İstanbul Aydın Üniversitesi Reklamcılık bölümü öğrencisi Sarp Bulut, mesleğinde görmenin ve üretmenin birbiriyle her zaman iç içe olduğunu ve yaratıcılığın asla sönmemesi gerektiğini anlattı! Televizyonlarda, internetten dizi izlerken bir anda gelen aralarda veya YouTube videolarının tam ortasında... Binlerce reklamın nasıl tasarlandığını ve hangi yaratıcı beyinlerin ürünü olduğunu daha önce sorgulamış mıydın? İşte sana muhteşem bir fırsat!

Belki de geleceğin yaratıcı reklamcısı sen olabilirsin!

1-İlk senende mi bu okulu kazandın? Hatırlıyorsan ya da söylemek istersen YGS/LYS sıralamanı öğrenebilir miyiz?

İlk senemde kazandım. Yerleştirmede TS-1 puan türünde 15 bin sıralama yaptım.

2-Seçtiğin bölüm senin hayalin miydi? Bu bölümü seçmende herhangi bir aile/çevre baskısı var mıydı?

Evet, ailede hep medya ve görsel sanatlar üzerine çalışan insanlar olduğu için küçüklükten beri ilgim vardı. Liseye kadar çoğu kez fikrim değişti ancak liseye geçtiğimden beri Reklamcılık istiyordum ve kazandım. Ailem bu duruma "Para kazanamazsın!" fikriyle yaklaştı belli bir süre, çok sertlerdi. Lise 3. sınıftan sonra ise onlar da kararlılığımı görüp desteklemeye başladılar. Ne kadar destekleseler de babamın tercih yaptığım gün umudunu kaybetmeden "Hiç mi hukuk yazmıyorsun ya?" deyişini asla unutamam :) 

3-Senin bölümün için onlarca üniversite varken neden okuduğun okulu seçtin?

Öncelikle şunu söylemeliyim, Tercih dönemi emin olun sınav döneminden çok çok daha zor. Bu üniversiteyi seçme sebebim amcamın burada ders vermesi, çeşitli tanıdıklara sahip olmam gibi şeylerdi. Ancak İstanbul'da özellikle İletişim Fakültesinde okuyorsan öğrencilik hayatı yaşamak zor. Okulumun imkanlarından çok memnunum ama bazen son tercihim olan Ege Üniversitesini sırf öğrenciliği tatmak için neden başa almadım diyorum kendime :)  

4-Yurtta mı kalıyorsun, okulun ulaşımı nasıl?

İlk sene bir süre yurtta, sonra da bir arkadaşımda kaldım. Bu sene evde kalıyorum. Evimden metrobüs ile 40 dk içerisinde okula ulaşıyorum. (Beylikdüzü-Florya yolculuğu yapıyorum merak edenler için)

5-Okulunda bölümünle ilgili yeterli eğitim/seminer mevcut mu? Sence sosyal olarak yeterli bir yerde mi okuyorsun?

Sosyal bir bölüm okuyorum, Sosyal bir okula sahibim. Düzenli olarak seminerler, eğitimler oluyor. Ayrıca devlet üniversitesinde sadece akademisyenler derslerinize girerken, özel üniversitede okuduğunuzda sektörün içinden insanlar da derslerinize giriyor. Bu staj/iş bulma konusunda ve mesleğinizi işin mutfağından öğrenebilme imkanı olarak baktığımızda çok büyük bir artı.

 

6-Okuduğun bölümün ya da okulun zorlukları neler? Üst sınıflarda yaşayacakların hakkında bir bilgin var mı?

Genel olarak İletişim Fakültesi zorluklarından bahsedeyim. Eğer iletişim okumaya karar verdiyseniz diplomamı alır sonra ne yapacağıma bakarım mantığıyla ilerleyemeyeceğinizi bilmenizi isterim. Bol bol sertifikaya sahip olmalısınız, Zorunlu stajlar dışında çalışmalısınız. İşi okulda değil dışarıda öğrenmelisiniz. Kendimden örnek vereyim, Üniversiteye başladığımdan beri bir şirkete bağlı olarak veya freelance olarak çalışıyorum ama hala yeterli olmadığımı düşünüyorum.

