Üniversite dönemi, pek çoğumuz için farklı dünya görüşlerini tanıdığımız, bireysel kimliğimizi oturtmaya başladığımız ve gerçek manasıyla sorumluluk aldığımız bir süreç. Üniversitede alanımızla ilgili eğitim aldığımız bu yıllarda, kişisel olarak kendimizi geliştirmek ve hayatımızı derinleştirmek için yapabileceğimiz birkaç şeyi aşağıdaki yazıda listeledim, keyifli okumalar!

 

1) Sivil Toplum Kuruluşlarında Gönüllü Olarak Çalışın.

   Araştırmalarınız sonunda bilgi edindiğiniz ve bir parçası olmak istediğiniz herhangi bir sivil toplum kuruluşuna başvurarak, orada gönüllülük esasına dayalı çalışabilirsiniz. Günümüzde Türkiye’nin her köşesinde karşılaşılan sorunları aşabilmek ve bunlara çözüm üretebilmek amaçlı kurulan pek çok sivil toplum örgütü mevcut. Lösemili Çocuklar Vakfı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı, Toplum Gönüllüleri, TEMA gibi aslında toplumun tüm kesimlerinden desteğe ihtiyacı olan vakıfları inceleyebilir, aktif olarak katılabileceğiniz ve destekleyebileceğiniz kuruluşlara yardım sağlayabilirsiniz. Bu sayede hem bir birey olarak bağlı olduğunuz toplum ve dünyaya karşı farklı bir bakış açısı kazanır, hem de elinizden gelen desteği ihtiyacı olan kesime ulaştırabilirsiniz.

 

2) Okuduğunuz Bölümün/Fakültenin Etkinliklerini Yakından Takip Edin.

   Öğreniminizi hangi üniversitede, hangi fakültede ya da bölümde sürdürürseniz sürdürün, alanınızda kendinizi geliştirebilmeniz için düzenlenen etkinliklere katılmanız ve aktif olarak görev almanız şart. Üniversitede halihazırda var olan öğrenci kulüplerinin yanı sıra; kendi bölümünüzde kendi hocalarınız tarafından verilen konferanslar veya söyleşilere katılmak, öğrenci sempozyumlarında konuşmacı ya da görevli olarak rol almak, sizi alanınıza daha da yaklaştırdığı gibi bulunduğunuz akademik çevreyle olan bağlarınızı da güçlendirir.

 

3) Bölümünüzün Staj Zorunluluğu Olmasa Da İş Deneyimi Edinin.

   Günümüzde neredeyse hemen her bölümün program tanımında zorunlu halde belirtilen staj uygulaması, halen lisans eğitimini sürdüren öğrencilere oldukça katkı sağlar. Okulda öğretilen bilgilerin gerçek hayattaki izdüşümlerini inceleme ve değerlendirme fırsatı bulacağınız staj süreci ve/veya çalışma ortamı, sizi mezun olmadan önce mesleğinize ve hayata hazırlar. Her mesleğin yazılı olmayan kurallarını, ancak işin içine girerek ve kendinizi sürece dahil ederek anlayabilirsiniz. Kendinizi geliştirmeyi hedeflediğiniz alanlarda staj çalışması yapmak ya da iş deneyimine sahip olmak, size pratik bilgiler kazandırdığı gibi, sizi o alandaki diğer öğrencilerden de ayırır.

 

4) Eğer Mümkünse Çift Ana Dal/Yan Dal Yapın.

   Okuduğunuz bölümden oldukça memnunsanız, ama diğer bölümlerin neler yaptıklarını merak ediyor, aynı anda daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız; üniversitelerin çift ana dal/yan dal programları sizin için biçilmiş kaftan olabilir. Şu an okuduğunuz bölümle alakası olsun ya da olmasın, eğer ek olarak başka bir bölümle ilgili çalışmak için yeterli isteğiniz ve hevesiniz varsa, üniversitenizin sayfasından kolaylıkla erişebileceğiniz şartları inceledikten sonra, dilediğiniz bölümlere başvurular yapabilir; böylece o alandaki bilgilerinizi de arttırmaya başlayabilirsiniz. Çift ana dal/yan dal programını tamamladıktan sonra elde edeceğiniz diploma/sertifikayı da gelecekteki kariyer planlarınızı şekillendirmede kullanabilirsiniz.

 

5) Yeni Bir Dil Öğrenmeye Çalışın.

   Dil bölümü okumuyor olabilirsiniz, ama günümüzde ana dilimiz dışında hiç değilse İngilizceyi iyi şekilde okuyabiliyor ve yazabiliyor olmak gerektiği yadsınamaz bir gerçek. İngilizcenizi geliştirmeye çalışırken, yanında yeni bir dil öğrenmeye çalışmanız size hem alanda kolaylık sağlar hem de keyifle vakit geçirebileceğiniz yeni bir hobi edinmenize yardımcı olur. Özellikle halen üniversitede öğrenciyken yeni bir dil kursuna yazılmak, ya da herhangi bir materyal aracılığıyla öğrenmeye çalışmak, dünyaya bakışınızı bile değiştirebilir!