar değiştirilemez, vazgeçilemez, geri dönülemez bir etkiye sahip değil siz istemediğiniz sürece. Doğru kararlar verirken bu doğruların kimin doğruları olduğundan, kendi isteklerinizin ön sırada olduğundan emin olun. Çünkü bu sizin hayatınız, sizin tercihiniz. Buradakiyse benim tercihlerim. Umarım süreç boyunca fikirlerinize olumlu yönde bir iz bırakabilirim. İyi okumalar. 

Uzun bir mezuna kalma sürecinin ardından sonunda benim de hazırlanma sürecim noktalandı ve sonuçlar açıklandı. Bu süreçte beni ilk şaşırtan şey okul puanımın beni 13 bin geriye atmış olmasıydı. Lise hayatımın ilk 3 senesi hiçbir çaba göstermeyişimin sonucunu tam olarak burada aldım. Sıralamam 54bin gelmişti. İstediğim bölüm PDR ve okumak istediğim şehir de İstanbul'du. İstanbul'daki üniversitelere baktığımda hiçbirinin sıralamamla uyuşmadığını fark edince üzüldüm tabii ki biraz çünkü biraz da bunun hayaliyle mezuna kalmıştım. Başlarda İstanbul olması için ne yapabilirim diye düşünerek bir tercih listesi hazırladım. Burada yüksek sıralamalı ancak bir ihtimal gelir diye düşündüğüm İstanbuldaki PDR bölümlerini yazdım ve en alta da hiçbiri gelmezse bu kesin gelir diyerek İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünü yazdım. İstediğim bölüm PDR olmasına rağmen şehri ön planda tutarak böyle bir risk almıştım. Sosyoloji gelirse geçiş yaparım, yandal falan derken kendime ikinci seçenekler üretiyordum ancak daha sonra bunun olmaması durumunda başka şehirlerde PDR geliyorken istediğim bölümü okumayacak olmak beni korkuttu ve tercih listemi baştan hazırlamaya karar verdim. Yine üst sıralara İstanbul'dan birkaç üniversite yazdım ancak sonrasında İstanbul'a yakın olan şehirlerden başlayarak gelme ihtimali olan ve kesin geleceğini bildiğim bütün PDR'leri yazdım. 

Açıklandığında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi PDR bölümünü kazandığımı gördüm ve İstanbul'a da yakın olduğu için çok sevindim. Süreçte beni en çok zorlayan şey istediğim sıralamanın gelmemesi ve dolayısıyla istediğim üniversiteleri yazamamak oldu ancak önemli olanın bir noktada bölüm olduğunu biliyordum. Ben istediğim şehirde istemediğim bir bölümü okumaktansa başka bir şehirde istediğim bölümü okumayı tercih ettim ve iyi ki de böyle yapmışım. 

Önce ne istediğinizi bilmelisiniz. Sonra istediğiniz şeyleri size bölüm mü verecek üniversitenin sosyal imkanları mı, yoksa istekleriniz aslında kendi çabalarınıza mı bağlı bunlara iyice karar verin. Her bölüm için en iyi üniversitede okumak gibi bir koşul yok. En iyi üniversiteye gitmiş olmak sizin oraya uygun olduğunuz anlamına da gelmez. Belki de çok ağır ve yoğun sistemini kaldıramayacaksınız ve zorlanıp pişman olacaksınız. Tabii ki her şeyi detaylarıyla bilmek mümkün değil ancak en doğru kararı verebilmek için önce kendinize sorular sorun, sonra ilgilendiğiniz bölüm ve üniversitelere giden kişilerle iletişime geçerek bilgi alabilirsiniz. Hatta biz bütün bunları bildiğimiz için sizleri düşündük ve YouTube kanalımızda onlarca üniversite öğrencisiyle röportajlar yayınladık. İzlemek için Hangi Üniversite Hangi Bölüm kanalını ziyaret etmeyi unutmayın. Süreç boyunca ve süreç sonrasında da biz sizlerle olacağız. Bol şans...

Serinin 6. bölümü için tıkla!