“Tıp mı? Çok zor bölüm abi yeağ.” nidalarını hepimiz duyuyoruz sanırım. İsteyene, sevene, AZMEDENE hiçbir şey zor değil! Sevdiğiniz şeyler için savaşmayı, Türkiye’nin sınav sistemi size erken yaşta öğretiyor zaten. Hayat böyle devam edecek; öğreneceğiz. Sonuçlardan mutlu olmayı, sonuçlar ile üzülmeyi öğreneceğiz. Ama en çok biyolojiyi, fizyolojiyi, kimyayı öğreneceğiz! Hazırsan başlayalım mı? İş imkanı sıkıntısı yok merak etme, yer gök hak edene iş dolu. Fakat bölümün en zor özelliklerinden biri ezberin çok olması. “Ezberim iyi olmasa bile ben başarırım!” dediğini duyar gibiyim. E o zaman hoş geldin, hoş geldin gönüllerin hekimi!

1-İlk senende mi bu okulu kazandın? Hatırlıyorsan ya da söylemek istersen YGS/LYS sıralamanı öğrenebilir miyiz?


Evet, ilk senemde kazandım. YGS sıralamam 3610, LYS sıralamam da 3700 civarı diye hatırlıyorum.


2-Seçtiğin bölüm senin hayalin miydi? Bu bölümü seçmende herhangi bir aile/çevre baskısı var mıydı?


Hayalimdi diyemem. Aslında ben Genetik Mühendisliği'ni düşünüyordum hep. Sonra çevrenin "Aman, ne yapacaksın genetikçi olup? İşsiz kalırsın, boşver." söylemlerinden etkilendim. Şimdi bakıyorum da iyi ki etkilenmişim. Genetik bize lisede öğretilenden çok farklıymış aslında. Şu an bölümümden çok memnunum.


3-Bu bölümün iş imkanları neler? Ya da sen bitirdikten sonra ne hedefliyorsun?


İş imkanı en rahat bölümlerden biri. Ancak TUS nedeniyle şuan çok ileriyi göremiyorum. Hedefim yurtdışında kendimi geliştirmek. Ama dediğim gibi biz Tıpçılar için genelde her şey TUS sonrası belli oluyor.


4-Senin bölümün için onlarca üniversite varken neden şu anda okuduğun okulu seçtin?


İlk nedeni İzmir'de, ailemin ve sevdiklerimin yanında kalmak istememdi. Diğer bir neden de Tıp anlamında İzmir'deki üniversiteleri gayet yeterli buluyor olmam. Neden onca zorluğun içinde bir de ev işleri ile uğraşmak istemedim sanırım.


5-Yurtta mı kalıyorsun, okula ulaşımın nasıl?


Ailemle birlikte evde kalıyorum. Okula ulaşımım bu seneye kadar zordu çünkü uzakta oturuyoruz. Ancak şuan kendi arabamla gidip geldiğim için 20-25 dakikada ulaşıyorum.


6-Okulunda bölümünle ilgili yeterli eğitim/seminer mevcut mu?


Aslında seminerden çok etkinlik adı altında bizi geliştirecek eğitimler düzenleniyor. Her çarşamba farklı konu ve alan üzerine etkinlikler oluyor. Bazıları gerçekten çok yararlı hatta. Okulun sitesinde de birçoğunun afişi yayınlanıyor zaten. Merak edenler konulara oradan da bakabilir. Onun dışında farklı şehirlerde ücretli kongreler düzenleniyor ancak onların eğitim anlamında çok yararlı olduğunu düşünmüyorum, daha çok eğlence odaklı oluyor.


7-Sence sosyal olarak yeterli bir yerde mi okuyorsun? Yeterince kulüp/proje faaliyeti var mı?


Aslında biraz dezavantajlıyız bu konuda. Çünkü sağlık fakülteleri Buca'daki diğer fakültelerden ayrı olarak Narlıdere'de. Tınaztepe'de yani asıl kampüste daha fazla kulüp/proje imkanı var. Tabi bizim kampüste de bazı kulüpler ve aktif olarak devam eden projeler var.


