Zincrin zayıf halkası kimdir? Peki zincirin zayıf halkası olanlar neyi yanlış yaparlar? Zinciri gözümüzde şöyle bir canlandırırsak her bir halkasının birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğunu görürüz. Her halka kendi içinde sağlam olmalıdır. Yoksa sadece kendisi düşmekle kalmaz, zincirin diğer halkalarının bağlantısını da koparır. Bununla birlikte her bir halka kendi içinde çok önemlidir. Çünkü her biri birer bağlantı noktasıdır. Bu zincirlerin birbiri ile olan bağlantısını insan ilişkilerine benzetirsek zincirdeki zayıf halka çıkartılırsa çok daha sağlamlaşır. Grup çalışmalarında ya da sosyal ilişkilerde de insanlar zayıf halkayı bulup çıkarmaya çalışırlar. Biz de kimdir bu uyumu bozanlar dedik ve senin için zincirin zayıf halkası olan insan tiplerini derledik!

1) Mağdur Rolünü Oynamayı Sevendir

 Bazı insanlar vardır, hayatta hep en kötü şeylerin onları bulduğundan yakınırlar. Başa gelmeyecek olaylar, içinden çıkılamayacak sorunlar hep onu bulmuştur. Ya da bulmamıştır! Ne dersiniz? Gerçekten bulmuş mudur? Hayat bu, inişleri olduğu kadar çıkışları da olacak. Ben bu hayat yolculuğunu bisiklet yolculuğuna benzetiyorum. Bisiklet ile bir yola çıkarken gördüğü yokuşa göre tekerleklerini şişirip yola koyulan insanlar nedense o yokuşun bir inişi olduğunu unuturlar. Tekerlekler gayet sağlamdır evet ama ya frenler? Mağdur rolünü oynayan insanlar işte tam da bunu yaparlar. En kolay ve yakındaki işi halleder ama yolun sonunu düşünmezler. Yolun sonundakiler için tedbir almayıp tüm suçu yola ve bisiklete atarlar. Oysa kimsenin o yokuşun bir inişi olduğunu ve iniş sırasında frenlere ihtiyaç olduğunu söylemesine gerek yoktur. Yani demem o ki kendi hayatınızın iplerini de sorumluluklarını da elinize alın. Sorun çıktığında ''Neden beni buldu?'' demek yerine ''Nerede hata yaptım ve nasıl düzeltebilirim?'' deyin.

2) Gördüğü Açığı Örtmeyendir

 Hepimiz insanız ve kusursuz değiliz. Öncelikle öğrenmemiz gereken şey bu. Herkesin kendince eksik yanları var. Kimse kusursuz değil fakat herkes birbirini kusursuz olmadığı için eleştiriyor. Eksik bulmaya çalışıyor ve bulduğu anda eline alıp bir bayrak gibi sallıyor. Tabii bu sırada herkes görüyor. Bunu yapan insanlar arkadaş ortamlarından ve takım çalışmalarından her zaman ilk uzaklaştırılan insanlardır unutmayın. Karşındakinin eksiğini gördüğünde sessiz sedasız o boşluğu tamamlamak büyük bir erdemdir. Kusur aramak için bakan göz, bir süre sonra kusurdan başka bir şey göremez olur. Ama o gördükleri sahiden de kusur mudur? Cümlemi çok sevdiğim bir söz ile noktalıyorum:

'' Senin dünyaya bakan pencerelerin kirliyse, benim çiçeklerim sana çamur görünür.''  Mevlana

3) Uyum Nedir Bilmeyendir

 Vardır hayatta hep kendi istediği olsun isteyenler. Toplu programların daimi bozucusu zayıf halkalar. Evet onlar da zincirin zayıf halkası. Çünkü hayatın aşmamız adına hepimize koyduğu engelleri bir türlü aşamazlar. Neden mi? Çünkü hep başkaları tarafından istedikleri karşılanmış, her şey hazır şekilde önlerine gelmiştir ve hep kendi istedikleri olmuştur. Tırnağınızla kazıdığınız her toprak, günün birinde bir ağaca hayat olacak, ev olacak. Sadece aceleci ve isyankar olmamak gerekir. Biliyorum belki sen şu an bir şeyler için çok uğraşırken yanıbaşındaki insan çabasız bir şeylere ulaşıyor gibi görünüyor. Ama bu hikayenin bir devamı da var. Tırnaklarınla kazıdığın her gün daha da güçlenir ve yıkılmaz hale gelirsin. Çünkü zamanla pişmiş olursun. Günün birinde sen meltemlerin getirdiği çiçek kokularını hissederken, uyumsuz olanlara o meltem poyraz olur.

4) Bahaneler Üretendir

 Özellikle iş hayatında ilk vazgeçilen insanlar, bahaneler üretenlerdir. Çünkü sorun çözmek yerine sürekli sorun çıkartır, bunlara da birer kılıf bulurlar. Bahane üretmek her zaman en kolay çıkış yoludur. Ama iyi bir çözüm değildir. Tam da bu yüzden yapman gereken ne ise onu yap! Yapmadığın sorumluluklar altında ezilip karşındakini inandırma çabasına girme.