Başarmak için HAMSİ yap! Evet evet, HAMSİ! Yok, balık olan değil. Başka bir HAMSİ bu.


Peki nedir bu HAMSİ?

1) Hedef

2) Azim

3) Mücadele

4) Sabır

5) İstikrar


İsterseniz her maddeyi biraz daha açalım.


1) HEDEF

Hedef belirlemek zor bir iştir, çünkü hedef geleceğe aittir. Geleceğe dair kesin bir şeyler söylemek ve umutlanmak insanlara zor geliyor. Bu yüzden hedef belirlerken ya kendilerine potansiyelinin kat be kat altında bir hedef seçiyor ya da kendine hiç hedef seçmiyor.


Hedef başarı için vazgeçilmez unsurlardan biridir. Eğer başarı bir yolculukla hedef olmadan nereye gittiğinin de bir önemi yoktur. İstersen tüm dünyayı dolaş, istediğin yerde olmadıktan sonra ne anlamı var ki? Hedef demek hayal demek, umut demek, gelecek demek, inanç demek. Hedefiniz siz vazgeçmek üzereyken sizi toparlar, umutsuzluğa kapıldığınızda içinize umut tohumları eker, yorulduğunuzda sizi tekrar motive eder. Boş yere "Hedefi olmayan bir gemiye hiçbir rüzgar yardım etmez." diye bir söz yok. Boş yere "Gözünü bir yıldıza dikmiş kişi kararından asla vazgeçmez." diye bir söz yok. Birçok kişi hedefin önemini vurgulamışken ve hâlâ daha vurguluyorken hedefi önemsiz görmemek gerekiyor.


2) AZİM

Azim kelimesinin anlamı şu:

1. Bir kimsenin bir işteki engelleri yenme istenci, istek ve kararı.

2. Engelleri yenmede kesin karar.


Başarı yolu çok engebelidir. Bu yüzden her an her şeye hazırlıklı olmalısınız. Önünüze çıkan engellere karşı kararlı olmalısınız, hemen pes etmemelisiniz. Hedefiniz için önünüzdeki engellerin hepsini geçmelisiniz.


En çok yapılan hata çözüm üretmek yerine daima mazeret üretilmesidir. "Şöyle oldu çünkü…" diye başlayan cümleler sorununuza çözüm olmaz, sorunu yenmenizi sağlamaz.


Birinin gözleri insanlar gibi önünde olan, öbürünün gözleri ise kafasının iki yanında olan iki kuş hayal edin. İlk kuş sadece önünü görebiliyor ve net görüyor. İkinci kuşsa 360 derece her yeri görebiliyor ama net göremiyor. Çoğu insanlar ikinci kuş gibi hayatındaki her sorunu görüyor ama hangisi daha önemli bilemiyor. En ufak bir şeyi bile sorun ettiğinden Küçük Prens'in dediği gibi gözleri asıl görmesi gerekeni görmüyor. Her sorunu görüp dert edinmenize gerek yok. Sadece önünüze odaklanıp sorunları net bir şekilde görmeniz gerekiyor ki asıl görmeniz gereken sorunu görüp çözüm üretebilesiniz.


3) MÜCADELE

Mücadele kendi içinizle ve başkalarıyla yapılan mücadele olmak üzere ikiye ayrılır. Özellikle sınav senesinde en büyük mücadeleyi kendinizden çok çevrenizdekilere vereceksiniz. Size "Yapamazsın." diyenler olacak, umudunuzu kırmaya çabalayanlar olacak, sizi üzenler olacak... Bilmenizi isterim ki hepiniz hayal ettiğinizden bile çok daha iyisini başarabilirsiniz. Ayrıca insanlar kendilerine söyleyemediklerini başkalarına söyler. Kendisi yapamadığı için senin de yapamayacağını söylüyor. Bunun farkına varıp bu söylenenlere kulak tıkayın. En büyük mücadeleniz başkalarını umursamamak.


Kendi içinizle olan mücadele daha çok sınav senesinde sınava az kalmışken ortaya çıkar. Kendinizi sorgulamaya, kendinize hakaret etmeye, kendinizle inatlaşmaya ve kendinizle kavga etmeye başlarsınız. İlk baştaki "Yapabilirim!" cümleleri yerini "Ya yapamazsam?" cümlelerine bırakır. O anlarda kendinize karşı galip gelmeniz gerekiyor. Elinizi sertçe masaya vurup içinizdeki o olumsuzluğu susturup başarı yolculuğunda devam etmeniz gerekiyor.


Size bir sır vereyim mi? Mücadeleyi kazanmanın ilk yolu inanmaktan geçer.


Bir gün bir savaştan önce padişah, askerleri gaza getirebilmek için eline bir bozuk para alır. "Eğer yazı çıkarsa bir kazanacağız." der. Herkes merakla paraya bakarken sonuç yazı gelir. Askerler kazanacaklarına inanıp gaza gelirken padişahın yakınındakiler neden böyle bir riske girdiğini sorarlar. Çünkü eğer tura gelseydi askerler kaybedeceklerini zannedeceklerdi ve bu büyük bir umutsuzluğa sebep olacaktı. Daha başlamadan kaybedeceklerdi savaşı. Padişah iki tarafı da yazı olan parayı gösterip gülümser: "Her şey inanmakla başlar."


4) SABIR

Başarı çok geniş bir kavramdır. Bu yolda sabrınızı sınayacak çok şey olur. Mesela durup dururken netleriniz düşer, çevrenizdekilerden olumsuz cümleler duyarsınız. Her an patlamaya hazır bir bomba gibi durmaktansa sabretmeyi öğrenmeniz gerekiyor. Çünkü sabır da başarının bir parçası. Bu uzun yolculuğa sabırsız başlamayın. Her iki dakikada bir ailesine "Ne kadar kaldı?" diye soran küçük çocuklar gibi sabırsız olmayın.


5) İSTİKRAR

"Taşı delen suyun gücü değil sürekliliğidir." diye bir söz var, belki duymuşsunuzdur. Hikayesi de vardır. Bir taşa su damlayıp durur. Ufak ufak, minik minik darbelerle taşa çarpan su zararsız gibi görünür. Bir süre sonra taş kırılır. Taşı delen suyun güçlü olması değil, sürekli aynı yere bir etki yapması.


Başarı da buna benziyor. Siz her gün az da olsa çabaladıkça o kayaya bir damla su damlatmış oluyorsunuz. Damlalarınızı hafife alıp "Amaann, 1 günden ne olacak?" demeyin. Nokta da küçük ama koskoca bir cümleyi bitirir. O küçümsediğiniz damla sizi başarıya ulaştıracak son damla olabilir.


Yaren KARAHASANOĞLU