Çok isteyip bunun üzerine düşünüp planlar yaptığımız, en sonunda da "Nasıl olur, nasıl yaparım?" diye soruları kendimize sorup durduğumuz bir konu yurt dışı gezileri.

   Çoğumuz farklı ülkeleri gezmek, yeni yerler görmek ve farklı kültürleri tanımak istiyoruz. Bu yüzden de aklımızın bir köşesinde gezi planlarımızı yapmış beklemede tutuyoruz.

   25'den fazla ülke gezmiş biri olarak sizin için karşılaşabileceğiniz zorlukları, nelere dikkat edeceğinizi ve çoğumuzun aklına takılan soruları maddeler halinde sıraladığım bu yazıda okuyabilirsiniz.

 

1) Yurt Dışında Dil Problemi Yaşar Mıyım?

   Dil problemi hepimizin kafasında bir ön yargı olarak bulunuyor. “Gittiğimde ya konuşamazsam? Derdimi anlatmazsam?“ gibi bir sürü soru var kafamızda. Biz zannediyoruz ki grammer bilgisi hatasız cümleler kurmalıyız, bizi ancak öyle anlarlar. Ya da bir cümlenin zamanını yanlış söyledim, benimle alay edecekler. Kesinlikle bunun gibi düşünceleri kafamızdan atıp yurt dışına rahat ve kaygısız çıkmamız lazım. Bazen konuşmamıza bile gerek olmuyor. El hareketleri veya beden diliyle kendini, istediğin şeyi anlatabiliyorsun. Ki senelerce devlet okulunda az çok ingilizce görmüş insanlar olarak orada derdini anlatamamak imkansız. Ve şunu da söylemeliyim ki bir Türk nerede olursa olsun başka bir Türk’ü illaki buluyor.

 

2) Gideceğim, Gezeceğim Yeri Nasıl Bulurum?

   Gezmeye çıkılan bir şehirde ilk yapılması gereken eline bir harita almak. Bu haritayı istersen hediyelik eşyacılardan para verip alabilir, kaldığın veya denk geldiğin herhangi bir otelden rica ederek ya da daha çok turistik mekanlarda turist bilgilendirme ofislerinden alabilirsin. İlk yapman gereken de geziye başladığın veya geri dönmeyi planladığın yeri işaretlemek (Buna özellikle önem veriyorum çünkü kaybolduğunuzu düşündüğünüzde yapacağınız şey bir dükkana girip işaretlediğiniz yeri göstererek nasıl gideceğinize dair yardım istemek olmalı) Sonrasında gezeceğin yerleri işaretleyerek kendine bir rota oluşturabilirsin. Bir şehir yürüyerek keşfedilir sözünü benimseyenlerdensen ayaklarına kuvvet ama toplu taşıma kullanırım zamandan tasarruf ederim diyorsan kendine metro, otobüs kartlarından alabilirsin. Bizim ülkemizdeki gibi bir sistem var Avrupa'da da aşağı yukarı. Günlük, haftalık kart alınabiliyor. Çoğu ülkede İngilizce ama bazı şehirler kendi ana dillerinde durak isimlerini yazabiliyor. Ama bu durumda da güvenlikten ya da en basitinden durakta bekleyen insanlardan yardım alıp yine yolunuzu bulabiliyorsunuz. Kaybolmaktan korkanlar kesinlikle korkmasın. Bilmediğin bir şehirde zaten kayıpsın, daha da kaybolamazsın merak etme.

 

3) Yemek Sıkıntısı Çeker Miyim?

  Avrupadaki yemek kültürü bizim ki gibi değil kesinlikle. Burdan giderken bunun bilinciyle gitmekte fayda var. Çoğu yerin kendine özgü yapılış tarzı ve farklılığıyla tanınmış bir yemeği oluyor. Öncelikle o yemekleri tatmanızı öneririm. Bunun haricinde sabah kahvaltıları bizim beklediğimizin altında oluyor malesef. Ama her kahvaltıda kesinlikle meyve ve yoğurt bulabileceğinizi söyleyeyim. Avrupa’da domuz eti yeniyor bildiğiniz gibi. Bu konuda turistlere çok anlayışlı davrandıklarını söyleyebilirim. Yemek siparişi verirken çoğu yer tercihinizi soruyor ve buna göre yemekler öneriyor. Sormasalar bile siz söyleyerek bu konuda uyarıda bulunabilirsiniz. Ayrıca bilindik fast food zincirlerini de tercih edebilirsiniz.

 

4) Geziyi Nasıl Keyfe Dönüştürürüm?

   İnsan mutlu olmak istediği sürece her yerde keyifli olabilir. Normal yaşantınızda karşınıza çıkan zorluklar gibi gezide de insanın karşısına zorluklar çıkabilir elbette. Önemli olan bu zorlukları bir kenara bırakıp gezmenin tadını çıkarmak. Sürekli sorunu düşünüp kafanızda büyütürseniz kendinize zehir edersiniz o geziyi. Şöyle düşünün çoğu insanın başına gelebilir bu sorunlar. O yüzden neden benim başıma geldi düşüncesi modunuzu çokça düşürür.

   Eğer tek gidecekseniz orada illaki yeni insanlarla tanışıp yeni arkadaşlıklar kuruyorsunuz. Bunun yanında uzun bir yurt dışı planınız varsa ailenizi, sevdiklerinizi özleyeceğiniz zamanlar olacak tabiki. Ama kendinize şunu söylemelisiniz. Ben kendi ayaklarımın üstünde durabilirim, bunu başarabilirim. Ve başardığınızda da kendinizi dünyanın en güçlü insanı gibi hissedeceksiniz emin olun.