Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği hakkında sana anlatacaklarımız var! Bol proje, bir sürü kahve ve güzel İngilizce... Birleşince ortaya dünya harikası mühendislik fakülteleri çıkıyor değil mi? Dereceyle okuluna adım atan ve fiziğe, matematiğe son derece meraklı olan Bilkent Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği öğrencisi Pelin, tüm olanakları ve karşı koyulamaz zorluklarıyla bölümünü anlattı.

Biraz merak ve bolca kahveyle Bilkent'li olmak ister misin?

1-İlk senende mi bu okulu kazandın? Hatırlıyorsan ya da söylemek istersen YGS/LYS sıralamanı öğrenebilir miyiz?

Evet, ilk senemde kazandım. YGS'de 2348. idim. LYS'de 412'ye çektim.

2-Seçtiğin bölüm senin hayalin miydi? Bu bölümü seçmende herhangi bir aile/çevre baskısı var mıydı?

Biraz değişik bir durum aslında. Küçük yaştan beri elektrik elektronik okuyacağım demiyordum ama mühendisliğe, matematiğe, fiziğe karşı büyük bir ilgim vardı ve ileride kesinlikle bilimle iç içe olacağım bir meslek dalı seçeceğimi düşünüyordum. Ayrıca astrofiziğe karşı da ilgiliydim, bu alanda da çalışan çoğu insanın temel bilimler okumuş insanlar dışında mühendis, özellikle elektrik elektronik mühendisi olduğunu fark ettim. Konuştuğum pek çok mühendis ve akademisyenden sonra da yapmak istediğim işin elektrik elektronik mühendisliği olduğunu anladım. Babam da elektrik elektronik mühendisi, ancak ailemin ne meslek ne üniversite seçiminde üstümde herhangi bir baskısı olmadı. O yüzden şanslıydım.

3-Bu mesleği bitirdikten sonra ne yapmayı hedefliyorsun?

İşin en güzel yanı, mühendisliğin bitecek bir alan olmaması. Araştırma ve geliştirmeye fazlasıyla açık bir alan, beni cezbeden taraflarından biri de bu. Hayatın ne getireceği belli olmaz ancak üniversite ve masterı bitirdikten sonra araştırma yapacağım bir işe girersem çok mutlu olacağımı düşünüyorum.

4-Senin bölümün için onlarca üniversite varken neden okuduğun okulu seçtin?

11. sınıftayken Bilkent'teki IEEE kulübünün (çoğunluğu elektrik-elektronik öğrencilerinden oluşan bir mühendislik kulübü) Üniversiteye Doğru diye bir etkinliğine katılmıştım. Etkinlik, lise 11. sınıf öğrencilerine Bilkent'i ve Bilkent'in mühendislik bölümlerini tanıtmayı amaçlayan güzel bir etkinlikti. O zamana kadar Bilkent'i ciddi olarak düşünmemiştim ama etkinlikten sonra Bilkent gözümde ideal bir üniversite oldu. 21. yüzyıla adapte olmuş; teknolojik ve sosyal olanakları son derece gelişmiş, disiplinli ve eğitim kalitesi ciddi yüksek olan bir üniversite. Okulun ortamına girince anlıyorsunuz zaten, sadece mesleğinizi öğrendiğiniz bir yer değil. Aslında Bilkent'te hayata hazırlanırken çok şey kazandığınızı hissediyorsunuz. Ancak insanların gözünde genelde özel üniversiteler yanlış bir imaj bırakıyor, bunun değişmesi gerektiğine inanıyorum. ODTÜ ve Boğaziçi gibi devlet üniversitelerini rahatça kazanabilirken gitmedim ve böyle olan pek çok arkadaşım var. Araştırınca aslında birçok özel üniversitenin gerçekten kaliteli olduğunu görebilirsiniz. 

5-Yurtta mı kalıyorsun, okulun ulaşımı nasıl?

Ankara'da yaşadığım için evde kalıyorum. Bilkent'in semt servisleri var, annem de yakında çalıştığı için sıkıntı olmuyor. Metroyla da ulaşım mümkün.

6-Okulunda bölümünle ilgili yeterli eğitim/seminer mevcut mu? Sence sosyal olarak yeterli bir yerde mi okuyorsun?

