Bazı şarkılar vardır. Pembe gözlükler gibidir her biri. Dinlerken etrafımız bir başka olur. Ağaçlar, kuşlar, kalabalıklar şiirsel bir havaya bürünür. İçimizi bir coşku kaplar, gözlerimiz dolar. Kimimize saatlerce yazdırır, kimimizi yollara düşürür. Bestecinin ilhamı bizi sımsıkı sarmalayıverir. İşte böyle şarkılar buldum size de getirdim. Şimdiden keyifli dinlemeler efendim. 

1) Opa Tsupa-  Les deux Guitares

   Gizemli bir melodi ile giriş yapan, sizi sokakta bile olsanız yavaştan yavaştan dans etmeye başlatıveren acayip keyifli bir parça. 

2) Yann Tiersen - La Veillée

   Sanki hüzünlü bir ayrılış hikayesi dinlermiş gibi dinlenen bir şarkı. Huzur verici, dinlendirici.

3) Evgeny Grinko - Valse

   Hüzünlü bir melodisi var. Biraz sanki hayatı anlatan bir tınıya sahip. Bence yağmurlu bir akşamda, ıslanmaktan korkmadan yürüye yürüye dinlenmeli bu şarkı.

4) Salento - René Aubry (plaisirs d' amour)

   Tek kelimeyle muazzam. Çok değişik duyguları uyandıran harika bir beste. Anlatılmaz dinlenir gerçekten. Nedense dinlerken hep hayalleri geçiyor gözünün önünden insanın. 

5) Julian Bream - Venetian Boat Song, No. 6

   Kendinizi Venedikte kanoyla geziyormuş gibi hissettiren bir şarkı. İtalya'nın büyüsü saklanmış melodilerine sanki. 

6) Yann Tiersen - L' Homme aux Bras Ballants

   Eve koşup saatlerce yazdıracak kadar ilham yüklü bir parça. Çok durağan bir başlangıcı var. Ama sabrederseniz kulağınızı bir şölen karşılıyor ilerde.

7) Lovers in Paris- Jacob Gurevitsch

   Ah keşke şimdi Paris'te olsaydım dedirten bir melodi. Hele bir de Midnight in Paris'i izleyenler, o mükemmel manzaralar tekrar tekrar zihninizde canlanacak benden söylemesi. 

8) Simply Three - Rain

   Arabada giderken, geriye yaslanıp yolu seyrederek dinlemelisiniz. Ya da bir kahve yapıp balkonda dinleyin. Kahve mi şarkı mı daha lezzetli ikileme düşeceksiniz.