1-İlk senende mi bu okulu kazandın? Hatırlıyorsan ya da söylemek istersen YGS/LYS sıralamanı öğrenebilir miyiz?

Evet ilk senemde kazandım, YGS’de 2400’lerde, LYS’de de 3400’lerdeydim.

2-Seçtiğin bölüm senin hayalin miydi? Bu bölümü seçmende herhangi bir aile/çevre baskısı var mıydı?

Açıkçası hayalim işletme okumaktı, kişiliğimi buna uygun buluyordum ama fen lisesindeydim ve TM’ye yönelme şansım olmadı ya da bilemiyorum ben cesaretli davranamadım, aile/çevre baskısı altında çok kalmadım ama tabii ki insanların Tıp Fakültesine karşı çok güzel reaksiyonları vardı, bundan etkilenmedim desem yalan olur. En büyük etken tercih döneminde anneme kanser teşhisi konmasıydı, doktordan doktora koştuğumuz günlerde kararım kesinleşti, onun dışında 11 ve 12. sınıfta kesin bir bölüm hedefim yoktu sadece elimden gelenin en iyisini yapıp sınavdan sonra karar vermeye odaklamıştım kendimi.

3-Bu bölümün iş imkanları neler? Ya da sen bitirdikten sonra ne hedefliyorsun?

Birçok iş imkanı var ve güzelliği de herkesin kendine uygun bölüm/çalışma şekliyle devam edebilmesi, ilk mezun olduğunuzda pratisyen hekim oluyorsunuz ve mecburi göreve gidiyorsunuz, eğer TUS’a girerseniz (oldukça zorlu bir sınav) puanınıza göre istediğiniz bölümle ilgili tercih yapıyorsunuz. Tabii bu farklı farklı üniversitelerde olabiliyor. Bu sefer asistanlık eğitiminiz başlıyor, örneğin Ege mezunusunuz Dokuz Eylül dahiliyeyi kazanıyorsunuz ve orada dahiliye asistanlığınıza başlıyorsunuz, bir nevi eğitiminiz 3-4-5 sene kadar daha devam ediyor. Tabii ki bu süreçte para da kazanıyorsunuz, bu eğitim bitince uzman oluyorsunuz ve sonrasında mecburi görevinizi yapıyorsunuz. Akademisyenlik yapabilirsiniz, öğrencilerin dersine girebilirsiniz. Tabii bunlar da klinik/preklinik olarak ayrılıyor, ilerleyen zamanlarda kendi muayenehanenizi açabilirsiniz, birçok iş imkanı var. Ben klinik ve cerrahi ayrıldığı için şu an erken olarak gördüğümden tam karar veremiyorum ama dahiliye veya genel cerrahi seçip onkoloji üzerinde yoğunlaşmak istiyorum, son 3 sene stajlara başlıyoruz ve anladığım kadarıyla çoğu tıp öğrencisi orada kendine uygun olan bölüme karar veriyor.

4-Senin bölümün için onlarca üniversite varken neden şu anda okuduğun okulu seçtin?

Tercih dönemimizde ailevi sıkıntılarımızla boğuşuyorduk ve açıkçası ben puanımın yettiği üniversitelerden itibaren araştırmaya başladım, Ege’de okuyan kendi okulumdan mezun bir ablaya sordum ve öğrendiklerim beni oldukça mutlu etti, pratik eğitimlerimiz çok iyi, çok fazla kadavramız var (böyle deyince garip duruyor farkındayım ama anatomi eğitimi için gerçekten çok önemli ve insan anatomisini iyi bilmek bir doktor için kilit noktalardan), çok fazla akademisyenimiz var. Okulumuzun sistemi entegre sistem, aynı konuyu farklı açılardan birçok hoca anlatıyor, entegre oturumlarımız oluyor, klinikten hocalarımız geliyor. Yani birçok farklı durum ve bakış açısına çok hızlı adapte oluyoruz. Konuştuğum zaman abla sınav sisteminin farklı olacağını söylemişti ama çok detay vermemişti, gerçekten inanılmaz farklı, tabii ben bir anda okulla ilgili bilgiler vermeye başladım ama bunlar duyduğumda beni etkileyen ve tercih listeme yazmama sebep olan bilgiler, gönül rahatlığıyla yazdım. Tabii İzmir’in de katkısı olmadı değil.

5-Yurtta mı kalıyorsun, okula ulaşımın nasıl?