Fazlasıyla. Pek çok kulüp etkinliği var, hem bizi akademik olarak geliştiren hem de sosyalleştiren. O yönden doğru bir üniversite tercih ettiğimi düşünüyorum

7-Okuduğun bölümün ya da okulun zorlukları neler? Üst sınıflarda yaşayacakların hakkında bir bilgin var mı?

Üst dönemden pek çok arkadaşım var ve gittikçe zorlaştığını söyleyebilirim. Mühendislik genel olarak öyle. Bol bol proje yapılan bir bölüm elektrik elektronik mühendisliği. Bilkent de öğrencilerini zorlamayı ama aynı zamanda geliştirmeyi seven bir okul.

8-Eğitimcilerin ilgi düzeyi nasıl? Zorlayan mı yoksa öğreten/yardımcı olan kişiler mi?

Pek çok farklı hoca tipi var ama hem zorlayan, hem öğreten, hem de yardımcı olan hocalar çoğunlukta. İlgi düzeyi olarak, sizin ilginizle doğru orantılıdır diyebilirim. Derslere gitmezseniz, hocayla hiç konuşmazsanız hocanın sizinle ilgilenmesini beklemek çok mümkün değil. Ancak 1. sınıftan sonra bölüm dersleri alacağınız için hocalarla iletişiminiz genel olarak artar ki zaten ilgili olduğunuz alanda hocayla beraber araştırma yapmanız mümkün, ki bu büyük bir avantaj.

9-Okulunun yurtdışı imkanlarıyla ilgili bildiğin birkaç şey varsa bizimle paylaşır mısın?

Bilkent zaten yurt dışı imkanlarıyla da ünlenmiş bir üniversite. Erasmus veya exchange ile yurt dışına gitmek mümkün 1. sınıfı bitirdikten sonra. Mezun olan çoğu öğrencinin de master ve doktorasını yurt dışında devam ettirdiğini biliyorum. Yurt dışı hedefi olanlar için güzel bir avantaj.

10-Okulun, bölümün için sana yeteri düzeyde çalışma/staj imkanı sunuyor mu? Yoksa okul bittikten sonra her şey size mi kalıyor?

2. ve 3. sınıf sonunda staj yapılması zorunlu zaten, yoksa mezun olunamıyor. Bu stajı da kendiniz buluyorsunuz diye biliyorum. Ancak şu da bir gerçek ki nerede olursanız olun siz istemedikten, araştırmadıktan sonra size işin/stajın gelmesi mümkün değil. Üniversitenin öğrencilere iş/staj ayarladığını pek duymadım ama bunu dezavantaj olarak görmüyorum. Bizim çabalamamız daha iyi bence.

11-İyi ve duyulmuş bir üniversiteyi ilk hedef olarak alıp ilk tercihin olmayacak bir bölüme gitmek mi? Yoksa aslında hayalin olan bölüm için daha sıradan bir üniversite seçmek mi?

Dürüst olayım sınav senemde hedefim adı duyulmuş ve kaliteli bir üniversiteye gitmekti; Boğaziçi, Koç, Bilkent ya da ODTÜ dışında bir yer düşünmedim. Elektrik elektronik olmazsa da başka bir mühendislik yazmayı düşünmüştüm çünkü yapabileceğime ve sevebileceğime inanıyordum, çok şükür istediğim üniversite ve istediğim bölüm geldi. Tıpta mesela okuduğunuz üniversite çok fark etmeyebilir ama mühendislikte ciddi fark ediyor. Hayallerinizin peşinden gidin her zaman, istemediğiniz bir bölümü yazmayın ama en iyi eğitimi aldığınızdan da emin olun.

12-Okulun ve bölümün hakkında sınava hazırlanan öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?

Herkese severek gelmesini tavsiye ediyorum, sevilmediği takdirde yapılabilecek bir iş değil çünkü. Matematik ve Fizik ağırlıklı bir bölüm, sınava çalışırken özellikle bu iki dersi derece yapmak için değil, öğrenmek için çalışın. Bol bol projeye, bireysel çalışmaya ve takım çalışmalarına hazır olun. Üniversiteyi kazanınca çalışma temponuz hafiflemeyecek ama çok daha eğleneceksiniz onun garantisini verebilirim. Hayatınızın en yoğun ve en eğlenceli 4-5 yılı olacağına eminim. Hepinize şimdiden kolay gelsin :)

Hemen Elektrik-Elektronik Mühendisliği bölümüne girebilmek için ihtiyacın olan puanı hesaplamak için buraya tıkla!