Hemen hemen hepinizin yapay zeka teknolojisiyle ilgili az da olsa fikri vardır. Yoksa bile ilerleyen haftalarda yapay zeka ile ilgili düşüncelerimi ve yapay zekanın ne olduğu ile ilgili bir yazımı paylaşacağım takipte kalmanızı öneririm.

   Sizlerinde ilgisini çekiyor mu bilmiyorum ama yapay zeka ile ilgili haberler ve gelişmeler benim en çok dikkatimi çeken türden. Bugün sizlerle birkaç iyilik meleği robotumuzdan bahsedeceğim.

1) RIBA

   RIBA, birinci nesil RI-MAN hemşirelik robotu üzerine geliştirilmiştir. RI-MAN adı verilen ilk modelin sınırlı güvenlik ve performans özellikleri vardı, ancak RIBA’nın yüksek hassasiyetli dokunma sensörleri ve dış cephesi yumuşak köpük ile kaplanmış insan vücudu kolları hasta güvenliği ve konforunu sağlıyor.

   RIBA (Etkileşimli Vücut Yardımı Robotu ) hasta olan bir insanı yatağa ya da tekerlikli sandalyeye indirebilen bir robottur. RIBA, bu eylemini çok güçlü insan benzeri kollarının bir kombinasyonunu kullanarak ve yüksek hassasiyetli dokunma sensörlerini kullanarak yapar. Bir insanı kaldırmak için özel olarak tasarlanmış eklem pozisyonlarına ve bağlantı uzunluklarına sahiptir. İki kamera ve iki mikrofonu sayesinde görsel ve işitsel ipuçlarını kullanarak bir operatörün takip etmesini sağlar.

   180 kilogram ağırlığındaki robot, belirli bir kiloya kadar olan insanları rahatlıkla kaldırabiliyor. Güçlü bir motora sahip olan robotun kollarında 454 sensör bulunuyor.

 

 

2) PARO

   PARO, 2003 yılından beri Japonya’da ve avrupada kullanılmakta olan tasarımın 8. neslidir. Paro, önde gelen bir Japon endüstriyel otomasyon öncüsü olan AIST tarafından geliştirilen bir interaktif bir robottur. PARO'nun beş çeşit sensörü vardır: İnsanlar ve çevresini algılayabilen dokunsal, ışık, ses sıcaklık ve duruş sensörleri. PARO ışık sensörü ile birlikte ışığı ve karanlığı tanıyabilir. Sesin geldiği yönü ses sensörlü sayesinde tanıyabilir. İnsanlarla etkileşim halinde olan PARO, hayatta gibi davranır. Başını, bacaklarını hareket ettirir ve ses çıkarır. Ayrıca okşanmaktan ve şefkat gösterilmesinden hoşlanır. Uzun süre ilgi gösterilmediğinde ağlamaya başlıyor. Araştırmalar sonucunda PARO’nun hasta stresini azalttığı, hastalar üzerinde psikolojik bir etkisi olduğu ve onları rahatlattığı ve motivasyonunu iyileştirdiği gözlenmiştir. Danimarka Teknoliji Enstitüsü‘nde hastalar üzerinde yürütülen araştırmalarda ortaya çıkan sonuçlara göre hastalar kendilerini daha iyi hissederken, çevresindeki insanlarla daha iyi iletişim kurabildikleri ortaya çıkmış. Konuşma becerisini kaybetmiş insanların geçmişte sahip oldukları bir hayvanmışcasına PARO’ya ilgi gösterdikleri gözlenmiş.

 

 

3) NAO

   58 cm boyutundaki NAO ilk insansı arkadaş robotudur. 2006 yılındaki macerasının başlangıcından bu yana sürekli olarak gelişmektedir.

   Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen ALIZ-E projesi hastanedeki hastaların insanlarla güçlü ve uzun süreli bağlar kurabilmesi için 2010 yılında başlayan ve beş yıl süren bir proje başlatmıştır. Bu projeyle çocuklarla iletişim kurabilecek bir yapay zeka oluşturulmaya çalışılıyor. Bir hastanede diyabet hastası olan çocuklar kendi hastalıkları hakkındaki detayları eğlenceli bir şekilde öğrenebilecek ve hastanede kaldıkları süreyi katlanabilir kılmak için 20 adet robot görevlendirilmiştir. Ve çocukların tepkileri gözlenmiştir. Robotların çocukların üzerinde yüksek oranda olumlu izler bıraktığı gözlenmiştir.