Sömestr tatilinin ardından kampüslerine dönen üniversitelilerin tekrardan heyecanını yükseltecek 10 güzel film derledik. İzlerken tatil boyunca unuttuğunuz 'Nasıl ders çalışıyorduk?' veya 'Nerede o eski üniversite atmosferi! 'gibi sorulara cevap bulmanızı umuyoruz!

1) The Social Network ‘’Sosyal Ağ’’ (2010 / IMDb:7,7)

 Mark Zuckerberg, kız arkadaşı tarafından terk edildikten sonra sarhoş kafayla Harvard Üniversitesinin sistemine sızar. Terk edilmenin acısını, kampüsteki tüm kızların bilgisinin olduğu bir veritabanıyla birleştirmek ister. Yazdığı uygulamada ekranın iki yanındaki kızların fotoğraflarını oylayarak hangisinin daha güzel olduğu seçilebilmektedir. İşte film de bu uygulamanın evrilerek Facebook’a dönüşmesinin hikayesini anlatıyor. Arkadaş ortamında çıkan bir fikir, dünyanın en popüler sosyal ağlarından biri olan Facebook'un temelini atıyor! Bir fikir ve bu fikrin gelişerek başarı ve zenginliğe dönüşümü.

“İnsanoğlu çiftlikte yaşadı, sonra şehirlerde yaşadı ve şimdi de internette yaşayacak!”

2) Good Will Hunting “Can Dostum” (1998 / IMDb:8,3)

 Baş kahramanımız Will, alışıldık IQ değerlerinin üzerinde bir zekayla doğuyor. Bu yeteneğininin farkında olmasına rağmen, bununla nasıl yaşaması gerektiği hakkında pek de bir bilgisi olmayan Will, yeteneklerin ve zekanın bir araç olarak kullanılmasını sorguluyor. Bu yüzden ona bir rehber arayışına giriyor. Bir kavga sebebiyle hapis cezasına çarptırılınca, bu beladan kurtulabilmek için bir profesör karşısına çıkıyor.

 Dost olmak, tüm duyguları ve hayata dair düşünceleri rahatça paylaşabilmeyi gerektirir. İşte Will de bu dostluğu, ona yol gösteren Sean'de buluyor. Derin anlam içeren, ağır ilerleyen, ancak dolu dolu devam eden, bazen güldüren, bazen duygulandıran iyi bir yapım.

“Belki  büyük bir fırtınanın ortasındasındır. Dalgalar küçük kayığının üzerinden geçiyordur. Küreklerin kırılmak üzere. Belki de yapman gereken kayıktan inmek. ”

3) Liberal Art “Özgür Sanatlar” (2012 / IMDb:6,7)

 Bu filmde kimse kendi yaşını yaşamıyor! Annesi istiyor diye eğitimine devam eden, bunalımın eşiğinde bir genç; emekliliğini isteyen fakat vereceği kararın sonucundan korkan bir profesör; mezun olduğu halde aradığı aşkı, hayatın anlamını yakalayamayan bir adam; özgür ruhlu genç bir kız ve ara ara görünen, yaşamın şifresini çözmüş başka bir genç. Film, kitaba ve müziğe saklanmış bir halde hayata dair sorular soruyor ve yanıtlarını da verirken, üniversitenin kararlarımıza, yaşamımıza olan etkisini de vurguluyor.

''Çoğu zaman dışarıdayken yatakta kitap okuyor olsam kendimi daha mutlu hissederdim diye düşünüp duruyorum ve bu benim keyfimi kaçırıyor.''

4) Frances Ha (2012 / IMDb:7.4)

 Oldukça çocuksu, savsaklayan ve büyük bir yaşam enerjisiyle dolu Frances’in hayatta en çok değer verdiği insan olan Sophie’nin onu terk etmesi sonrasında tam olarak ne yapacağını bilemediği, rüzgardaki bir yaprak gibi savrulduğu dönemi izliyoruz bu filmde. Sizden herhangi bir konuda bir ‘tık’ üstün olduğunu düşünen insanların küçümseyici tavırları, şehirde tek başına ayakta kalmak, hayallerinize giden yol haritasından bir anda sapmış olduğunuz gerçeği ile doğan hayal kırıklığı. 20'li yaşlardaki o geçiş evresini yaşamış olan ya da halihazırda yaşayan herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği bir film. Kadının, yaşayan her canlı gibi önemli olduğunu ispatlamak için ona özel anlamlar yüklememize gerek olmadığını; Frances gibi biraz vurdumduymaz, biraz aklı bir karış havada, biraz amaçsız, biraz da sorumsuzken bile değerli olabileceğini hatırlatıyor. 

