Tercih dönemi hepimizin en az bir kere yaşadığı ve binbir güçlükle atlattığı bir süreç. Sonuçlar beklenenden iyi bile gelse istediği okul ve bölüme yerleşene kadar heyecanlı bir bekleyişle geçen hepi topu 2-3 hafta süren sürecin 1 yıl gibi geldiği dönem. Tabii bir de bu dönemin köstekleri var. Her tercih döneminde aniden belirip moral bozmak için adeta sıraya giren bu tipleri senin için derledik. Keyifli okumalar!

1) Adını dahi bilmeyen akrabalar

 Tüm sınav döneminin korkulu rüyası, tercih döneminin eksilmeyen yüzü tabii ki akrabalar! Tercih dönemine kadar akrabalarını amca, hala, dayıdan ibaret sanırken, tercih dönemi geldiğinde henüz senin adını bile bilmeyen teyzenin görümcesinin komşusu bile bir anda seni merak eden akrabalara dönüşür. Bu tip akrabaların en büyük özelliği, henüz senin hakkında hiçbir şeyi aklında tutamamış olmasına rağmen sınavın açıklanma tarihini çok iyi bilmesidir. Hatta bunlar için özel mesai harcadıkları yönünde ve sınav isterse gece 2'de açıklansın uyumayıp nöbet tuttuklarına dair rivayetler var! Bu tip durumlarda telefonu açmamaktan ya da aramaları anne babana yönlendirmekten başka pek de bir çözümün olmadığını söylemekle birlikte bu türlerin 2 hafta içerisinde aniden ortadan kaybolduklarını da söylemeliyiz. Yani sıkma canını sadece 2 hafta :)

2) O güne kadar adı sanı duyulmamış komşu çocukları

 Aslında komşu çocuklarına ilkokul yıllarımızdan beri aşinayız. Bu yüzden başlığı görünce ''Nasıl adını sanını duymamış olabilirim ki?'' diyebilirsin. Fakat bu başka. Önceki komşu çocukları sen  tarihten 70 alırken onlar 100 alıyordu. Fakat bu sefer ortaya çıkan komşu çocuğu çok daha dişli. Öyle ki sınav yılına kadar ''Komşu çocuğunun binbir çeşidini biliyorum, hepsinin methini bol bol duydum.'' desen de nasıl oluyorsa sınavdan inanılmaz yüksek puanlar çekmiş insanlar bir şekilde tanıdık oluveriyor. Ama unutma, bu güne kadar komşu çocuklarına göğüs gere gere meydan okudun, bunun altından da kalkarsın sen!

3) Dönem başında aynı üniversiteyi hedefleyen çiftler

 Evet, bir tercih dönemi klasiği daha. Tüm sene boyu aynı üniversiteyi ya da şehri hedefleyen çiftlerin birçoğu, sınav sonuçları açıklandığında birbiriyle uyuşmayan puan durumlarından dolayı ayrı şehirlere düşerler. Başaranları elbette mevcut. Ne mutlu onlara. Fakat işler her zaman o kadar tatlı gelişmeyebiliyor. Hatta ayrı yerlere gidecek olmanın hevesi ve stresi içinde kısa sürede ayrılık kararı alabiliyorlar bizden söylemesi.

4) ''Kanka kaç aldın?''cılar

 Doğru tahmin, bunu diyen kişi çoğu zaman çok da yakının olmaz. Ama sonuçlar açıklandığında yolda selamlaşmadığın herkes yakın arkadaş kesilir ve sana sınav sonuçlarıyla ilgili sorular yağdırır. Böyle diyenlerin ortak özelliği ise aldığı puandan epey memnun olmalarıdır.

5) Yazmak istediğin her üniversiteyi kötüleyen memnuniyetsiz üniversiteliler

 Üniversiteliler bazen böyledir. Sen de üniversiteye geçtiğinde üniversitenden ya da kampüsünden memnun olmayabilirsin. Değiştirebiliyorsan çabala elbette fakat eğer 4 yılın o üniversitede geçecek gibi görünüyorsa eksileri artıya çevirmeye, olumlu yanlarını görmeye çalış. Çünkü şikayet etmek sadece memnuniyetsizliği beraberinde getirir. Sen çözüm yolu bulmaya bak. Her üniversitenin elbette hem artıları hem de eksileri bulunuyor. Benim sana tavsiyem, gitmek istediğin okulu görme şansın varsa mutlaka git ve gör, eğer görme şansın yoksa sosmyal medya kanalları aracılığıyla bulabildiğin görsel ve videoları incele. Bir başkasının üniversiteden beklentisiyle senin üniversiteden beklentinin birebir örtüşmeyeceği ihtimalini göz önünde bulundurursak, hayal kırıklığına uğrama ihtimalin artabilir. Bu yüzden iyice araştırma yapmayı unutma!

6) İstediğin bölümü yazdırmamaya and içmiş olanlar

 ''Aman onu boşver, şunu yaz hem garanti iş.'' ''Canım sen de takmışsın bir bölüme ille de o olsun istiyorsun biraz da bizi dinle.'' ''Doktor olmak varken neden başka bölümü seçesin ki?'' ve daha binlercesi. Biliyorum, ne kadar kulaklarını tıkamaya çalışsan da bazen duymamak mümkün olmuyor haliyle katlanması da kolay olmuyor. İnsan başta açıklama yapma, kendini anlatma çabasına giriyor ama sonra bunu defalarca tekrarlayınca yoruyor. Sen sen ol üniversiteni de bölümünü de kimsenin lafına aldanmadan iyice araştır hatta bunu yaparken uğrayacağın ilk durak HÜHB olsun. Çünkü üniversiteler, bölümler ve daha nicesiyle ilgili en doğru ve güvenilir bilgiye ulaşman için çok çabalayan bir ekibiz!