Yengeç Sepeti Sendromu, ismini yengeçlerin birbirine olan tutumundan alır. Anlamı ise yükselen kişiyi aşağı çekmektir. Gelelim bu sendroma adını veren olaya: Boş bir sepete birkaç tane yengeç koyulduğunda sepetin üzeri örtülmez. Çünkü yengeçlerden biri sepetten çıkmak için tırmandığında diğer yengeçler onu aşağı çeker ve dışarı çıkmasına izin vermezler. Sepette tek bir yengeç olursa tırmanıp o sepetten dışarı kolaylıkla çıkabilir. Ama yengeç sayısı arttıkça o yengeçler asla dışarı çıkamazlar. Bu yüzden yengeç sepetlerinin kapağı yoktur. Hikayenin anlamı çok derin aslında. Yengeçlerin hepsi sepetten çıkabilecek güce sahip. Ama kendisiyle değil sürekli diğer yengeçlerle ilgilendikleri için asla özgürlüklerine kavuşamazlar.

 Şimdi öz eleştiri vakti. Peki biz bunu günlük hayatta ne kadar yapıyoruz? Ya da bize bunu ne sıklıkla yapıyorlar? İlk olarak kendi başarımızı başkasının başarısıyla değerlendirmememiz gerekiyor. Başarı kıstasımız bir başkası olursa başarının ne olduğunu unuturuz zamanla. Her gün uyandığındaki hedefin dünkü senin üzerine bir şeyler katabilmek olmalı. Bir başkasını geçmek değil. Diyelim başarımızı bir başkasıyla ölçüyoruz. Doğabilecek sonuçlara bir göz atalım.

 İlk olasılık: Başkası ile girdiğimiz bu yarışı kazanabiliriz. Kulağa hoş geliyor. Ama sonuç her zaman o kadar parlak olmayabilir. Çünkü sizi başarıya götüren motivasyon bir başkasını geçmekti ve bunu başardınız. Kendinizi boşlukta hissedersiniz. Çünkü ''başarı'' olarak nitelendirdiğiniz şeyin bir sonu olduğunu görürsünüz. Ama motivasyon kaynağınız kendiniz olsaydı her gün kendinizin daha iyi bir versiyonu olmak için çabalardınız ve inanın bana bunun bir sonu yok.

 İkinci olasılık: Başkasıyla girdiğiniz başarı savaşını bir türlü kazanamayabilirsiniz. Başarı kavramını bir başkasını geçmek olarak tanımlamıştınız ve bu gerçekleşemedi. Bu yüzden de aşağılık duygusuna kapıldınız. Ama gözden kaçırdığınız bir şey var, bugün başarının sembolü olarak seçtiğiniz kişiyi rakamsal olarak geçememiş olabilirsiniz. Ama emin olun kendinizi her gün aştınız. Her gün dünden daha fazlasını yaptınız. Önemli olan da bu.

 Üçüncü olasılık: Yetersizlik ve değersizlik hissi. Başarısını başkasına göre şekillendiren birçok insanda görürsünüz bu durumu. Çünkü sırf o gün bir başkası ondan yüksek not aldığı için kendini yetersiz görür ve bu da değersizlik hissine yol açar. Bu durum devam ettikçe kendi değerini başarıyla ölçer. Ancak başarılı olursa değerli olduğunu hisseder.

 Kendimizi yükseltmek için bir başkasının başarısını düşüremeyiz, ayağından tutup aşağı çekemeyiz. O zaman başarı olmaz o. Sahip olduğunuzu sandığınız başarı sizin olmaz. Bir başkasının neleri başardığını bir kenara bırakın ve siz neleri başarabilirsiniz, bunun cevabını arayın. Çünkü gerçek başarı orada saklı. Kendinizi geçmek adına verdiğiniz savaşı eninde sonunda kazanırsınız ve bunun verdiği haz bambaşkadır. Diğerleriyle değil kendiniz ile ilgilenin. ZİRA BAŞARI SİZSİNİZ.