7-Eğitimcilerin ilgi düzeyi nasıl? Zorlayan mı yoksa öğreten/yardımcı olan kişiler mi?

Az evvel bahsettiğim gibi özellikle bölüm derslerimize sektörden insanlar geliyor ve ne biliyorlarsa anlatmak için çırpınıyorlar. Hatta şöyle bir şey ileteyim, Bu insanlar alışıldık eğitim sistemine karşı oluyorlar genelde. Ders işleyişi ve sınavlar çok zevkli geçiyor yani :) 

8-Okulunun yurtdışı imkanlarıyla ilgili bildiğin birkaç şey varsa bizimle paylaşır mısın?

Hepinizin bildiği üzere Erasmus+ ve yurtdışında yüksek lisans imkanları mevcut. Pek kalabalık olmayan bölümümde bu sene Erasmus+ için 4 kontenjan vardı. Fakülte genelinde ise bu sayı 100 küsürlere ulaşıyor. Okulumun yurt dışı ilişkilerine de güvendiğimi söyleyebilirim.

9-Okulun, bölümün için sana yeteri düzeyde çalışma/staj imkanı sunuyor mu? Yoksa okul bittikten sonra her şey size mi kalıyor? 

Okul bitmeden değil okul devam ederken haftanın belirli günleri “Yerinde Uygulama” adı altında zorunlu bir stajımız var. Ayrıca okulun kendi bünyesinde mezun yerleştirme ile ilgili birimler de çalışmakta. Eğer hocalarınızla sıkı bir ilişkiniz varsa onlar da bu konuda desteklerini esirgemiyorlar.

10-İyi ve duyulmuş bir üniversiteyi ilk hedef olarak alıp ilk tercihin olmayacak bir bölüme gitmek mi? Yoksa aslında hayalin olan bölüm için daha sıradan bir üniversite seçmek mi? 

Eğer ikinci tercihe o bölümü yazdıysam illa ki onu da istiyorumdur o yüzden bir ihtimal yazabilirim orayı. Ama ilk tercihimdeki bölümü normal bir üniversitede okuyup üzerine kendim bir şeyler katabileceğime inanıyorsam ancak o hayalimin peşinden koşarım ve asla bırakmam.

11-Okulun ve bölümün hakkında sınava hazırlanan öğrencilere birkaç tavsiye verebilir misin?

Eğer bu bölüme ilginiz ve gerçek anlamda biraz bilginiz varsa kesinlikle tercih etmenizi tavsiye ederim. Ancak, "Cool bir şeye benziyo yaparım yea" mantığıyla asla tercih etmeyin. Yoksa bu bölüm size bir cehennem gibi gelecektir. Reklamcılık güzel ve ucu açık bir meslektir. Ancak bu bölümü okumanın size katacağı tek şey bir diplomadır, Başka hiçbir şey değil. Okurken siz üstüne koyacaksınız, Siz çabalayacaksınız. Genel olarak İletişim okumanın sonucu budur. İstanbul Aydın Üniversitesi sürekli gelişen büyüyen bir üniversite. Burslu olarak bu okula gelip etkin olup imkanlarını kullanmak gayet eğlenceli. Sadece bölümüm için değil genel olarak bu üniversiteyi düşünen herkes için bu okulu önerebilirim. İmkanları gayet iyi ve okulun yönetim kadrosundan kampüsün bahçesinde çalışan temizlik elemanına kadar herkes gayet ilgili ve sevecen. Okulumu gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.

Hemen Reklamcılık bölümüne girebilmek için ihtiyacın olan puanı hesaplamak için buraya tıkla!