Yurtta kalıyorum, okulumuza yürüyerek 4 dakika, zaten kampüsten ayrıyız kendi yerleşkemiz var. Bir tane özel yurt, bir tane öğrenci köyü(okulun yurdu, Forum Bornova Avm ve hastane var, bunların hepsi birbirine 5-10 dakika aralıkta, yurtlar yan yana ve ikisi de okula maksimum 5 dakika. Yürüyerek gidip geliyorum.

6-Okulunda bölümünle ilgili yeterli eğitim/seminer mevcut mu?

Tabii ki oldukça fazla, bazen kendi hocalarımız bile eğitim/seminer veriyor.

7-Sence sosyal olarak yeterli bir yerde mi okuyorsun? Yeterince kulüp/proje faaliyeti var mı?

Bizim bölümün kulüpleri ana kampüsten ayrı, beklentinize göre değişir ama bence oldukça yeterli. Tango oldukça yaygın, her sene gösteri yapılıyor, ben fotoğrafçılıktayım ve bu sene 2 gezi ve 2 sergi yapıldı yani benim için oldukça yeterli ama sizin ne beklediğinize bağlı. Basketbol takımımız yanlış hatırlamıyorsam 5 senedir şampiyon oluyor, biz aslında Tıp Fakültesi olarak 2500 kişiyiz ve kendi kendimize yapıyoruz çoğu şeyi. Ayrıca bahsetmeden geçemem AEP projemiz var, bilime ilgili öğrencileri destekleyen bir proje, mülakatla 16 kişi seçiliyor ve onlara bilime yaklaşımla ilgili 2 sene ders veriliyor. Sonra herkes istediği bölümde bir proje hazırlamaya başlıyor, ben de bu projedeyim ve danışman hocam var, örneğin ilerde laboratuvarda bir çalışma yapmak istersem hocamla iletişime geçerek işleri kolaylaştırabiliyorum. Gerçekten sadece bizim okulda olan ve araştırmaya, bilime tutkulu öğrenciler için oldukça faydalı bir proje.

8-Okuduğun bölümün ya da okulun zorlukları neler? Üst sınıflarda yaşayacakların hakkında bir bilgin var mı?

Gerçekten zor bir bölüm özellikle psikolojik olarak, genel olarak çoğu öğrenci zaten çok çalışarak geliyor bu okula ve çalışmaya alışkın insanlar ama her şey ezber ve ilk başta bir afallıyorsun. Alışınca ve benimseyince kolaylaşıyor çünkü evet her şey ezber ama bir mantığı da var. Sen kendini verince işleri kavrıyorsun, dinamik kalmak zorundasın, öğrendiğin her şeyi çoğu zaman tekrar etmek ve birbiriyle bağdaştırabilmek zorundasın çünkü aslında doktorluk da bir sanat, biz sadece acile gittim, doktor serum taktıdan ibaret zannediyoruz belki ama bugün annesi kanser olan ve doktordan doktora hastaneden hastaneye koşan bir aile olarak şunu söyleyebilirim ki ailenizin zoruyla yazacaksanız, size uygun olmadığını düşünüyorsanız, kendinizi veremeyeceğinizi hissediyorsanız bir daha düşünün. Biliyorum ki her mesleği iyi yapmak önemli ve birçok sonucu doğabilir ama sağlık gerçekten hassas bir nokta biz bunu çokça gördük, hissettik. Ben her doktora gittiğimde düşünce şeklim değişiyor ve daha fazlasını yapmam gerektiğini hissediyorum. Tabii ki sizin düşünceleriniz, idealleriniz farklı olabilir. Akademisyen olmak istersiniz veya daha kolay bölümlerde kalmak istersiniz vs. yine de oldukça zor, böyle zor falan diyorum ama severek yapınca, severek çalışınca o kadar zor gelmiyor, dediğim gibi alışılıyor. Üst sınıflar daha da zor çünkü eski bilgilerini bir kenara atamıyorsun, her sene üstüne koyarak gidiyorsun, benim fikrimce staj seneleri daha kolay ve güzel olacak çünkü uygulamalı eğitime geçiyorsun ve bu benim anlama, çalışma tarzıma daha uygun. Bir de unutmadan, sınavlarımızın bir kısmı açık uçlu ve bu beni zorlamıyor değil.

9-Eğitimcilerin ilgi düzeyi nasıl? Zorlayan mı yoksa öğreten/yardımcı olan kişiler mi?