5) Accepted (2006 / IMDb:6,5)

 Amerikalı genç, başvurduğu her kolej tarafından reddedilince aile baskısından kurtulmak için kendisine hayali bir kolej uydurur. Böylece kendi okulunu kendisi kuracak ve kendi eğitimini kendisi tamamlayacaktır. Eğitim sistemini mizahi bir tavırla eleştirirken üniversiteyi kazanamayan insanlara yeteneksiz, zekasız denilemeyeceğini de gösteriyor. Bu filmde müfredatı öğrenciler belirliyor ve kendi yeteneklerine göre ilgi alanlarını seçiyorlar! Öğrencilerin öğretmen olduğu, hayallerini gerçekleştirirken aynı zamanda da eğlenerek gerekli bilgileri öğrendiği bir okul düşünsenize!

6) Pitch Perfect “Mükemmel Saha” (2012 / IMDb:7,2)

 Beca Barden üniversitede birinci sınıf öğrencisidir. The Bellas adı verilen, sadece kadınlardan oluşan okulun müzik grubuna katılmak için ikna edilir. Hep birlikte gerekli enerjiyi de kendilerine enjekte ettikten sonra grup, okulun erkek grubuyla amansız bir rekabete girer. Müzikten hoşlanan, hatta özellikle acapellaya ilgi duyanların kesinlikle kaçırmaması gereken bir film olduğunu düşünüyorum. Biraz klişe de olsa eskimeyen konusuyla ve güzel müzikleriyle kendini izlettiren bir film Pitch Perfect!

7) Legally Blonde “Bu Nasıl Sarışın!” (2001 / IMDb:6,2)

 Elle Woods güzel ve popüler bir kadındır ve okulun en yakışıklı erkeklerinden biri olan Warner Huthington ile beraberdir. Ancak Warner’ın annesine göre Elle onların beklentilerine göre 'çok sarışın'dır ve bu yüzden ailenin tepkisini çeker! Araları açılınca Warner Elle'yi terk eder ve öğrenim hayatına Harvard Hukuk fakültesinde devam eder. Hırslanan Elle de, sırf ondan intikam alabilmek adına aynı bölüme girmek için çabalar. Bence herkesin bir şeyleri gerçekten istediği zaman, ne koşullar altında olursa olsun yapabileceğini anlatan bir film. "Yapamayacağım bir şey yok!" cümlesinin film versiyonu da diyebiliriz!

8) Real Genius ‘’Gerçek Dahi’’ (1985 / IMDb:7,0)

 Bir grup çılgın dahi bir araya geldiğinde her şeyin mümkün olabileceğini açıkça gösteren bir film! Aynı üniversitede okuyan iki öğrencinin projelerini tamamlama serüvenini konu alıyor.

9) Wonder Boys ‘’Harika Çocuklar’’ (2000 / IMDb:7,4)

 Michael Douglas, Katie Holmes, Robert Downey Jr.,Toby Maguire ve Rib Torn gibi isimlerden oluşan bu film, ilk kitabından sonra tükenmişlik yaşayan bir yazarın ve yazar olma yolunda ilerleyen bir öğrencinin serüvenini anlatıyor. Filmdeki karakterler ütopik olmanın aksine gerçek tiplerden oluşuyor ve asla sıradanlaşmıyor. Biraz durağan olsa da replikleri akılda kalıcı bir film!

10) Revenge Of The Nerds ‘’İneklerin İntikamı” (1984 / IMDb:6,6)

 Dışlanmış ve asosyal bir ikili olan Gilbert ile Lewis'in ilk yıllarında üst sınıflar ile yaşadıklarını konu alıyor. Lewis'in okulun spor yıldızının kız arkadaşı Betty Childs'a aşık olmasıyla işler iyice karışıyor. Zalim spor takımının zorbalıklarından kendilerini savunmak için kendi çetelerini kuruyorlar ve olanlar oluyor!