8-Okuduğun bölümün ya da okulun zorlukları neler? Üst sınıflarda yaşayacakların hakkında bir bilgin var mı?


En büyük zorluğu yoğunluk ve ezber bence. Hiçbir zaman ezber yapabilen bir insan olmadım, genelde mantığını anlayarak çözmeye çalıştım. Bu yüzden fakültede başta biraz zorlandım ama sonra toplardım diyebilirim. Üst sınıflarda da çok yoğun olacağımı, derslerin daha da zorlaşacağını biliyorum. Ama Tıp eğitiminin böyle olduğunu bilerek yola çıktım en başta. O yüzden bu yoğunluktan şikayetçi değilim.


9-Eğitimcilerin ilgi düzeyi nasıl? Zorlayan mı yoksa öğreten/yardımcı olan kişiler mi?


Bizimle çok ilgililer. Birçoğu bizimle aynı sıralardan geçtiğini unutmadan yaklaşıyor bize. Empati kurabiliyorlar, mutlaka soru sorun diyorlar. Ancak her yerde olduğu gibi öğrenciyi zorlayıcı davranan hocalarımız da var. Özellikle klinik hocalarının daha sert ve kuralcı olduğu söyleniyor.


10-Okulunun yurtdışı imkanlarıyla ilgili bildiğin birkaç şey varsa bizimle paylaşır mısın?


Devlet üniversitesi olduğu için okulun çok fazla bir imkanı yok. Ama yurtdışına çıkan, aktif olarak Harvard gibi köklü üniversitelerde eğitim veren hocalarımız var. Bize bu konuda hem sormak istediklerimiz hem de izlememiz gereken yol anlamında çok yardımcı oluyorlar diyebilirim.


11-Okulun, bölümün için sana yeteri düzeyde çalışma/staj imkanı sunuyor mu? Yoksa okul bittikten sonra her şey size mi kalıyor?


Tıp eğitiminin 3 yılı staj/çalışma olarak geçiyor aslında. Bu yüzden de neredeyse her alanda birebir klinik deneyimiz oluyor. Bence Tıp eğitiminin en güzel ve en değerli yılları. Okul bittikten sonra pratisyen hekim olarak çalışmaya başlayabiliyoruz. Ancak uzmanlaşmak isteyenler için TUS'a hazırlanma süreci tamamen bireysel.


12-İyi ve duyulmuş bir üniversiteyi ilk hedef olarak alıp ilk tercihin olmayacak bir bölüme gitmek mi yoksa aslında hayalin olan bölüm için daha sıradan bir üniversite seçmek mi? Neden böyle düşünüyorsun?


Tıp'ta üniversiteler arasında pek bir fark olmadığı için bu soruya cevabım hayalim olan bölüm için sıradan bir üniversite seçmek olur sanırım. Ben sevmediğiniz bir bölüme ve mesleğe sahip olmanın katlanılabilir bir şey olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden birçok insanın hayali olan Tıp, Mühendislik gibi bölümleri yarıda bıraktığını görüyoruz. Bence kendinizi geliştirmek için üniversite size engel değil.


13-Okulun ve bölümün hakkında sınava hazırlanan öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?


Günde 15-16 saatlere varan programlar hazırlayıp bunlara uymaya çalışmasınlar. Günlük ve düzenli çalışma ile çok daha az çalışabilirler bence. Bunun yanında kendilerine uygun çalışma stilini bulmaya çalışsınlar ve eğer bu konuda zorlanıyorlarsa. destek alsınlar. Bir de herkeste gördüğüm ve çok rahatsız olduğum bir konu: Uyku. Sınav senesi gibi uzun bir dönemde 3-4 saatlik uykuyla idare etmeye çalışıp sağlıklarıyla oynamasınlar lütfen. Günde en az 8 saat uyusunlar. Uykuyu zaman kaybı olarak görmesinler.


Hemen Tıp Fakültesi bölümüne girebilmek için ihtiyacın olan puanı hesaplamak için buraya tıkla!