Oldukça iyi, ben birçok hocaya bir sorum olduğunda mail yoluyla ulaşabiliyorum ve daha yazmaz meşguldür demişken bir anda cevap alabiliyorum. Her arada zaten hocaların başı dolu oluyor, öğrencilerin sorularını içtenlikle cevaplıyorlar ve her defasında belirtiyorlar “Bir sorunuz olduğunda odama da gelebilirsiniz/istediğiniz zaman sorabilirsiniz.” diye, kesinlikle öğreten/yardımcı olan kişiler.

10-Okulunun yurtdışı imkanlarıyla ilgili bildiğin birkaç şey varsa bizimle paylaşır mısın?

Erasmus programı var ve TurkMSIC bünyesinde değişim stajlarıyla başka ülkelerdeki hastanelerde staj yapabiliyoruz, dil sınavları oluyor tabii bunun için de. Tam hakim değilim yanlış bir bilgi vermek istemem.

11-Okulun, bölümün için sana yeteri düzeyde çalışma/staj imkanı sunuyor mu? Yoksa okul bittikten sonra her şey size mi kalıyor?

Ben sunduğuna inanıyorum çünkü dediğim gibi hocalarımız çok ilgili, ama tabii ki burada bir kendi çabanız söz konusu, birçok hocayla iletişimde kalabilir ve onların desteğini görebilirsiniz, bir dönem 400 kişiyken ve okul toplam 2500 kişiyken açıkçası bu durumlar biraz sizin çabanıza bağlı, çaba varsa her hoca çok destekleyici.

12-İyi ve duyulmuş bir üniversiteyi ilk hedef olarak alıp ilk tercihin olmayacak bir bölüme gitmek mi yoksa aslında hayalin olan bölüm için daha sıradan bir üniversite seçmek mi? Neden böyle düşünüyorsun?

Hayalin olan bölüm! Üniversite tabii ki önemli ama bu hayatı sen yaşıyorsun, sevdiğin bir bölümde kendini isteklice geliştirmen daha olası ve insanı bu hayata bağlayan çok güzel bir amaç. Bazen oldukça basit düşünüyoruz ve belirli yargılara, kalıplara uymaya çalışıyoruz ama vallahi öyle olmuyor bu işler. Ben tercih döneminde bunun çok farkında değildim, üniversiteye başladığınız anda hayatınızı şekillendirmeye başlayan sizsiniz, her şey sizin elinizde oluyor ve bir önceki sorularda bahsettiğim gibi çabanız olursa birçok kapı size zaten açılıyor. Ama gerçekten istediğiniz bölümü seçmediğinizde o kapılar için çabalamayacak, kendinizde o güveni, o isteği bulamayacaksınız, kendinizi geliştiremedikten sonra isterseniz Türkiye’nin en iyi üniversitesinde okuyun geride kalacaksınız, bunun birçok örneği olmuştur şimdiye kadar.

13-Okulun ve bölümün hakkında sınava hazırlanan öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?

Gönül rahatlığıyla öneriyorum okulumu ama tabii ki yazmadan önce sınav sistemimizi öğrenmenizde fayda var, aslında birçok tavsiyeyi önceki cevaplarımda verdim, gerçekten bu bölümü istediğinize emin olun, yapabilir miyim yapamaz mıyım sorusunun cevabı bu. Aslında insan isteyince, gönülden isteyip çabalayınca çoğu şeyi yapar, bu benim görüşüm tabii ki. Kendinize güvenin, kararlarınızın arkasında durun ve hayaliniz/isteğiniz için çabalamaktan asla vazgeçmeyin. Hangi üniversitede ve hangi bölümde olursanız olun kapılar size açılacak, belki daha zor belki daha kolay ama gerçekleştikten sonra bunun bir önemi kalmıyor. Çok zor bir sınav dönemi atlattım ve birinci sınıf da çok kolay geçti denilemez ama şu an verdiğim emeklerin hepsine müteşekkirim ve yoruldum/pişmanım/şöyleydi/böyleydi diyemiyorum, çabaladım, kararlarımın arkasında durdum, kendime güvendim, vazgeçmedim, istediklerimi zorlu da olsa kolay da olsa gerçekleştirdim ve mutluyum. En büyük amacımız da bu değil mi zaten, mutlu olmak! Hayallerinizden ve mutluluğunuzdan hiç vazgeçmeyin!

Hemen Tıp Fakültesi bölümüne girebilmek için ihtiyacın olan puanı hesaplamak için buraya tıkla!